Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

“Eurofighter”la stratejik hamle

Alper Eliçin
Son güncelleme: 6 Kasım 2025 05:48
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Türk Hava Kuvvetleri’nin uygulanan ağır ambargolar nedeniyle düştüğü durumdan kurtarılması için çabalar devam ediyor.

2010’ların başına kadar bölgesinde etkin bir hava gücüne sahip olduğu kabul edilen Türkiye, bugün maalesef artık İsrail ve Yunanistan’ın ardından ikinci sınıf bir hava gücü haline geldi. Bu zafiyetini kısmen SİHA’lar ile kapatmaya çalışsa da, bu hava araçlarının savaş uçakları karşısında hiçbir şansı yok. Ağırlıklı olarak kara savaşlarının, kısmen de deniz savaşlarının bir parçası olabiliyorlar. Hava çatışmalarında da etkin olacak şekilde tasarlanan ve gerektiğinde mürettebatlı savaş uçaklarıyla hava savaşına girmesi de beklenen Kızılelma devreye girdiğinde bu durum değişebilecek.

ABD’nin ikinci Trump döneminde Avrupa NATO’su ile ilişkileri germesi, bu ülkelere üstten ve nobran bakış açısı, Ukrayna konusunda yaptığı tutarsızlıklar, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri savunma gereksinimleri konusunda sırtını ABD’ye yaslamış olan Avrupa’nın bir anda paniklemesine neden oldu. Savunma sanayinin belli bölümlerinde son yıllarda önemli aşamalar kaydetmiş olan Türkiye, bu nedenle Avrupa ülkeleri açısından önem kazanmaya başladı. Değişik tipte SİHA’lar, önemli bir mühimmat üretim kapasitesi, Aselsan’ın başta radar ve frekans bozucuları olmak üzere elektronik harp sanayi konusunda geliştirdiği ürünler, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Fransa’nın engelleyici tutumuna rağmen AB ve NATO üyesi Avrupa ülkelerinin dikkatini çekti.

AB’den çıktıktan sonra ekonomisini bir türlü toparlayamayan Birleşik Krallık’ın son derece başarısız olan İşçi Partisi Hükümeti de, ülkesinde 20 bin civarında kalifiye çalışanının işini en az 5-6 yıl garanti edecek Türkiye’ye Eurofighter satışı için büyük çaba gösterdi, öncülük etti. Eurofighter üretiminde ortak olan İspanya ve İtalya, Türkiye ile ilişkileri zaten iyi olduğundan bu satışa onay verdi. Almanya ise Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi konusundaki yetersizliğini gerekçe göstererek bu satışı uzunca bir süre engelledi ama o da sonunda onay verdi. Almanya’nın engeli tam aşılmışken bu kez Ekrem İmamoğlu’nun hapse atılması nedeniyle onay süreci tekrar durma noktasına geldi. Sonunda bu engel, Sayın İmamoğlu’nun Alman Hükümeti’ne yazdığı mektup ve Sayın Özgür Özel’in Almanya’da yaptığı görüşmeler sonucunda aşıldı.

Ancak hâlâ çözülmesi gereken bazı sorunlar var. Bunlardan en önemlisi Eurofighter uçaklarının üretim hatlarının önümüzdeki 3-4 yıl için dolu olması. Halbuki Türkiye’nin hava savunmasındaki açık son derece ciddi. Zaten demode F-16’larıyla ve artık çağ dışı olarak tanımlayabileceğimiz Phantom 2000’lerle görev yapmaya çalışan Türk Hava Kuvvetleri, İsrail’den sonra 2028’de Yunanistan’ın da bu uçakları teslim almaya başlamasıyla tamamen etkisiz hale gelecek.

Bu sorunun aşılması için bir ara çözüm üzerinde çalışılıyor. Gerek Birleşik Krallık’ın Körfez ülkeleri üzerindeki etkisi, gerekse Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ülke liderleriyle arasının son derece iyi olması sayesinde, Umman’dan ve Katar’dan on ikişer adet Eurofighter Tranche 3A (*) alınması için de görüşmelere başlandı. Türkiye bu görüşmelerden olumlu sonuç alabilirse, yine dört üretici ülkenin onay vermesi gerekecek. Bu onayın alınmasında da anlaşıldığı kadarıyla yine Birleşik Krallık öncü rol oynayacak.

Körfez ülkelerinden alınması halinde bu uçaklar, Eurofighterların Türk Hava Kuvvetleri’ne adaptasyonu, lojistik altyapısının, kısmen bakım tesislerinin oluşturulması, pilot ve teknisyen eğitimi gibi konularda önemli rol oynayacaklar. Bu sayede 2030’a kadar oluşmuş olan havadaki zafiyet penceresi bir nebze olsun aşılmış olacak. 2030’dan itibaren de, daha ileri bir Eurofighter modeli Birleşik Krallık’ta yapılacak son montaj işlemleri ve testlerden sonra Türkiye’ye teslim edilmeye başlanacak. Bu teslimatın da 2033’e kadar sürmesi bekleniyor. Ancak bu konuda halen kesin bir bilgi yok.  Uçakların hangi ‘tranche’ olacağı da halen net değil. Şimdilik Tranche 4 olması bekleniyor ama Deutsche Welle’nin 19 Ekim’de yayınladığı bir habere göre Türk Silahlı Kuvvetleri bu filoyu daha da genişletmek için tam açıklanmayan bazı satın alma opsiyonlarına da sahip. Türkiye tarafından bu opsiyonlar kullanıldığı taktirde, ilk teslimatı 2030’da Almanya’ya yapılacak Tranche 5’lerin alımı da gündeme gelebilir. Türkiye’nin bu opsiyonu almış olması önemli, zira KAAN projesinde ABD’nin motor ambargosu devam ediyor ve yerli motor üretimi söylenenden çok daha uzun sürebilir.

Bu aşamada biraz Eurofighter Typhoon uçakları ve tranche konusunda bilgi vereyim. Eurofighterlar ilk kez 1989’da üretilen prototiple başladı. Tranche 1’in ilk uçağı Şubat 2003’te uçtu. Bunlar Mart 2008’e kadar üretilen sadece havadan havaya savaşmaya yönelik uçaklar. 16 Ocak 2008’de ilk seri üretimi başlayan Tranche 2 modeli ile Eurofighterlar havadan karaya savaşma yeteneğini de kazandı. Bu uçaklar da 2013’e kadar üretildi.  2009’da ise ilk kez AESA radar sistemleri ve daha modern silah sistemleri, özellikle Meteor füzeleriyle donatılmış Tranch 3A’ların sözleşmeleri imzalanmaya başlandı. Öncelikli olarak proje ortakları için üretilen Tranche 3A’nın Avrupa’daki son teslimatı 2020’de İtalya’ya yapıldı (Tranche 3B ise talep oluşmadığından hiç üretilmedi). Umman’ın uçaklarının ilk teslimatı ise 2017’de başlayıp 2019’da sona erdi. Bu uçaklar eski tip CAPTOR-M Doppler radarıyla donatılmış olduğundan Türk Hava Kuvvetleri’ne katılmaları halinde ciddi bir modernizasyona tabi tutulacak, ayrıca ciddi bir bakımdan geçirilecekler. Umman bu uçakları etkin kullanma becerisini gösterememiş. O nedenle F-16’lara ağırlık vermeyi tercih etmiş. Dolayısıyla Türkiye’ye satış onlar için de anlamlı görünüyor.

Katar’a ise teslimat 2022-2023 arası yapılmış, yani bu uçaklar oldukça yeni. Gelişmiş ECRS Mk0 AESA radarlarıyla donatılmış. Hızla kullanıma sokulacak durumdalar. Katar’ın elinde halen Eurofighter, Fransız Rafale ve Amerikan F-15 uçakları var. Katar’ın bu karmaşık filonun altından kalkamadığı ve hava kuvvetlerini Rafale etrafında yeniden şekillendirmeyi düşündüğü görüşü hakim. Anlaşma olması halinde, bu uçakların Türk Hava Kuvvetleri’nde ilk teslimatının 2026 yılında olması bekleniyor. Katar uçaklarının halen Almanya’ya teslimatı başlayan Tranche 4’e yükseltilmesi olanağı da var. Tranche 4’ün 3A’dan en büyük farkı, daha da geliştirilmiş CAPTOR-E AESA radarı ile donatılmış olması. Eurofighter Tranche 4 halen Avrupa’da geliştirilmiş en modern savaş uçağı. Toparlamak gerekirse, Umman ve Katar ile anlaşma olması halinde, Umman uçaklarının elden geçmesi gerekirken, daha yeni ve hazır olan Katar uçakları çok hızlı bir şekilde devreye girebilir ve ileride de Tranche 4’e modifiye edilebilir.

Tranche 5 modeli için radar, halen geliştirilme aşamasında olan ECRS Mk2 olacak. Ama Tranche 5’in en ayırıcı özelliği pilotun kendi uçağının yanı sıra etrafında görev alacak belli bir miktarda SİHA’yı yönetebilecek olması. Bir anlamda havada komuta kontrol merkezi olacak. Eurofighter ortağı olan İtalyan Leonardo üzerinden Baykar’ın Kızılelma’sı bu bağlamda gündeme gelebilir. Zaten Kızılelma’nın geliştirilecek daha ileri bir modelinin, İtalya, Birleşik Krallık ve Japonya’nın ortak üretmeyi düşündüğü altıncı nesil savaş uçağı Tempest ile birlikte kullanılması da değerlendirilen seçenekler arasında.

Eurofighter, görünmezlik konusundaki yapısal kısıtları nedeniyle hiçbir zaman F-35’ler gibi beşinci nesil bir uçak olamayacak. 4.5++ diye tanımlanacak bir düzeyde olacak. Ancak 200 kilometre menzilli (ufuk ötesi) meteor ve yer hedeflerinde son derece etkin olan Brimstone füzeleriyle donatılmış olacak. Bu da çevremizde macera arayan ülkelere karşı ciddi bir caydırıcılık oluşturacak.

Eurofighter’ın en büyük dezavantajı, yüksek satın alma ve işletme maliyeti. Satın alma maliyeti F-35’e yakın. Bunun nedeni, tasarım ve üretiminde her dört ülkenin de taleplerinin karşılanmaya çalışılmış olması ve üretim miktarlarının F-16’lardan çok daha düşük olması. Bunlar birim maliyeti yükseltiyor. Ancak, hava kuvvetlerinin tüm alımlarımı tek bir ülkeden yapmak da, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası gelen ve şimdi de yaşamakta olduğumuz ambargolardan da bildiğimiz gibi son derece sakıncalı. Bizim hava kuvvetlerindeki savaş uçaklarının ise tümü ABD üretimi. Zaman içerisinde mutlaka çeşitlendirmek lazım.

Bu aşamada, bir milletvekilimizin İtalya’nın Eurofighter alım maliyetiyle bizim alımları karşılaştırmasına da değinmek istiyorum, zira bu karşılaştırma doğru değil. İtalya on yıllardır Eurofighter kullandığından altyapısı hazır, yedek parça stokları yeterli düzeyde, pilotları eğitimli. Ayrıca projenin de ortağı. Dolayısıyla yeni alımlarda onların birim maliyetlerinin bizden düşük olması çok doğal. Biz Eurofighter’a yönelik sistemi sıfırdan kurarken onlar sadece uçak satın alıyorlar.

Son olarak, Eurofighter alımının iki avantajına daha değinmek istiyorum. Yapılan alım, ABD’nin F-16V ve F-35 satın almamıza getirdiği ambargonun hızla kalkmasına neden olabilir. Zira artık Türk Hava Kuvvetleri stratejik bir karar alarak ABD uçakları dışında alternatif platformları da kullanmaya karar verdi. ABD açısından bakıldığında, önemli bir alıcılarını kaynak çeşitlendirmesine gitmeye ittiklerinden dolayı hata yaptıkları ortada. Ancak bizim de tuzağa düşüp, yeniden ABD’yi tek kaynak olarak görme anlayışına dönmememiz lazım.

İkinci olumlu yan ise, bu satın almanın diğer ambargolarda da rahatlama sağlayabilmesi. Örneğin, Altay tankında karşılaştığımız Alman ambargosu gibi. Avrupa’nın Ukrayna Savaşı nedeniyle bize mecbur kaldığı bu dönemde bu fırsat penceresinden yararlanmalıyız. Tabii, karşımıza sık sık engel olarak çıkan ve ileride de çıkacak olan demokratik zafiyetlerimizi düzeltmek ve insan haklarına dikkat etmek kaydıyla.

Yazımı bitirirken bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Milli Savunma Bakanımız bir hafta önce açıklama yaparak Eurofighter uçaklarının 2026 başında filoya katılacağını ilan etti. Tabii bu yeni üretilecek uçaklar için olası değildi. Onun üzerine ilk teslimatların Umman ve Katar’dan alınacak 24 uçak olduğu söylendi. Fakat Umman uçaklarının da hemen teslimatı, gerekli modifikasyonlar ve bakım gereksinimleri nedeniyle olanaksızdı. En sonunda, Milli Savunma Bakanlığı 30 Ekim’de bir açıklama daha yaptı ve bir anlamda Bakan’ı yalanladı. Birleşik Krallık’tan alınacak uçakların sözleşmesi imzalanmış ama Umman ve Katar’la görüşmeler devam etmekteymiş… Genelkurmay başkanlığı yapmış, Milli savunma bakanı olmuş bir kişinin yaptığı açıklamanın kendi bakanlığı tarafından yalanlanması vakasını da bu sayede görmüş olduk. Yazım yayınlanana kadar bakalım başka çelişkili açıklamalar gelecek mi?

Fotoğraf: Krasimir Grozev

Not: Bu yazım ilk olarak noktakibris.com sitesinde yayınlanmıştır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale Bugünkü köşe yazıları
Sonraki Makale Otoriter yöneticinin el kitabı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Devşirme kızlara niçin Arap adları verilmiş?

Metin Gülbay
30 Ocak 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkçe ve Japonca akraba mı?

Halil Ocaklı
30 Ocak 2026
Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?