Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Enflasyon “yapıştı” mı?

Yıldırım Aktuğan
Son güncelleme: 4 Aralık 2025 19:55
Yıldırım Aktuğan
Paylaş
Paylaş

Geçmiş fiyat artışlarının gelecekteki fiyat ve ücret beklentilerini belirlemeye başlamasına “enflasyon ataleti” ya da “yapışkanlaşması” diyoruz.

Oysa normal ve istikrarlı bir ekonomide beklenen, kararların rasyonel beklentilerle (yani geleceğe dair doğru öngörülerle) belirlenmesidir. Türkiye’de yaşanan faiz şokunun ardından hızla yükselen enflasyon, beklentilerin rasyonellikten uzaklaşıp tamamen geçmiş fiyat artışlarına endekslenmesi sonucunu doğurdu.

Merkez Bankası analizlerine göre, beklentilerin geçmiş enflasyona olan duyarlılığı son beş yıllık dönemde belirgin şekilde artmış durumda. Yani, bugün yaşanan bir puanlık enflasyon artışı, geleceğe yönelik beklentilere eskiye göre çok daha güçlü yansıyor. 

Bunun temel nedeni uygulamaya konan rasyonel politikalara dönüş süreci, iş dünyası ve hane halklarını ikna etmeye yeterli gelmedi. Bir gecede alınan irrasyonel kararların tekrar yaşanması ihtimali, ekonomideki belirsizliği kalıcı hale getirdi. Bu ekonomik belirsizlik, fiyatlara yüksek bir risk priminin eklenmesi sonucunu doğurdu.

Türkiye’nin enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlayamamasının temelinde yatan, ekonomik programın bütünsel eksikliği ve inandırıcılık sorunudur. Ekonomi yönetimine olan güven geri gelmediği sürece belirsizlik fiyatlaması devam eder. Belirsizlik enflasyonu besler, enflasyon belirsizliği besler ve böylece fiyat artışı beklentisi kalıcı hale gelir. Bu, enflasyonla mücadelenin psikolojik ayağının en zayıf noktasıdır.

Para politikasının aynı anda hem enflasyonu düşürme hem de rezervleri artırma gibi çapraşık ve çatışan hedeflere odaklanmak yerine enflasyonla mücadelede tek bir hedefe (fiyat istikrarı) odaklanması gerekir. Ayrıca enflasyonun bir “yaşam biçimi” olmaktan çıkıp, yalnızca bir ekonomik veri haline dönmesi için, programın bütünsel ve sarsılmaz olması şarttır.

Enflasyonla mücadelede başarı sadece faiz artışıyla değil, şu yapısal adımlarla sağlanabilir:

  • MB bağımsızlığını pekiştiren net adımlar: Merkez Bankası’nın politika araçlarını özgürce kullanacağına dair piyasaya tam güvence verilmesi.
  • Hukuk reformu: Adil ve hızlı çalışan bir hukuk sistemine yönelik reformlar (özellikle yabancı yatırımcı için kritiktir).
  • Sıkı mali disiplin: Kamu harcamalarının kontrol altına alınması ve mali disiplinin sıkı tutulması.

Türkiye, bu yapısal adımları atarak ve beklentileri yönetme kapasitesini geri kazanarak, enflasyon ataletinin kısır döngüsünü kalıcı olarak kırabilir. Aksi takdirde, yüksek enflasyon, maalesef sadece bir istatistik olmaktan çıkıp, yaşam maliyetini sürekli yukarı çeken bir kader olmaya devam edecektir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiEkonomi
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanYıldırım Aktuğan
Takip et:
1958 yılında İzmir’de doğan Yıldırım Aktuğan, 1982 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü tamamlamasının ardından iş hayatına 1984 yılında Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlamıştır. 1989 yılında Müsteşarlık bursu ile Boston Üniversitesinde Finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Müsteşarlıkta çeşitli kademelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Yurtdışında Şikago ve Tokyo’da ekonomi müşaviri olarak görev yapan Aktuğan, ayrıca Eti Bor A.Ş.de Yönetim Kurulu üyeliği ve Halk Bankası’nda Denetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Müsteşarlıktan ayrıldıktan sonra bir süre Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı ve Çeştur A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yapan Aktuğan halen Çeşme ilçesinde Kurumsal Yönetim Danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Önceki Makale Doğurmayacağız işte!
Sonraki Makale Küresel ısınma değil küresel güç

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Devşirme kızlara niçin Arap adları verilmiş?

Metin Gülbay
30 Ocak 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkçe ve Japonca akraba mı?

Halil Ocaklı
30 Ocak 2026
Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?