Salı, 28 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Ekonomik çelişkiler ve çıkarlar

İnan Özbek
Son güncelleme: 28 Mart 2026 16:33
İnan Özbek
Paylaş
Paylaş

Modern insanın atası sayılan homo sapiens’in başka bir adlandırması olan homoekonomikus (ekonomik insan), her durumda kendi çıkarını düşünerek faydasını en çoklaştırmaya çalışan insanı tanımlar.

Ekonomist tavır homoekonomikus’tan başlayarak, insanın bireysel tercihlerine ve hemen hemen tüm sosyal ilişkilerine yön veren, kişiyi belirleyen ana unsurdu.

İnsanın yaşam biçimini belirleyerek topluluk içindeki konumunu da saptayan ekonomik durum, toplumların bütün bir sosyal yapılarını da şekillendiren temel etken olagelmişti.

Ekonomik durumun belirleyiciliği öylesine güçlüdür ki, bir toplumdaki yoksul insanların ahlak anlayışları ile zengin bireylerinkiler farklı olacak ya da toplumların, alt sınıflardan bir insanın tavırlarını ahlaki açıdan sorgulamaları ile üst sınıflardan bir bireyin tavırlarını sorgulamaları ve sonuçta varılacak yargı da değişik olacaktır. Ahlak çemberi üst sınıflar için her zaman daha geniş, alt sınıflar içinse çok daha dardır.

Bireysel açıdan büyük farklar yaratan ekonomik durumun siyasal ve sosyal sonuçları da o denli belirleyicidir ki, günümüze kadar geliştirilmiş olan hemen tüm anlatıların odak noktalarını ekonomik gerçekler oluşturur aslında.

Marx’ın ünlü tezine göre; “Tarihin motoru toplumlardaki temel sınıf ilişkileri ve bu ilişkilerin doğurduğu  çelişkileridir.” Yine Marx’a göre; “Bir toplumdaki sosyoekonomik alt yapı ilişkileri ahlak, hukuk, siyaset ve din gibi üst yapı kurumlarını belirler.”

Büyük düşünürün son derece çarpıcı ve doğru olan, günümüze kadar da çürütülememiş bu temel tezi, ekonominin belirleyiciliğini net bir biçimde ortaya koyar.

Alt sınıflara mensup insanların dini algılayış ve yaşayış biçimleriyle, üst sınıflardan insanlarınki epey farklıdır. Yine; “Hukuk, küçük sineklerin takılıp kaldığı, büyük sineklerinse delip geçtiği bir örümcek ağı gibidir” sözünü doğrularcasına, yoksul insanların hukuk karşısındaki konumlarıyla zenginlerle bir olmamıştır hiçbir zaman.

Dünya siyasi tarihinin seyrini kabaca gözden geçirerek, kilometre taşı niteliğindeki olaylara dikkatli biçimde bakarsak, ekonomik nedenlerin ve taleplerin asıl belirleyici unsurlar olduklarını net bir biçimde görebiliriz.

Batı’nın siyasi tarihindeki ilk anayasa metni olarak kabul edilen “Magna Carta” (Büyük Şart) İngiliz Kral John ile derebeyler arasında imzalanmış, kralın feodal beylerle istişare etmeden tek taraflı bir tasarrufla yeni vergi koyamayacağı ve mevcut vergileri arttıramayacağı hükmü belgenin özünü oluşturmuştu.

Luther ve Calvin’in öncülük ettikleri ve siyasi tarihin önemli bir dönüm noktası olan Hristiyan Reformasyonu’nun başka sebepleri de bulunmakla birlikte asıl sebep; kilisenin dini dar bir biçimde yorumlaması ve ruhban sınıfının yaygın ekonomik ayrıcalıklarının gelişmeye başlayan ticaret burjuvazisine ket vurmasıydı. Esas etkenler olarak çıkar çelişkilerinin ve çatışmalarının ateşlediği reform hareketi, dinin kısıtlayıcılığını reddeden ve ileride her şeyiyle tam bir sınıf oluşturacak burjuvazinin ataları sayılan ticaret erbabının taleplerine uygun yeni bir din yorumu olarak Protestanlığı doğurmuştu. İşte bu yeni mezhep sermayedarların ekonomik gelişmelerini çok hızlandırmış, ticaret ve sonrasında da sanayi kapitalizmine geçişi kolaylaştırmıştı. Kısaca liberal kapitalizm, kendi ruhuna uygun özgürlükçü yeni bir din anlayışı ve ahlak geliştirmişti.

Büyük Fransız Devrimi, burjuvazinin öncülük edip, memnuniyetsiz geniş halk kitlelerini de arkasına alarak aristokrasiye ve krallığa karşı kazandığı bir zafer olarak esasen bir burjuva devrimiydi.

Aynı şekilde adeta tarihin akışını değiştiren Sovyet Devrimi’nin fitilini ateşleyen temel sebepler de ekonomik sebeplerdi.

20. yüzyılda yaşanan iki büyük dünya savaşı da esasen ekonomik paylaşım savaşlarıydı. Keza liberal kapitalizmin yeni bir aşaması olarak, 1970’li yılardan itibaren hükmünü sürdüren neoliberalizm de  ekonomist ilkeye dayanır.

Bizim toplumumuzun uzak ve yakın tarihindeki büyük dalgalanmalara ve kırılmalara da yakından bakacak olursak, bunların esas itibarıyla ekonomik sebeplerden kaynaklandığını görürüz.

Sonuç itibarıyla, o ünlü sözde söylendiği gibi, “İnsanların özgürlük aşığı olduklarını düşünüyorsanız, bütün tarihin bir hatadan ibaret olduğunu kabul etmeniz gerekir.”

Çünkü aslolan ekonomik çelişkiler ve çıkarlardır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiEkonomi
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Yazanİnan Özbek
Takip et:
İstanbul Üniversitesi'nden mezun. Uzun yıllar bankacılık ve finans sektöründe çalıştı. Ekonomi tarihi ve teorileri alanlarında derinleşmeye çalışmakla birlikte, güncel ekonomik gelişmeler hakkında da fikir yürütme çabasında.
Önceki Makale Lukaşenko’nun kısmeti açıldı!
Sonraki Makale Erdoğan’a sürpriz Kırım daveti

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe Yazıları

Çin’de kapitalizmi kim yönetiyor?

Metin Duyar
27 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Gözümüzün nuru çocuklarımız

Dr. Nevin Sütlaş
26 Nisan 2026
Köşe YazılarıManşet

Geziyorum o hâlde varım

Emre Dilek
26 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Türkiye’de merkez sağın Sovyet ve Rusya aşkı

Aydın Sezer
26 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?