Pazartesi, 2 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörGünlük

Bugünkü köşe yazılarından

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 8 Ekim 2026 19:25
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Çürüme, ahlak, umut ve direniş-Emre Kongar (Cumhuriyet)

“Miguel Angel Asturias 1966’da Lenin Barış Ödülü, 1967’de Nobel Edebiyat Ödülü alan Guatemalalı bir yazar ve şairdir.

“Sayın Başkan”, Asturias’ın, zalim bir Diktatörü anlatan ünlü romanıdır.

Ben bu romanı ilk kez, 12 Mart 1971 darbesi sırasında okumuş ve çok etkilenmiştim:

Doğramacı beni Genelkurmay Başkanı Tağmaç’a “Kürtçü” diye ihbar edip askere aldırırken AHLAKİ değerlerim konusundaki UMUDUMU hiç yitirmememe yardımcı olmuştu.

12 Eylül 1980 döneminde bir kez daha okudum.

Evren’in sakal baskılarına DİRENDİĞİMDE, “Sakal benim eşimin egemenlik alanıdır, devletin değil” diyerek, YÖK’ü protesto etmek için Hacettepe’den istifa ederken, yine AHLAKİ değerlerimin ve UMUDUMUN korunması konusunda bana yardımcı oldu:

Eşimle birlikte, o faşizan Anayasa’ya, ince zarftan görünen mavi renkli, HAYIR oyumuzu attık.

ÇÜRÜMENİN toplumsal bir olgu haline geldiği bugünlerde yeniden okuyorum.

Roman, Guatemala’daki Diktatör Manuel Estrada Cabrera’nın yönetimini simgeler.

Başkanın gölgesi ve yarattığı korku iklimi tüm ülkeye hâkimdir; herkes birbirini ihbar etmektedir.

ÇÜRÜME ana olgudur. Rejim, onur, adalet, dostluk gibi en temel insani değerleri ÇÜRÜTÜR.

Başkan, Miguel Cara de Angel’i cezalandırmak için hapse atmıştır. (İsme dikkat)

Fakat Cara de Angel, psikolojik olarak DİRENMEKTEDİR. Onu hayatta tutan şey, karısı Camila’ya kavuşma UMUDUDUR.

Zalim Diktatörün temel kuralı ise “kimseye hiçbir türden UMUT verilmemesi”dir.”

SPK’nın ‘boş metni’ ve görevden alınanlar-Aytunç Erkin (Nefes)

“İki gündür AKP için yazılar kaleme alan Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’yle başlayalım.

Önceki gün yazdı:

“İstanbul Borsası tarafından soruşturmayı yürüten birimlere gönderilen raporda şüpheli fonlarla ilgili olarak 2025 yılından bu yana tam 130 kez uyarıda bulunulduğu ancak SPK’nın bunu dikkate almadığı ifade ediliyor. Bırakın 130 defa uyarılmayı 1 defa uyarılsa dahi hemen harekete geçilmesi gerekiyor. SPK bu uyarılar karşısında ne yaptı? Uyarıları dikkate almayan yöneticiler kimlerdi?

“Tera yatırım borsaya açılmak isteyince SPK üyeleri Mutalip Ünal ve Ali Akay fonun yapısının zayıf olduğu ve borsaya açılmaya müsait olmadığı yönünde görüş bildiriyorlar. İmza atmıyorlar. Sonuç ne oluyor? Mutalip Ünal ve Ali Akay 30 Ekim 2022 tarihinde görevden alınıyorlar. Peki Tera ne zaman borsaya açılıyor? 2 ay sonra yani 2022 yılının aralık ayında borsaya açılıyor. Hem de ne açılma…”

Bu yazı üzerine Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) açıklama yaptı. Açıklamada, gözetim ve denetim çalışmalarında Borsa İstanbul’un elektronik posta yoluyla ilettiği bilgi notlarının “dahi” dikkate alındığı ve ilgililer hakkında gerekli yaptırımların uygulandığı kaydedildi. SPK, 130 sayısı için “Habere konu fonlara ilişkin bilgi notları sayısı gerçeği yansıtmamaktadır” ifadesini kullandı.

SPK’nın açıklamasında; SPK üyeleri Mutalip Ünal ve Ali Akay’ın neden görevden alındıklarına dair bir bilgi yok. İddia neydi: “SPK üyeleri Mutalip Ünal ve Ali Akay fonun (TERA) yapısının zayıf olduğu ve borsaya açılmaya müsait olmadığı yönünde görüş bildiriyorlar…”

Ünal ve Akay’a ulaşmaya çalışırken ekonomi çevrelerinden önemli bilgilere ulaştım.

İddia diyelim.

Birincisi; Mutalip Ünal ve Ali Akay’ın Tera yapısının zayıf olduğu ve borsaya açılmaya müsait olmadıkları yönünde görüş verdikleri doğru. Bu yüzden de görevden alınmışlar!

İkincisi; Mutalip Ünal ve Ali Akay, yakın çevreleriyle dahi konuşmuyor.

Üçüncüsü; Sadece Ünal ve Akay değil görevden alınan dört kişi daha var.”

Mersin’de sandığın iradesine dokundunuz-Fikri Sağlar (Nefes)

“Mersin’de sandığın iradesine dokundunuz… İşte şimdi yenildiniz!  Mersin’de yaşananlar sıradan bir belediye soruşturması olarak görülemez… Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in tutuklanması, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un aylardır cezaevinde yatması sadece Mersin’de değil tüm Türkiye’de büyük infial yarattı. “AKP’ye artık yeter!” diyenlerin sayısı milyonları aştı.

lçe Belediye Başkanların yanı sıra Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı olan Vahap Seçer’in sabaha karşı evlerinden alınıp Emniyete götürülürken gördükleri kötü muamele, evdeki kadınların gece giysili resimlerinin çekilerek, kişilerin rızası olmadan, kem gözlere servis edilmesi, iktidarın yandaş olmayanların özel yaşamını korunmadığının son örneği oldu. Bu durum, iktidarın devlet ahlakını yok ettiği, anayasal güvencede olan kişisel haklardan hızla uzaklaştığı gösterdi. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’a göre Ankara’yı parsel parsel satan ve Almanya’ya milyon avrolar aktaran Melih Gökçek, kendisi ve  ailesi adına ifade gelirken ağzında sakız, elleri cepte saygı yoksunu bir haldeyken, Vahap Seçer ve başkanların polislerin kollarında adliye binasına girmeleri başkanların değil, halk indinde iktidarın saygınlığını yitirmesine neden oldu. Bir yanda milyon avroları çöpe atan ve hakkında onlarca yolsuzluk ve usulsüzlük dosyası olan İ. Melih Gökçek, diğer yanda Mersin’e hizmet etmek için çırpınan Seçer, Özyiğit, Tuncer ve Turgut!

Yargıya saygı duymayanla halka hizmet edenin farkını, tabii ki ilk seçimde yurttaşlar belirleyecekler.”

Fon vurgunu, ‘aç tilki’ işi mi?-A. Cihan Soylu (Evrensel)

“Fon vurgunu ve etki sahasındaki olayları konu alan tartışmalar ve etkisiz yaygın yakınmalar devam ediyor. Bu vurgunun borsa ve diğer alanlardaki etkisiyle birlikte yaklaşık 90 milyar dolarlık kayba yol açtığı belirtilirken, Erdoğan başta olmak üzere iktidar sözcüleri hem vurgunun sistem bağının üstünü örtme hem de birkaç “tamahkâr”ın işi olarak gösterip yönetim aygıtını oluşturanların rolü ve sorumluluğunu gizleme siyasetini sürdürüyor. Aralarında AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın, Merkez Bankası Başkan Yardımcısıyla Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi üyesinin, OECD nezdindeki Daimi Temsilcinin, Kültür Bakanlığı’nda 2026 Mart’ına kadar Strateji Geliştirme Başkanı olarak çalışan kişiyle Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı’nın damadının; BDDK eski üyesi ve halen BDDK Etik Komisyonu üyesi ile Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın, AKP kampanya yöneticilerinden Prof. Dr. Ertan Aydın ve BDDK eski Başkan yardımcısı Murat Yönaç gibi isimlerin de yer aldığı, bir kısmı halen görevde olan, bir kısmı görevi değişmiş, devlet-üst bürokrasisine mensup kalabalık sorumlular takımının durumu, karartma çabalarının etkisini belirli oranda kırsa da, iktidarın propaganda makinesi gerçekleri karartmak için durmaksızın çalışıyor.

Bu tutum ve devlet iktidarınca izlenen politika, ‘civcivlerin arasına dalmış aç tilki’ hikayesini andırıyor. Önüne geleni boğarak civcivleri bitirmeye koyulan tilki, yol açtığı yıkımın farkında olmaz ama içgüdüsel olarak doyumdadır. Fon vurguncuları ‘akıllı tilki’ kurnazlığıyla yol alırken, onları “tamahkâr kişi” ilan edip “yola devam” diyenler, yüz binlerin doğrudan, milyonlarca emekçinin de dolaylı etkileneceği vurgunu, ‘nasılsa anlamazlar, yükü sırtlarına aktarır bu vartayı da atlatırız’ anlayışıyla hareket ediyor. Ancak, Tera Holding yöneticisi Emre Tezmen’in, soygunu “milli ve yerli hizmet” olarak nitelemesi ve Saray bürokrasisinin korumasına göndermede bulunarak örtülü tehdit savurmasında olduğu üzere, fon şirketleri yöneticileriyle devlet çarkı üst bürokratlarının iş birliği alenileştikçe, iç hesaplaşma ve bunun dışa etkisi de boyutlanabilecektir.”

Körün fili tarifi ve dezenflasyon-Alaattin Aktaş (ekonomim.com)

“Körün fili tarifi olarak bilinen çok meşhur bir hikaye vardır. Gözleri doğuştan görmeyen altı kişiden bir file dokunmaları istenir. Sonuçta hepsi bir tanım yapar ama çok doğaldır ki bu tanımların fil ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Hortumu tutan yılan der.

Bacağa dokunan onu bir ağaç gövdesi olarak tanımlar.

Gövdeye dokunan ya da yaslanan bombeli bir kaya parçası diye tahmin yürütür.

Kulağa dokunanın tahmini geniş bir yelpaze olur.

Kuyruğu tutan bir halattan söz eder.

Dişi tutan ise direk benzetmesi yapar.

Dezenflasyon programı henüz bitmediğinden, ne zaman biteceği de belli değil ya, içinde bulunulan dönemin verilerini sonuç değil skor olarak niteleyebiliriz. Üç yılı aşkın süredir uygulanan bir programdan söz ediyoruz ve ortaya bazı veriler çıktı. Acaba dezenflasyon programının bu verileri nasıl yorumlanıyor?

Sanki bu dezenflasyon programı da körlerin fili tarifine benziyor gibi…

2021’deki faiz indiriminden önceki enflasyona ve bugünküne bakan vatandaş “Keşke beş on yıl önceki düzeyde olsaydık, o dönemin enflasyonu çok daha iyiydi” diyor. Bu kadar da değil, son dönemde indiği açıklanan oranlara inananı ara ki bulasın! Dolayısıyla vatandaş gözünde yıllık enflasyonun değil yüzde 30’lardan aşağı indirilmesi, çok daha düşük oranların yakalanması bile hemen hemen hiçbir şey ifade etmiyor. Hele hele geliri enflasyondan az artan vatandaş aslında enflasyon oranıyla ilgilenmiyor bile. Onun derdi yaşam maliyetinin yüksekliği.”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram 

EtiketlendiMedyaPolitika
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Ermenistan’a çifte uyarı
Sonraki Makale Türkiye’ye Husi tehdidi

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Tarihte bu hafta

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
GünlükManşet

“Yahudilere yurt” mektubu

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
GünlükManşet

Trump için “sınav” zamanı

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
EditörGünlük

“Dünya”nın sahibine gözaltı

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?