Cumartesi, 26 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

“Batmayan güneş” Zeki Müren

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 26 Eylül 2026 16:59
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Bazı sanatçılar vardır, öldüklerinde geride şarkılarını bırakırlar. Bazıları ise şarkılarından daha büyük bir şey bırakır; kendilerine ait bir dünya.

Zeki Müren, Türkiye’de bu dünyayı kurabilen sanatçıların başında geliyordu.

24 Eylül 1996’da, TRT İzmir Televizyonu’nda kendisi için hazırlanan program sırasında hayatını kaybettiğinde 64 yaşındaydı. Aradan tam 30 yıl geçti. Ama Zeki Müren’in sesi, şarkıları, sahne kostümleri ve kendine özgü konuşma biçimi hâlâ hafızada.

Üstelik onu hatırlamak için mutlaka Türk sanat müziği dinlemek de gerekmiyor.

Çünkü Zeki Müren yalnızca bir şarkıcı değildi.

6 Aralık 1931’de Bursa’da doğdu.

Müziğe ilgisi daha çocukluk yıllarında ortaya çıktı. Tamburi İzzet Gerçeker’den solfej ve usul dersleri aldı. İstanbul’da eğitimini sürdürürken dönemin önemli hocalarından musiki dersleri almaya devam etti.

1950’de İstanbul Radyosu’nun açtığı solist sınavına katıldı ve birincilikle kazandı. 1 Ocak 1951’de radyoda canlı olarak yayımlanan ilk konseri, onun Türkiye çapında tanınmasının önünü açtı.

Sonrası hızla geldi; plaklar, konserler, gazinolar, filmler ve tabii sahne.

Zeki Müren’in sahnesi dönemin alışılmış anlayışından farklıydı. Kıyafetleri, sahne düzeni, konuşması, el hareketleri, repertuvarı ve seyirciyle kurduğu ilişki onun gösterisinin bir parçasıydı.

O artık sadece şarkı söylemiyordu.

Zeki Müren sahneye çıktığında Zeki Müren oluyordu.

Onun “Sanat Güneşi” olarak anılması da tesadüf değildi.

Müziğin yanında şiir yazıyor, beste yapıyor, resimle ilgileniyor, sinema filmlerinde rol alıyordu.

Yüzlerce plak ve kasete imza attı. “Manolyam”, “Şimdi Uzaklardasın”, “Bir Demet Yasemen”, “Elbet Bir Gün Buluşacağız” gibi eserler yıllar içinde yalnızca kendi döneminin değil, sonraki kuşakların da repertuvarına girdi.

Ama onu farklılaştıran yalnızca sesi değildi.

Sahneye çıkarken giydiği kıyafetlerden kullandığı dile kadar her ayrıntıya özen gösteriyordu.

Bugün sıradan görünebilecek bazı şeyler, o dönemin için oldukça dikkat çekiciydi.

Zeki Müren bunu kendi tarzına dönüştürdü.

Sonra Bodrum geldi

1980’de Kuşadası’nda yaşadığı kalp spazmının ardından Bodrum’a yerleşti. Sonraki yıllarda sahnelerden giderek uzaklaştı.

Bodrum’daki evi onun için yalnızca bir ev değildi.

Bir bakıma kendi dünyasına çekildiği yerdi.

Son konserini 1984’te Bodrum Kalesi’nde verdi. Daha sonra zaman zaman televizyon programlarında görünse de eski yoğun sahne hayatına dönmedi.

Bugün o ev Zeki Müren Sanat Müzesi.

İçeride sahne kostümleri, özel eşyaları, takıları, fotoğrafları ve yaptığı suluboya çalışmalar bulunuyor.

Son perde

24 Eylül 1996’da Zeki Müren, uzun bir aradan sonra yeniden televizyon kameralarının karşısına çıktı.

TRT İzmir Televizyonu onun için “Batmayan Güneş Zeki Müren” adlı bir program hazırlamıştı.

Program sırasında kendisine, TRT’deki ilk yıllarında kullandığı mikrofon da armağan edildi.

Ve o gün, hayatının son perdesi oldu.

Müren program sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi Bursa’ya götürüldü ve Emir Sultan Mezarlığı’na defnedildi.

Sadece şarkılar bırakmadı

Ölmeden altı ay önce hazırladığı vasiyetnameyle mal varlığının yarısını Türk Eğitim Vakfı’na, diğer yarısını TSK Mehmetçik Vakfı’na bıraktı. Bu miras, aradan geçen 30 yılda eğitim desteklerine ve Mehmetçik ailelerine yönelik çalışmalara katkı sağladı.

Yani geride yalnızca plaklar, filmler ve şarkılar kalmadı.

Bir de başkalarının hayatına dokunan bir miras kaldı.

Ve hâlâ “Zeki Müren” denildiğinde çoğu insanın aklına yalnızca bir isim değil, aşina bir ses, belirli bir sahne ve takdir toplayan zarafeti geliyor.

Fotoğraf: Facebook

İlgili yazı:

Zeki Müren’e hayrandı
EtiketlendiMüzik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Norveç’te bir tatlı huzur
Sonraki Makale Geceleri gündüze çevireceklermiş

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Türkçenin bayram günü

Medya Günlüğü
26 Eylül 2026
GünlükManşet

Burgazada’nın “aykırı” kadını

Medya Günlüğü
26 Eylül 2026
GünlükManşet

Viyana neden “düşmedi?”

Medya Günlüğü
26 Eylül 2026
GünlükManşet

Norveç’te bir tatlı huzur

Medya Günlüğü
26 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?