Ukrayna’da dördüncü yılına girmek üzere olan savaşın son bulmasını sağlamak amacıyla yapılan görüşmeler bu kez İsviçre’de devam ediyor.
İstanbul ve Abu Dabi’nin ardından Cenevre’de bir araya gelen Rusya ve Ukrayna heyetlerinin, ABD’nin arabuluculuğundaki görüşmelere Çarşamba günü de devam etmesi bekleniyor. Altı saat süren ilk toplantının son derece gergin geçtiği bildiriliyor.
Şimdiye kadar yapılan temaslarda tutsak değişimi dışında hemen hemen hiçbir konuda ilerleme sağlanamadı. Bunun nedeni, tarafların pozisyonlarını sıkı sıkıya koruması ve herhangi bir taviz vermeye yanaşmaması. Ukrayna topraklarının yüzde 20’sini elinde bulunduran ve sahada üstün durumda olan Moskova, taviz vermek için bir neden görmüyor. Buna karşılık, ABD Başkanı Donald Trump’ın bir yıla yakın süredir baskı altında tuttuğu Kiev köşeye sıkışmış durumda. Ukrayna ya barış anlaşması karşılığında topraklarının kaybını kabul etmek ya da Avrupa ülkelerinin sınırlı desteğiyle savaşı sürdürmek zorunda kalacak. Yetersiz askeri destekle savaşın sürmesi daha fazla toprak kaybı anlamına geleceği için Kiev iki ateş arasında kalmış durumda.
Kim ne istiyor?
Rusya, Ukrayna’nın doğu bölgelerindeki toprak taleplerinden tümüyle vazgeçmesini ve buraların Rusya’ya ait olduğunu kabullenmesini istiyor. Moskova’nın diğer talepleri arasında, Ukrayna’ya Batı’nın askeri yardımınının sınırlandırılması, NATO üyeliği kapısının tamamen kapatılması, İttifak’ın daha fazla genişlememesi, Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş Rus varlıklarının serbest bırakılması da bulunuyor.
Ukrayna ise, tam bir ve koşulsuz ateşkes ilan edilmesini, Rusya’nın işgal ettiği Donbas bölgesiyle Kırım’dan çekilmesini ve kendisine Batı tarafından uzun vadeli güvenlik garantileri verilmesini talep ediyor. Ancak Ukrayna’nın elinde bu talepleri Rusya’nın kabul etmesini sağlayacak hiçbir koz bulunmuyor. Üstelik, Trump Moskova’ya herhangi bir baskı yapmadığı gibi “barıştan kaçan taraf” göstererek Kiev’in sürekli baskı altında tutuyor. ABD Başkanı Cenevre görüşmeleri için, “Ukrayna’nın artık mümkün olan en kısa sürede müzakere masasına oturması gerekiyor” diyerek baskı taktiğini sürdürdü.
Seçimlerden önce savaşı 24 saat içinde bitireceğini iddia eden, ancak bunun olanaksız olduğunu gören Trump şimdi Ukrayna lideri Volodimir Zelenski’yi yaz aylarına kadar bir barış anlaşması imzalaması için sıkıştırıyor.
Şu anda görünen en gerçekçi senaryo, Batı’nın vereceği uzun vadeli güvenlik garantileri karşılığında Zelenski’nin ülkesini doğusundaki Rus işgalini kabul etmesi ancak sorumluluğu tek başına üstlenmemek için konuyu halk oylamasına sunması. Son anketlere göre, Ukrayna’da Moskova ile imzalanacak barış anlaşması koşullarıyla ilgili halk oylaması yapılmasını, dolasıyıyla toprak kayıplarının kabul edilmesini isteyenlerin oranı yüzde 50’nin üstünde.
Fotoğraf: RİA Novosti
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
