Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Akıllı makineler çağı

Yıldırım Aktuğan
Son güncelleme: 11 Aralık 2025 19:47
Yıldırım Aktuğan
Paylaş
Paylaş

İnsanoğlunun buhar makinesiyle başlayan sanayileşme süreci, kabul edilen dört aşamayı geride bırakarak hızla yeni bir döneme ilerliyor.

Üretimde insanın yerini önce buhar gücünün (Endüstri 1.0), sonra elektriğin (Endüstri 2.0), sonra elektroniğin/otomasyonun (Endüstri 3.0), sonra da akıllı makineler, sensörler ve yapay zekânın (Endüstri 4.0) alması, üretim biçimi ve yapısındaki dönüşümleri anlamamız için bu sınıflamaya duyduğumuz ihtiyacı gösteriyor.

Sanayileşme süreci, aynı zamanda insanın beden işçiliğinden beyin işçiliğine giden yolculuğunun en çarpıcı hikâyesidir. Binlerce yıllık insanlık tarihini bir cümlede özetlemek mümkün olsaydı, bu en iyi ifade eden cümle; insanın hikâyesi kol gücünü kullanan insandan, beyin gücünü kullanan insana dönüşümünün hikâyesidir demek olurdu.

Son beş yılda yaşanan teknolojik gelişmeler, Endüstri 4.0’ın öngördüğü makine-makine iletişimi ve veri analitiği kavramlarını aşarak yepyeni bir boyuta ulaştı:

  • Üretken Yapay Zekâ (Generative AI) Devrimi: Bugün, GPT-4 ve benzeri modeller sayesinde makineler artık sadece veri işlemekle veya optimize etmekle kalmıyor; yeni kod yazabiliyor, makale üretebiliyor, yeni ilaç molekülleri tasarlayabiliyor ve yaratıcı içerikler oluşturabiliyor. Bu, beyin işçiliğinin temelini oluşturan yaratıcılık, analiz ve sentez yeteneklerinin makineler tarafından devralınmaya başladığı anlamına geliyor.
  • İnsansı Robotlar: Tesla Optimus, Figure AI ve benzeri projelerle birlikte, insansı robotlar artık sadece montaj hattında basit görevleri değil, esnek ve karmaşık insani görevleri yerine getirme potansiyeline ulaştı. Yapay zekâ ile güçlendirilmiş bu robotlar, beden işçiliğini sadece otomatikleştirmekle kalmıyor, insanın yerine geçebileceği bir esnekliği fabrikalara, depolara ve hatta hizmet sektörüne taşıyor.

Bu gelişmeler, bizi insan-makine iş birliğinin merkezde olduğu Endüstri 5.0 konseptine hızla yaklaştırıyor. Yeni çağın odağı, makinaları insan zekâsının bir uzantısı olarak kullanarak hyper-kişiselleştirilmiş, sürdürülebilir ve esnek üretim süreçlerini tasarlamaktır.

Tarım ya da sanayi üretiminin her aşamasının merkezinde insan vardır. İnsan, öğrenme, konuşma ve düşünme gibi çok özel yeteneklere sahip bir canlı olmasına rağmen, onun bu yeteneklerinden tam olarak faydalanabilmesi için eğitilmesi gerekiyor. Eğitim, insanın yaratıcı gücünü tahrik eden, analiz yapmasını, neden-sonuç ilişkisini kurmasını sağlayan bir beyin egzersizinden başka bir şey değildir.

İnsanın eğitilmesinin önemini yüzlerce yıl önce kavrayan ve kurumsallaştıran ülkeler, bugün gelişmiş ya da sanayileşmiş ülkeler dediğimiz ve Sanayi 5.0’a merdiven dayamış ülkelerdir. Sadece sanayi alanında değil, bilim, hukuk, felsefe, kültür, sanat adına okuduğumuz, tartıştığımız beşeri konuların kaynağının da bu ülkeler olması tesadüf değildir. Bu toplumlar, antik çağlardan bu yana yaklaşık iki bin beş yüz yıldır bu konuları düşünüyor, okuyor ve tartışıyorlar.

Bu açıdan baktığımızda, her sanayileşme evresinin, eğitim, hukuk, felsefe, siyaset, kültür ve sanat gibi yapısal bir ekosistemin ürünü olduğunu net bir şekilde anlaşılacaktır.

Yapısal ekosistem belirli bir olgunluğa erişmeden sanayileşmenin herhangi bir evresinde oyun kurucu olmak ne yazık ki mümkün değildir. Bugün yapay zekânın kurallarını koyanlar, bu ekosisteme sahip olanlardır.

Sanayi toplumu olmak için başta eğitim olmak üzere alınması gereken yapısal önlemler bilindiğine göre, en azından denenmiş olanı tekrarlayarak aranın fazla açılmasını önlemek mümkündür. Yapısal ekosistem belirli olgunluğa erişmeden sanayileşmenin herhangi bir evresinde oyun kurucu olmak ne yazık ki mümkün değil. Ancak durum o kadar umutsuz da değil. Sanayi toplumu olmak için başta eğitim olmak üzere alınması gereken yapısal önlemler bilindiğine göre en azından denenmiş olanı tekrarlayarak aranın fazla açılmasını önlemek mümkün.

Bunu yapmak için orta ve uzun vadeli bir yapısal dönüşüm programını uygulamak ve biraz da sabırlı olmak gerekiyor. Ancak sorun da burada başlıyor. Çünkü sanayileşme sürecinde geride kalmış ülkelerde,  halkın ve politikacıların tercihleri hızlı gelir artışı sağlayacak politikalara yönelik oluyor. Çoğunlukla, popülist düzenlemeler ve kısa vadeli önlemlerle bir yandan kıt kaynakların verimsiz harcanmasına diğer yandan da çok kıymetli zamanın kaybedilmesine yol açan politikalar tercih ediliyor. 

Maalesef, makinelerin birbirleriyle ve insanlarla iletişim kurabildiği, üstelik yaratıcılık ve analiz yapabildiği bir çağda, kısır politikalarla kaybedilen bir saniyeyi bile telafi etmek mümkün olmayacak.

“Parası neyse verir, Sanayi 5.0’a geçerim” demek artık hiç mümkün değil. Çünkü makine ithal edip üretim yapmanın devri çoktan geçti. Makineler akıllandı, üretimi de yaratıcılığı da kendileri yapmaya başladı.

Bu çağda, makinelerden daha yaratıcı, daha etik, daha eleştirel düşünebilen insan yetiştiremeyen ülkeler, bırakın sahada oyun kurucu olmayı, top toplayıcı bile olamayacaklardır. İnsanın son sığınağı, makinelerin henüz tam olarak çözemediği derin felsefi düşünce, etik muhakeme ve gerçek insan odaklı yaratıcılık olacaktır. Bu yetenekleri geliştirecek ekosisteme sahip olmayan ülkeler, kaçınılmaz olarak yarış dışı kalacaktır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanYıldırım Aktuğan
Takip et:
1958 yılında İzmir’de doğan Yıldırım Aktuğan, 1982 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü tamamlamasının ardından iş hayatına 1984 yılında Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlamıştır. 1989 yılında Müsteşarlık bursu ile Boston Üniversitesinde Finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Müsteşarlıkta çeşitli kademelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Yurtdışında Şikago ve Tokyo’da ekonomi müşaviri olarak görev yapan Aktuğan, ayrıca Eti Bor A.Ş.de Yönetim Kurulu üyeliği ve Halk Bankası’nda Denetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Müsteşarlıktan ayrıldıktan sonra bir süre Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı ve Çeştur A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yapan Aktuğan halen Çeşme ilçesinde Kurumsal Yönetim Danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Önceki Makale “Barışa 10 metre kaldı”
Sonraki Makale Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Devşirme kızlara niçin Arap adları verilmiş?

Metin Gülbay
30 Ocak 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkçe ve Japonca akraba mı?

Halil Ocaklı
30 Ocak 2026
Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?