Salı, 18 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

“Canım Evladım” belgeseli

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 21 Temmuz 2026 06:14
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Ukrayna üzerinde 17 Temmuz 2014’te düşürülen Malezya Havayolları’na ait MH17 sefer sayılı uçakta annesini kaybeden Hollandalı-İranlı yönetmen Maarten de Schutter, yıllarca konuşamadığı acısını “My Sweet Child” (Canım Evladım) belgeseliyle anlattı.

Yönetmen, filmin aslında planlanmış bir proje olmadığını, annesine ait fotoğraf ve video arşivini düzenlerken kendiliğinden ortaya çıktığını söyledi.

Hollandalı AIDS aktivisti ve feminist antropolog Martine de Schutter, 17 Temmuz 2014’te Ukrayna’nın doğusunda düşürülen Malezya Havayolları’nın MH17 sefer sayılı uçağında yaşamını yitirmişti. Olay sırasında 15 yaşında olan oğlu Maarten de Schutter, aradan geçen yaklaşık dokuz yıl boyunca annesi ve yaşadığı kayıp hakkında neredeyse hiç konuşmadığını anlattı.

Uluslararası soruşturma ekipleri, MH17’nin Rus yapımı Buk hava savunma sistemiyle, Moskova destekli ayrılıkçıların kontrolündeki bölgeden vurulduğu sonucuna ulaşmıştı. Saldırıda uçaktaki 298 kişinin tamamı hayatını kaybetmişti, bunların 196’sı Hollanda vatandaşıydı. Hollanda mahkemesi 2022 yılında iki Rus ve bir Ukraynalıyı gıyaben suçlu ilan etmişti.

The Moscow Times’a konuşan Maarten de Schutter, belgeselin ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı:

“Annem öldükten sonraki ilk dokuz yıl boyunca bu konu hakkında neredeyse hiç konuşmadım. Hayatımı normal şekilde sürdürmeye çalışıyordum. Daha sonra aile fotoğrafları ve videolarına ilgi duymaya başladım. Başlangıçta amacım sadece elimizdeki fotoğraf, video ve belgeleri dijital bir arşive dönüştürmekti.”

Eski görüntülerle yeniden karşılaşmanın kendisi için son derece sarsıcı olduğunu belirten yönetmen, bu duygularla baş edebilmek için yaratıcı üretime yöneldiğini söyledi ve “Küçük çizimler yapmaya ve beni derinden etkileyen görüntüleri seçmeye başladım. O küçük yaratıcı denemeler zamanla filme dönüştü” dedi.

De Schutter, filmin temel amacının siyasi bir mesaj vermek değil, annesinin yaşamını insanlara tanıtmak olduğunu vurguladı.

Belgeselin en dikkat çekici yönlerinden biri de aile arşivinden yararlanılması.

Yönetmen, annesinin kendisine sekiz yaşındayken ilk kamerasını hediye ettiğini ve çocukluğundan itibaren görüntü çektiğini anlattı.

Ancak arşivin büyüklüğü karşısında şaşkına döndüğünü söyleyen de Schutter, “Yaklaşık 70 fotoğraf albümü ve onlarca VHS kaseti vardı. Kasetlerin içeriğini bilmiyordum. Her birini baştan sona izleyerek dijital ortama aktarmam gerekti. Annemle ilgili ne göreceğimi önceden bilmiyordum” dedi.

Annesinin eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar yurt dışında yaşadığını belirten yönetmen, bu nedenle aile bireylerinin birbirlerine göndermek için hayatlarının her anını kayda aldıklarını söyledi.

Belgeselde son derece kişisel görüntülerin yer almasının başlangıçta kendisini tedirgin ettiğini belirten de Schutter, aylarca bu görüntüleri paylaşmaya hazır hissetmediğini söyledi ve “İlk altı ay boyunca bunu paylaşmak bana çok zor geldi. Bugün filmle gurur duyuyorum. İnsanların annemi tanıması ve onu kalplerinde yaşatması, görüntülerin ne kadar kişisel olduğundan çok daha önemli” dedi.

De Schutter, belgeselin izleyicilerde nasıl bir etki bırakmasını istediği sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bu film sevgi üzerine. Sevdiğimiz insanları hatırlamak ve onları bir şekilde kalbimizde yaşatmaya devam etmek üzerine. Evet, savaşlardan ve baskılardan söz ediyoruz ama aslında insanların büyük siyasi olayların sıradan insanların ve onların sevdiklerinin hayatlarını nasıl değiştirdiğini hissetmelerini istiyorum.”

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Tarihte bu hafta
Sonraki Makale Biz yazdık alnımıza yazımızı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

“NATO savaşa hazırlanıyor!”

Medya Günlüğü
18 Ağustos 2026
GünlükManşet

Türker Ertürk kimdir?

Medya Günlüğü
18 Ağustos 2026
GünlükManşet

Köşe yazılarından seçmeler

Medya Günlüğü
18 Ağustos 2026
EditörGünlük

Aleksey Batrakov’un portresi

Medya Günlüğü
18 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?