Ermenistan’da yeni anayasa hazırlıkları, Başbakan Nikol Paşinyan ile muhalefet arasındaki siyasi gerilimi arttırdı.
Paşinyan, Azerbaycan’la kalıcı barışın önünü açacağını düşündüğü anayasa değişikliğini “her ne pahasına olursa olsun” gerçekleştirmek istiyor. Muhalefetin süreci engellemesi halinde kamuoyu baskısı oluşturulacağını söyleyen Başbakan, bu baskıya iktidar partisinin öncülük etmesi gerektiğini savunuyor.
Ermenistan hükümeti, yeni anayasa taslağını kasım ayında yayımlamayı ve ardından ülke çapında tartışmaya açmayı planlıyor. Paşinyan, 2 Kasım’da parlamentoda 2027 bütçe tasarısının görüşüldüğü toplantıda yaptığı açıklamada, toplumdan gelecek önerilerin değerlendirileceğini ve taslağın yeterince tartışıldığına kanaat getirilene kadar sürecin devam edeceğini söyledi.
Ancak tartışmanın asıl konusu anayasanın nasıl yenileneceğinden çok, bu değişikliğin Azerbaycan’la barış anlaşmasının imzalanması için gerekli olup olmadığı.
Ermenistan ile Azerbaycan, 8 Ağustos 2025’te Washington’da düzenlenen üçlü zirvede barış anlaşmasının metnini parafe etti. Ancak anlaşma henüz imzalanıp yürürlüğe girmiş değil.
Azerbaycan yönetimi, nihai imza için Ermenistan anayasasında değişiklik yapılmasını şart koşuyor. Bakü’nün itirazı, mevcut anayasanın başlangıç bölümünde 1990 tarihli Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’ne atıfta bulunulması. Bu bildirge de 1989’da Ermenistan ve Dağlık Karabağ’daki yasama organlarının iki bölgenin birleşmesine ilişkin kararına gönderme yapıyor.
Azerbaycan, bu bağlantının kendi toprakları üzerinde hak iddiası anlamına geldiğini savunuyor. Erivan ise anayasasında Azerbaycan dahil herhangi bir ülkeye yönelik toprak talebi bulunmadığını belirtiyor.
Paşinyan, yeni anayasa metninde Bağımsızlık Bildirgesi’ne atıf yapılmaması gerektiğini daha önce de söylemişti. Dolayısıyla hazırlanmakta olan taslağın bu konuda nasıl bir düzenleme getireceği, iki ülke arasındaki barış sürecinin geleceği açısından belirleyici olacak.
Muhalefet neden karşı?
Muhalefetin itirazı, anayasa değişikliğinin Azerbaycan’ın talebiyle gündeme gelmesi ve bunun Ermenistan’ın egemenlik alanıyla ilgili olması. Muhalif siyasetçiler, Bakü’nün bir ülkenin anayasasının içeriği üzerinde belirleyici olmasını kabul edilemez buluyor.
Parlamentodaki Ermenistan İttifakı, 30 Ekim’de yaptığı açıklamada yeni anayasanın referanduma götürülmesine destek vermeyeceğini duyurdu. İttifak temsilcileri, anayasa değişikliğinin Azerbaycan’ın taleplerine göre yapılmasına karşı çıkarken, böyle bir adımın barış anlaşmasının imzalanmasını da garanti etmeyeceğini savunuyor.
Muhalefetin dile getirdiği temel soru şu: Ermenistan, anayasa değişikliğini yaptıktan sonra Azerbaycan’ın başka taleplerle ortaya çıkmayacağından nasıl emin olabilir?
Bu soru Paşinyan’ın da yanıt aradığını söylediği konular arasında. Başbakan, iktidarın Azerbaycan’la barış anlaşmasının imzalanacağı konusunda açık ve ikna edici yanıtlar alması halinde yeni anayasa sürecine daha güçlü biçimde ilerleyebileceklerini belirtiyor.
Referandum hesabı
Anayasa değişikliği için izlenecek yol da hükümet açısından kolay görünmüyor. Paşinyan’ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, parlamentoda referandum sürecini tek başına başlatmak için gereken üçte iki çoğunluğa sahip değil. Bu nedenle muhalefetten en az altı milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyuluyor.
Muhalefetin desteği vermeyeceğini açıklaması üzerine Paşinyan, erken seçim seçeneğini de gündeme getirdi ve yeni anayasanın kabulü için farklı yolların değerlendirilebileceğini söyledi.
2 Kasım’daki açıklamasında ise, muhalefetin barış anlaşmasının imzalanacağına ilişkin olumlu yanıtlar alındıktan sonra yine de anayasa sürecine karşı çıkması halinde bunun Azerbaycan’la barışa karşı çıkmak anlamına geleceğini savundu. Böyle bir durumda muhalefet üzerinde kamuoyu baskısı oluşacağını ve iktidarın bu baskıya öncülük etmesi gerektiğini söyledi.
Bölgesel dengeler
Ermenistan’daki anayasa tartışması, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok ötesinde sonuçlar doğurabilecek bir süreç. Barış anlaşmasının imzalanması, Güney Kafkasya’da ulaşım ve ticaret bağlantılarının yeniden kurulması için önemli bir adım olacak.
Özellikle Azerbaycan’ı Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlaması planlanan güzergâh, bölgesel ulaşım ağları ve güç dengeleri açısından önem taşıyor. Washington’da imzalanan ortak bildiride, Ermenistan topraklarından geçecek Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) projesi için çalışma yürütülmesi kararlaştırılmıştı. Projenin hayata geçirilmesi, bölgenin ulaşım ve ekonomik ilişkilerini değiştirebilir.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
