Cuma, 6 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörSerbest Kürsü

Dünya beşten büyük…

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 12 Ekim 2026 19:21
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında uluslararası karar alma mekanizmalarının daha demokratik ve adil hale getirilmesi çağrısını yineledi. “Dünya beşten büyüktür” sözüyle özdeşleşen bu yaklaşımın merkezinde, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine tanınan veto ayrıcalığı bulunuyor.

Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin tercihine bağlı olduğu bir yapının ne adaleti sağlayabileceğini ne de güveni tam anlamıyla tesis edebileceğini vurguladı. Çözüm olarak Konsey’e yeni daimi üyeler eklenmesini değil, hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini tek başına engelleyemeyeceği bir düzen kurulmasını önerdi.

Güvenlik Konseyi, beş daimi ve on geçici olmak üzere toplam 15 üyeden oluşuyor. Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD’nin sahip olduğu veto yetkisi, bu ülkelerden herhangi birinin esas nitelikteki bir karar tasarısını tek başına engellemesine imkân veriyor. Böylece uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli organ, en ağır krizlerde bile hareketsiz kalabiliyor.

Reform tartışmaları yalnızca veto yetkisiyle sınırlı değil. Konsey’in büyüklüğü, bölgesel temsil, çalışma yöntemlerinin şeffaflığı ve Genel Kurul’un etkinliği de tartışılıyor. Özellikle Afrika ve Latin Amerika’nın daimi üyelik düzeyinde temsil edilmemesi, mevcut yapının adaletsizliğine ilişkin eleştirileri güçlendiriyor.

Ancak reform isteyen ülkeler de ortak bir model üzerinde uzlaşabilmiş değil. Almanya, Brezilya, Hindistan ve Japonya’dan oluşan G4, daimi ve geçici üyeliklerin artırılmasını, kendilerine de daimi üyelik verilmesini savunuyor. İtalya ve Pakistan’ın da yer aldığı Uzlaşma İçin Birlik grubu ise yeni daimi üyeliklere karşı çıkarak seçilmiş üyeliklerin genişletilmesini destekliyor. Türkiye’nin yaklaşımı, ayrıcalıklı ülkelerin sayısını artırmak yerine ayrıcalığın kendisini ortadan kaldırmaya dayanıyor.

Bu arada Fransa ve Meksika’nın öncülüğündeki girişim, kitlesel zulüm durumlarında daimi üyelerin veto kullanmaktan gönüllü olarak kaçınmasını öngörüyor. Böyle bir yaklaşım, krizlere müdahalenin önünü açabilecek bir adım olsa da veto yetkisini kaldırmıyor; uygulamayı yine daimi üyelerin siyasi iradesine bırakıyor.

Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin yetersizliğini bir kez daha ortaya koydu. Sivillerin korunması ve çatışmaların durdurulması konusunda etkili kararlar alınamaması, Birleşmiş Milletler’in güvenilirliğini aşındırıyor. Barışı korumak amacıyla kurulan bir teşkilatın ağır insani krizler karşısında sonuç üretememesi, reform ihtiyacını daha da belirginleştiriyor.

Dünya artık 1945’in dünyası değil. Nüfus, ekonomik ağırlık ve güç dengeleri değişti; ancak Güvenlik Konseyi’nin temel yapısı aynı kaldı. Üstelik BM Şartı’nın değiştirilmesi, beş daimi üyenin tamamının onayını gerektiriyor. Dolayısıyla ayrıcalıkları sınırlandırılmak istenen ülkeler, değişimin anahtarını da ellerinde tutuyor.

Reformun önündeki temel engel budur. Buna rağmen daha adil bir uluslararası düzen arayışı sürecektir. Çünkü dünya beşten büyüktür; barış ve güvenlik de  sicilleri dünyaca malum beş ülkenin çıkarlarına bırakılamayacak kadar önemlidir.

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiDiplomasiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Bugünkü köşe yazıları
Sonraki Makale Enflasyon düşüyor, peki riskler?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*Serbest Kürsü

AB ile gerginlik rapora yansıdı

Gürsel Demirok
6 Kasım 2026
ManşetSerbest Kürsü

Paşinyan’ın “Kutup Yıldızı”

Özer Arslanpay
6 Kasım 2026
EditörGünlük

Müslüman Senatör’e Ermeni lobisi desteği

Medya Günlüğü
6 Kasım 2026
EditörGünlük

Rusya hayranı Japon “casus”

Medya Günlüğü
6 Kasım 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?