Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yıllık konuşması sırasında yeni bir bağlantı projesini açıkladı:
“Güney Kafkasya ile Orta Asya’yı doğrudan Avrupa pazarına bağlayacak; buna Orta Koridor diyoruz. Global Gateway aracılığıyla 12 milyar avroya kadar kamu ve özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi hedefleyeceğiz. Amacımız güzergâhları çeşitlendirmek, ticaret akışlarını üç katına çıkarmak ve yük taşımacılığında transit sürelerini 2030 yılına kadar büyük ölçüde azaltmak.”
Bu projeyi hayata geçirmek amacıyla yakında Bulgaristan ile birlikte bir “Bölgesel Bağlantı Zirvesi” düzenlenecek.
Açıklamada söz edilen Global Gateway, AB’nin 2021’de başlattığı; ulaştırma, enerji, dijital altyapı, sağlık, eğitim ve araştırma alanlarında dünya genelindeki bağlantı projelerine yatırım yapılmasını öngören stratejik girişimi. Avrupa Birliği, 2021-2027 döneminde bu kapsamda 300 milyar avroya kadar yatırımın harekete geçirilmesini hedefleniyor.
Rusya’nın güney sınırının tamamı boyunca bu bölgelerden geçen Orta Koridor, son on yılda Çin ve Türkiye tarafından geliştirildi. Global Gateway ise Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne gecikmiş bir yanıt olarak 2021’in sonlarında başlatıldı. Bu iki girişim, von der Leyen’in Bakü ziyareti sırasında “Güney Kafkasya’daki bağlantı projeleri için 200 milyon avroya kadar Global Gateway yatırım paketi” açıklamasının ardından temmuz ayında bir araya geldi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev kısa süre önce, Avrupa Parlamentosu üyelerinin Azerbaycan’ın aleyhine, Ermenistan’ın lehine sürekli tutum alması nedeniyle onları “yolsuzluk yapan yetkililer yuvası” olarak nitelendirerek Avrupa Parlamentosu ile ülkesinin arasındaki anlaşmazlığı tırmandırmış olsa da, yine de AB’nin Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltmasına yardımcı oluyor. Benzer şekilde, Azerbaycan ile Rusya arasındaki ilişkiler, 2024’ün sonlarında yaşanan ve trajik Azerbaycan Havayolları olayı sonrasında büyük ölçüde geriledikten sonra son dönemde normalleşmiş olsa da, Azerbaycan Rusya’nın bölgesel çıkarlarına meydan okumayı sürdürüyor.
Bu durum öncelikle Ağustos 2025’te oluşturulan “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası”nın (TRIPP) gündeme gelmesiyle ortaya çıkıyor. Bu girişimin açıklanmayan iki amacından biri, Türkiye öncülüğünde NATO’nun Orta Asya’ya yönelik askeri lojistik koridorunun oluşturulması.
Azerbaycan’ın Rusya’nın güney sınırının tamamı boyunca NATO’nun fiili genişlemesine kapı açması nedeniyle “Rusya ile Ukrayna benzeri bir çatışma rotasına girme riski” bulunuyor. Daha yakın zamanda ise Hazar Denizi’nde “Azerbaycan’ın deniz dronu planları Rusya’nın çıkarlarına yönelik örtülü bir tehdit” oluşturuyor.
Bu arka plan, AB’nin, Azerbaycan üzerinden Orta Asya’ya doğru Türkiye ve ABD’yi takip ettiğini gösteriyor. Azerbaycan, Rusya’nın hemen yanı başındaki bu jeostratejik bölgeyle bağlantı kurmak açısından vazgeçilmez bir transit ülke konumunda. Azerbaycan’a ulaşmak için Ermenistan/TRIPP yerine Gürcistan’a güvenilse bile durum değişmiyor. Azerbaycan, Türkiye, ABD ve artık AB arasındaki bu dört aktörlü iş birliği, Azerbaycan’ın bu koridorların NATO’nun askeri lojistiğinde kullanılmasına izin vermesi halinde, Rusya’nın ulusal güvenliği açısından gelecekte ciddi bir sorun oluşturacak.
Genel eğilim, Rusya çevresindeki “cordon sanitaire”in (güvenlik kuşağı) güney kanadının giderek sıkılaştığını gösteriyor. Kremlin daha önce bunun farkında olduğunu belirtmişti. Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu da Batı’nın bölgedeki lojistik ve kaynaklar üzerinde kontrol kurma arayışını kınayarak aynı yönde bir mesaj verdi. Rusya ile ABD arasında gelecekte bir yakınlaşma yaşansa bile Rusya, güney sınırının tamamı boyunca giderek güçlenen Avrupa-Türkiye askeri ve stratejik nüfuzuyla karşı karşıya kalmaya devam edecek. Böylece “Yeni Soğuk Savaş” gerilimi sürecek.
Rusya karşıtı bu çevreleme hattı boyunca yaklaşan Avrupa-Türkiye tamamlayıcılığı, ortak çıkarlara sahip müttefikler arasında daha fazla yük paylaşımını öngören NATO 3.0 anlayışını da yansıtıyor. ABD, ittifakın Avrasya’nın merkez bölgesindeki nüfuzunun genişlemesini denetlerken, askeri ve stratejik çabalarının büyük bölümünü AUKUS+ (Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD güvenlik paktı) aracılığıyla Asya-Pasifik’te Çin’i çevrelemeye yeniden yönlendirebilir.
Bu eğilim, sonunda “Yeni Soğuk Savaş”ın Avrasya’da ABD öncülüğünde birbirine bağlı iki cepheye genişlemesine yol açacak.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
