Burgazada’nın en güzel koylarından birinin neden Madam Martha’nın adını taşıdığını biliyor musunuz?
İstanbul’un yanı başındaki Burgazada’da, denize doğru uzanan ağaçların arasından küçük bir koya inersiniz.
Mavi deniz, sessizlik, çam kokusu…
Bugün pek çok insan için İstanbul’un karmaşasından birkaç saatliğine kaçmanın adresidir burası.
Ama bu güzel koyun adı, sıra dışı yaşamı kadar hüzünlü bir sonla biten bir kadının hikâyesini taşıyor: Madam Martha.
Madam Martha Koyu’nun eski adı Halikya Koyu’ydu.
Martha Arat’ın Burgazada’da yaşamaya başlamasıyla birlikte koy, zaman içinde onun adıyla anılır oldu.
1920 yılında doğmuş, Lübnanlı Ermeni bir kadın. Babasının Osmanlı Bankası’na tayin edilmesinin ardından İstanbul’a gelmiş ve Saint Benoit Lisesi’nde okumuş.
Martha sıradan bir ada sakini değildi.
Bale ile ilgileniyor, denize büyük bir tutkuyla bağlanıyor, doğayla iç içe bir yaşam sürüyordu.
Onu tanıyanların anlattığına göre renkli kıyafetleri, büyük küpeleri ve halhallarıyla dikkat çeken bir kadındı.
Ama asıl dikkat çeken, yaşam biçimiydi.
Martha için deniz yalnızca yüzülecek bir yer değildi, hayatının önemli bir parçasıydı.
Yaz-kış denize girdiği, koy çevresinde uzun yürüyüşler yaptığı ve doğayla baş başa yaşamayı sevdiği anlatılır.
Çevreden topladığı taşları değerlendirir, bunlardan takılar yapar ve çocuklara dağıtırdı.
Yağmur suyunu bile biriktirdiği söylenir.
Burgazada’daki yaşamı, bugün bize oldukça romantik gelebilir.

Fotoğraf: hyetert.org
Fakat o dönemin toplumsal anlayışı açısından Martha’nın yaşam tarzı herkes tarafından aynı hoşgörüyle karşılanmıyordu.
Farklı olmak kolay değildi
Martha’nın denize çıplak girmesi, özgür yaşam biçimi ve dış görünüşü ada sakinlerinin bir bölümünün dikkatini çekti.
Hakkında konuşulmaya başlandı.
Dedikodular yayıldı.
Onu tanıyanların aktardığına göre Martha bu durumdan giderek daha fazla rahatsız olmaya başladı.
Burgazada’nın hafızasında kalan ortak hikâye, Martha’nın çevresinden gelen baskıdan dolayı büyük bir sıkıntı yaşadığı yönünde.
İddiaya göre yaşamına son vermeden önce kısa bir not bıraktı:
“Artık rahat edersiniz.”
Bu cümle, yıllar boyunca onun hikâyesinin en çok anlatılan bölümlerinden biri oldu.
Martha’nın ölümünden sonra Halikya Koyu’nun adı giderek onun adıyla özdeşleşti, Madam Martha Koyu oldu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
