Cuma, 12 Haz 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Bireyi korurken toplumu mahvetmek

Adil Gürkan
Son güncelleme: 12 Haziran 2026 17:01
Adil Gürkan
Paylaş
Paylaş

Geçen 30 yıl, bireyciliğin yükselişe geçtiği bir dönem oldu. 

Batı kültürü bireyi kutsallaştırdı. Özgür düşünen bireyi her şeyin önüne koydu.

Bu kültürde, herkesin dilediğini yapma ve ifade özgürlüğü tabulaştı.

Ve bir gün bu anlayış aşırı noktalara vardı.

Bireycilik zehirli bir bencillik haline geldi.

Tutarlı bir ilkeler kümesinden ve en temel sorumluluklardan uzaklaştık. Toplumu, engelleyici bir baskı unsuru olarak görmeye başladık. 

Toplumların yarısı, sorunları için, kendisi dışında herkesi suçlama eğiliminde.  Bireycilik, başarısız ya da mutsuz olanlara kurban rolü oynama fırsatı verdi.

Herkes mağdur.

Dahası da var. Mağdur ama hep haklı.

Haklı ve baskın. 

Baskın ve saldırgan.

Her gelen yıl bir öncekini aratıyor.

Hangi birini sayalım?

Ulaşım araçlarında yaşlısına saygısızlık yapmayı doğal hak görenleri mi?

Trafik canavarlarını mı?

Tiyatroda ve hatta operada bile telefonlarını açık bırakan ve hatta konuşanları mı?

Zehirli bireycilik evde, işte, sokakta, metroda.. Her yerde. 

En kibar bir uyarı bile öfke ile karşılaşıyor.

Beteri de var.

Güzelim parklar, sessiz, sakin birer alan olmaktan çıktı. Elinde bir müzik çalar olan gençler, koskoca parkı kişisel dans ve konser salonu sanıyor.

50 yıl önce güçlü bir düşünce olan bireycilik aşırıya kaçtı ve zıddını üretti. Bugün bütün dünya, toplumsal dayanışmayı aşındıran bir zehirli bireycilik ile sarsılıyor.

Zehirli bireycilik parantezine sıkışan insan kendisini toplumdan, doğadan ve diğer insanlardan tamamen bağımsız olarak görür.

Ve sloganları da şudur:

“Ben mutluyum, gerisi beni ilgilendirmez’

Bu noktaya gelmenin işaretleri:

“Benim hayatım, benim kararım” söylemini her durumda mutlaklaştırmak

Öncelik hep kişisel başarıdır.

Her ilişkide fayda- zarar denklemi kurulur.

Toplumsal sorumluluklardan kaçınılır.

Dayanışma bir zayıflık olarak kabul edilir.

Empati becerisi sıfırlanır.

Başkalarının sorunlarına karşı duyarsızlaşır.

En sık kullanılan kelime BEN olur.

Sosyal medya insanlığı unutturdu

Sosyal medya bireysel popülariteyi arttırır ama onu merkeze yerleştirir.

Birey kendi hayatının markası haline gelir.

Kişisel değer, takipçi sayılarından, beğenilerden, görüntülemelerden oluşur.

Toplum kavramı silinir, yerine izleyici kitlesi yerleşir.

Yurttaş kavramı aşınır, yerini kullanıcı kavramı alır.

Tüketim kültürü ile zehirlenen birey

Birey üretimden uzaklaşır, tüketim kültürüne esir olur.

Sistem devamlı olarak şu mesajları verir;

Kendini sev ve ödüllendir.

Her durumda kendini seç.

Sadece kendine yatırım yap.

Önce ve sonra ve hep sen.

Bu mesajlar tamamen yanlış değildir.

Ama;

Sorun, bunları yaşamın değişmez kuralları olarak kabul etmektir.

Toplumun gereksinimleri gözden kaybolursa, zamanla birey de yalnızlaşır. 

Nitekim içinde yaşamakta olduğumuz bu günler, insanların en acı bir biçimde yalnız kaldıkları bir dönemdir.

Zehirli bireycilik insana özgürlük hayali kurdurur, ama aslında yalnızlık üretir.

Şurası muhakkak ki, insan sadece özgürlükle değil, aidiyetle anlam kazanır.

Zehirli bireycilik doğaya düşmandır

Zehirlenen insan kendisini ekosistemin parçası değil, efendisi olarak görmeye başlar. Her türlü zararı vermeye hakkı olduğunu düşünür.

Aşırı tüketimi..

Kaynak israfını..

Çevreyi tahrip etmeyi meşrulaştırır.

Yeni bir denge ihtiyacı

Sorunun bireycilik olduğunu iddia etmek abartı olur. 

Bütün mesele, bireyin her şeyin merkezine yerleştirilmesidir.

Bir toplum denge ve gelecek için şu üçüne odaklanabilir:

Bireysel özgürlük-toplumsal sorumluluk-ortak gelecek bilinci

Gerçek özgürlük kendi hayatımızı seçebilmekle sınırlı değildir.

Bu kutsal kavramın tam karşılığı; birlikte yaşayabilme becerisini koruyabilmektir.

Düşündürücü cümleler

Hiçbir bebek bağımsız doğmaz. Ama ilişkiler çerçevesinde insan olur.

Yalnızca kendisi için yaşayan insan, sonunda yalnızca kendisiyle kalır.

Toplumun gevşemesi bireyi özgürleştirmez; savunmasız bırakır.

Geleceğin en büyük krizi kaynak kıtlığı değil, aidiyet kıtlığı olabilir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAdil Gürkan
Takip et:
1956’da Mengen Hacıahmetler Köyünde doğdu. İlköğrenimini Mengen Cumhuriyet İlkokulunda tamamladı. Darüşşafaka Liseli olmakla gurur duyar. Hacettepe Üniversitesinde turizm ve işletme eğitimi aldı. Turizm ile ilgili olarak ABD- AH & MA Eğitim Enstitüsünden otelcilik diploması vardır. 1987 yılından bu yana turizm ve otelcilik sektöründedir. Genel olarak otel zincirlerinde ve 5 yıldızlı otellerde gelişen kariyerinde Genel Müdürlük yaptı. Bu gün itibarıyla Türkiye’nin büyük bir turizm grubunda Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak çalışmaktadır. Mutfak, bisiklet, şiir, roman, tarih ve arkeoloji, Anadolu otları, mantarları ve orman meyveleri özel ilgi alanındadır. Yaz ve kış denize girmek, uzun mesafe bisiklet sürmek tutkusudur. Hepsinden önemlisi, insan, hayvan ve doğa sevdalısıdır. Ütopyası, savaşsız, sömürüsüz, şiddetsiz bir dünyadır. Yazılarında genellikle insanı gülümsetmeye yönelik mizah kullanır. İnsanları güldürmek iyidir…
Önceki Makale Diyarbakırlı Sarı Pişo
Sonraki Makale Trump’tan Küba’ya “üçlü pres…”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*Serbest Kürsü

Trump’tan Küba’ya “üçlü pres…”

Özer Arslanpay
12 Haziran 2026
Köşe YazılarıManşet

Diyarbakırlı Sarı Pişo

İlhan İlmenöz
12 Haziran 2026
GünlükManşet

Cahit Arf’ın kritik soruları

Medya Günlüğü
12 Haziran 2026
GünlükManşet

10 soruda Meksika

Medya Günlüğü
12 Haziran 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?