Ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yönetimine yönelik olarak yargı eliyle verilen mutlak butlan kararı sonrasında, gözler ekonomi ve piyasalardaki gelişmelere çevrildi.
Karar sonrasında borsada sert düşüş olurken, ertesi gün ise yaşanan kayıplar yerini toparlanmaya bıraktı. Kamu bankalarından yapılan döviz satışları ile dolar kuru kontrol altında tutulurken, 9 günlük bayram tatiline girilecek olması nedeniyle de piyasalardaki dalgalanma sınırlı kaldı.
DW Türkçe’ye konuşan ekonomistlere göre, CHP yönetiminin tamamen değişmesine neden olacak mutlak butlan kararının ekonomiye olan etkileri, orta ve uzun vadede ortaya çıkacak. Uzmanlara göre, artık olası seçim dönemine kadar enflasyonla mücadele programı fiilen sona ererken, geniş halk kitleleri açısından daha zorlu bir ekonomik ortam yaşanacak.
Peki bundan sonraki süreçte, mutlak butlan kararının ekonomiye yansımaları nasıl olacak?
DW Türkçe’ye konuşan uluslararası finansal danışmanlık şirketi STRFS (Stratejistanbul Financial Solutions) Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi’ye göre, Kılıçdaroğlu’nun kendisine mahkeme eliyle verilmiş görevleri gerçekleştirme konusunda etkisiz kalabileceği yönündeki hakim görüş nedeniyle, piyasadaki gerilim kısmen azaldı.
Diğer yandan kısa vadede BİST 100 endeksinde 11.750 puan çevresine kadar ihtiyatlı kalınması gerektiğini vurgulayan Dr. Çelebi, “Önünüzdeki bir-iki ayda CHP ve onun seçilmiş yöneticileri üzerindeki baskının daha da artması güçlenen bir olasılık haline gelecektir. Bu nedenle piyasalarda güçlü yükselişlerin de kalıcılık taşımayacağı bir döneme girdiğimizi düşünüyorum” diyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) kur üzerindeki doğrudan müdahalelerinin devam ettiğini de işaret eden Atahan Çelebi, “Gerek petrol fiyatı kökenli baskılar gerekse dozu giderek artan dış ticaret dengesizlikleri brüt ve net döviz rezervini zayıflatarak TCMB’nin kur müdahalelerine yönelik doğrudan stratejisini terk etmeye zorlayacak bir döngüye doğru yaklaşıyor. Bunun bir sinyali olarak önümüzdeki dönemde TCMB’yi vadeli işlem piyasalarında daha sık görebilir, uluslararası piyasalarda TL faizinin dalga marjının arttığını gözlemleyebiliriz” değerlendirmesinde bulunuyor.
Mutlak butlan kararının kamuoyuna yansıması sonrasında Finansal İstikrar Komitesi (FİK), Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada, yurt içi ve yurt dışı gelişmelerin finansal piyasalara muhtemel etkileri ve alınabilecek tedbirlerin ele alındığı belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:
“Komite, Türkiye ekonomisinin sağlıklı politika çerçevesi ve güçlü sermaye tamponları sayesinde şoklara karşı önemli ölçüde dirençli olduğunu değerlendirmiştir. Makrofinansal istikrarın korunması, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devamı ve finansal sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli tüm adımların tam bir eşgüdüm içinde atılmasını kararlaştırmıştır. Komite, tüm gelişmeleri anlık ve yakından izlemeye devam edecektir.”
Bayram tatili döneminde hem piyasalar hem de siyasette yüksek tansiyonun düşeceğine dair beklentiler olsa da tatil sonrasında yaşanabilecek yeni gelişmelerin ekonomide yeni sıkıntılar yaratacağı görüşü dile getiriliyor.
Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz’a göre, Erdoğan rejiminin ve ekonomi yönetiminin mevcut siyasal krizin ekonomideki yansımalarını kontrol altına alıp alamayacağını “toplumsal muhalefet” belirleyecek.
Bu süreçte toplumdan mutlak butlan kararı ve siyaset dizaynı üzerine büyük bir tepki gelmesi halinde kurlar, faizler ve enflasyon üzerinde kontrol sağlamanın zorlaşacağını ifade eden Prof. Yılmaz, “Dolayısıyla mutlak butlanın ekonomik etkisi bir ölçüde toplumsal düzeydeki tepkiye bağlı. Ama toplumsal düzeyde tepkiyi kontrol altına alırlarsa, o zaman da ekonomi üzerinde çok ciddi bir kayıp olmayacak diye düşünebilirsiniz. Ancak bir süre sonra bu sefer Mansur Yavaş’a ilişkin bir hamle gelirse, yine bir krizli süreç yaşanacak” diye konuşuyor.
Türkiye’nin giderek demokratik seçimlerin olduğu bir sistemden uzağa düştüğüne işaret eden Kamil Yılmaz, şu görüşleri dile getiriyor:
“Atılan adımlar gösteriyor ki, biz ancak AK Parti’nin kazanabileceği bir seçime girebiliriz bundan sonra. Bu mutlak butlan kararı da bunu gösteriyor. AK Parti 25 yıllık iktidarında Türkiye demokrasisini bitirmek üzere oynuyor. O yüzden bu mutlak butlan krizinin ekonomik etkileri de hükümet için ikincil önemde. Ekonomideki sıkıntıları nasılsa zamanı gelince düzeltiriz diye düşünüyorlar. Her şeyi göze almışlar gibi gözüküyor.”
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
