Hukuk dilinde “mutlak butlan”, bir işlemin en başından itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına geliyor.
Yani ortada yapılmış gibi görünen bir işlem vardır; ancak hukuk, o işlemi hiç doğmamış kabul eder. Bunun nedeni ise işlemin temel hukuk kurallarına aykırı olmasıdır.
Basit bir örnek vermek gerekirse; bir kişinin silah zoruyla imzaladığı sözleşme, hukuk açısından geçerli kabul edilmez. Ya da evlenmesi yasak olan çok yakın akrabalar arasında yapılan bir evlilik, bazı hukuk sistemlerinde “mutlak butlan” kapsamında değerlendirilir. Çünkü burada sorun bir usul hatası değil, işlemin özünü sakatlayan ağır bir hukuka aykırılıktır.
Türk hukukunda mutlak butlan genellikle emredici hukuk kurallarına aykırılık, kamu düzeninin ihlali, ahlaka aykırılık, yetkisizlik ve irade fesadı gibi ağır durumlarda gündeme geliyor.
Bu nedenle mutlak butlan, sıradan bir “iptal” kararından daha ağır sonuç doğurur. İptal edilen bir işlem belirli tarihe kadar geçerli kabul edilebilirken, mutlak butlanda işlem baştan itibaren yok sayılır.
BBC Türkçe’ye göre CHP hakkındaki son karar için hukukçular, mahkeme heyetinin mutlak butlan kararı doğrultusunda kayyum atamasının bir hukuki şart olmadığını, bu kararın tamamen heyete bağlı olduğunu söylüyor.
Böyle bir durumda ise atanacak kişi veya kişilerin CHP üyesi olmasının şart olduğunu belirtiyorlar.
Yani hukukçulara göre kayyum uygulaması, belediyelere atanan kayyum uygulaması gibi olmayacak.
Peki mahkeme heyeti, partiyi yönetmesi için kayyum olarak eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu belirleyebilir mi?
Avukat Bektaşoğlu bunun hukuken mümkün olduğu kanısında:
“O kişi mesela Kemal Kılıçdaroğlu veya bir parti meclisi üyesi de olabilir ya da Murat Karayalçın veya Hikmet Çetin gibi bir isim de olabilir. Bu, mahkeme heyetinin takdiri. Mahkeme heyeti o sırada bunu avukatlara da sorabilir.”
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
