CHP davasında “mutlak butlan” kararı çıkmasıyla kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verildi.
Deniz Baykal’ın 2010 yılında istifasının ardından CHP’nin başına geçen ve 2023’e kadar görevini sürdüren Kılıçdaroğlu, söz konusu süreçte Türk siyasetine damga vuran isimlerden biri oldu.
1948’de Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde tapu memuru Kamer Kılıçdaroğlu ile ev hanımı Yemuş Kılıçdaroğlu’nun yedi çocuğundan dördüncüsü olarak dünyaya geldi. Kendisinden on dakika önce Adil adlı bir ikizi doğdu. Eski soyadı olan “Karabulut”, yaşadıkları köydeki herkesin soyadının aynı olması nedeniyle 1950’li yıllarda babası tarafından “Kılıçdaroğlu” olarak değiştirildi.
İlk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç, Elazığ gibi Anadolu’nun çeşitli il ve ilçelerinde yaptı. Elazığ Ticaret Lisesini birincilikle bitirdi (1967). Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni (Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) 1971 yılında bitirdi.
Lisans öğrenimini tamamladıktan sonra girdiği sınavı kazanarak Maliye Bakanlığı’nda hesap uzman yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Daha sonra hesap uzmanı oldu, Maliye Bakanlığı adına bir yıl Fransa’da kaldı.
1983 yılına kadar hesap uzmanlığı yaptıktan sonra Gelirler Genel Müdürlüğü’ne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev yaptı, daha sonra Gelirler Genel Müdür Yardımcılığı’na getirildi. 1991 yılında Bağ-Kur Genel Müdürlüğü görevine, 1992 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne atandı. Sonrasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı’na atandı.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı, bir süre de Hacettepe Üniversitesinde ders verdi. 1999 yılında ise kendi isteği ile SSK Genel Müdürlüğü görevinden emekliye ayrıldı.
Emekli olduktan sonra bir süre Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği’nde genel başkan ve Türkiye İş Bankası’nda yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Daha sonra siyasete atıldı ve 22., 23., 24., 25., 26. ve 27. dönem İstanbul Milletvekili seçildi. CHP Grup Başkanvekiliyken, 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan CHP 33. Olağan Kurultayı’nda partinin 7. genel başkanı oldu,
Başkanlığı döneminde “yeni CHP” söylemiyle partinin sosyal demokrat kimliğini güçlendirmeye çalıştı. 2017’deki “Adalet Yürüyüşü”, partisinin kitlesini genişleten en çarpıcı siyasi hamlelerinden biri olarak hafızalara kazındı. Ancak, girdiği seçimleri kazanamaması liderliği boyunca en çok eleştirilen nokta oldu.
Kılıçdaroğlu, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı’nın adayı olarak Recep Tayyip Erdoğan’a karşı yarıştı. Kaybedilen seçimlerin ardından partisi içinde muhalefet yükseldi. Olağan Kurultay’da Özgür Özel’in adaylığını destekleyen genç ve değişimci kanat, partide yönetimi değiştirdi.
Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştiriler genel olarak üç başlıkta toplanıyor:
-Seçim kayıpları: Genel başkanlığı süresince girdiği hiçbir genel seçimi kazanamaması, uzun süre iktidarı elde edemeyen muhalefetin sorumlusu olarak gösterilmesine yol açtı.
-Değişime direniş: 2023 seçimlerinden sonra istifa etmemesi, parti içinde değişim isteyen gruplar tarafından “koltuğa tutunmakla” suçlanmasına neden oldu.
-İttifak stratejisi: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde izlenen aday belirleme süreci ve ittifak politikaları, muhalif seçmen tarafından da tartışmalı bulundu.
Ancak asıl eleştirildiği konu, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin oylandığı 2017 referandumunda Yüksek Seçim Kurulu’nun mühürsüz oyların geçerli sayılması kararına karşı direnmemesi oldu. Referandum, sonuçları itibarıyla Türkiye’nin yakın geçmişindeki en önemli siyasi dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.
2019 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara’yı CHP’nin adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın kazanması ise, Kılıçdaroğlu’nun başarısı kabul edildi. AKP’nin özellikle İstanbul’u kaybetmesi, bugüne kadar gelen siyasi gelişmelerin başlangıç noktası oldu.
2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde muhalefeti “Altılı Masa” çatısı altında buluşturmayı başarması da onun hanesine yazıldı. Ancak, kamuoyu yoklamalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında İmamoğlu ve Yavaş’ı daha şanslı göstermesine karşın kendi adaylığında ısrar etmesi ve sonuç olarak seçimi kaybetmesi çok eleştirildi.
2023 yılındaki 38. Olağan Kurultay’da İmamoğlu tarafından desteklenen Özgür Özel’le girdiği başkanlık yarışını kaybetmesinden sonra Kılıçdaroğlu’nun köşesine çekileceğini düşünenler çoğunluktaydı. Ancak, Ankara’da bir ofis tutarak siyasi çalışmalarını sürdürdü.
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 38. Kurultay için “şaibeli” demesine, parti yöneticilerinin sessiz kalması konusunda “sukut ikrardan gelir” diyerek dolaylı destek verdi.
1974 yılında teyze çocuğu Selvi Özdağ’la evlenen Kılıçdaroğlu’nun ikisi kız, biri erkek üç çocuğu bulunuyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayımlanmış dört kitabı ve çok sayıda makalesi bulunuyor. Orta düzeyde Fransızca biliyor.
Not: Yazı internet kaynaklarından yararlanılarak hazırlanmıştır.
Diğer “Portre” yazıları için tıklayın
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
