Cuma, 15 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 15 Mayıs 2026 08:03
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Kaosa boğmak-Sertaç Eş (Cumhuriyet)

“Siyasetin görünümü kapkaranlık. Cumhuriyet’in dünkü manşetine bakın, iddialar, hukukun getirildiği nokta insanlara korku salıyor. Bu ülke daha ne kadarını kaldıracak, hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Bir yandan operasyon yürüyor. Hedef CHP, yıpratmak, psikolojik çöküntü yaratmak, partiyi kirletmek, itibarsızlaştırmak, itibar suikastı… İftira pervasızlığı Özel’in özel kalemine kadar ulaştırıldı. Neymiş efendim, Özel son genel seçimde Özkan Yalım’dan para almışmış… Beyler, Türkiye’de yaşıyoruz. Seçim döneminde seçim bütçesi hazırlamayan siyasetçi mi var? Siyasetin ne kadar masraflı bir iş olduğunu biz mi anımsatalım sizlere? Sadece CHP’liler mi siyasete bütçe hazırlıyor? Saadet Partililer, BBP’liler, Sol Partililer, TKP’liler fotosentezle mi masrafları karşılıyor? Ya iktidar partileri, nasıl kaçıracaksınız siyaset harcamalarınızı gözlerden? Her şeyi toplum görüyor.

Böyle giderse bu dönem CHP’de suçlanmadık, saldırılmadık kimse, yerel yönetici kalmayacak.

Bir de önümüzdeki dönemde yapılacakları hazırlayan operasyon odaları var. Ona da dikkat etmek lazım. Örneğin, nisan ayı içinde yine CHP’lilerin bulunduğu bir grup, partiye atanacak kayyumu belirlemek için arayıştaydı. İsimler tespit edildi, öneriler götürüldü. Hukukta konusuz kalmış iddia ile tıpta “ex” olmuş, yani ölmüş insan arasında fark yoktur. Hukuk yoluyla ölü diriltilmeye çalışıldığına tanıklık ediyoruz. Emin olun butlan konusu bitmedi. Operasyon odası, zaman ayarlaması yapıyor. Bazı “CHP’liler umutlarını” sonbahara ertelemiş durumda.

Şöyle düşünün… Seçime kısa süre; 3-4 ay kala CHP’ye kayyum atandı. Partide YSK’nin onayladığı kurultay süreçleriyle seçilmiş bir genel başkan bir de mahkemenin genel başkanı. Evet, evet aynı İstanbul’daki gibi… Partinin propaganda çalışmalarını, harcamaları kim yapacak, alanlara kim çıkıp ne söyleyecek? Cumhurbaşkanı adayını kim belirleyecek, milletvekili aday listesini kim hazırlayacak? Bu işlemlere mahkemeler ne diyecek, YSK ne diyecek? CHP birbirine nasıl düşürülecek?

İşte, başlıkta vurguladığımız CHP’yi bu kaosa boğma senaryosu, operasyon odasında çalışılıyor.

Kaosun diğer eli de boş durmuyor. İYİ Parti hedef alınıyor. Yalan haberle Dervişoğlu için muhalif seçmende tereddütler oluşturulmaya çalışılıyor. İYİ Parti için de “iç operasyon” senaryoları uçuşturuluyor.”

Kapatma ve yedek parti-Can Ataklı (Nefes)

“Herkes “CHP için butlan kararı alınacak mı?” düşünürken şimdi de CHP’nin kapatılması gündeme getirildi.

Kapatma için dayanak Muhittin Böcek ve Özkan Yalım’ın itirafları gösteriliyor.

Bu iki belediye başkanı bizzat Özgür Özel’in talimatıyla partiye “para desteği” yaptıklarını söylediler.

İşte bu noktada devreye partilerin alacakları yardımlarla ilgili anayasal yaptırımlar kanunlar devreye giriyor.

Siyasi partiler eğer seçimlerde yüzde 3 oranında oy almışlarsa hazineden yardım alabiliyorlar.

Bu yardımın miktarı partinin oy oranına göre saptanıyor.

Partiler hazine yardımı dışında üye aidatları, bağışlar, parti etkinlikleri ve yayın faaliyetlerinden gelir elde edebiliyor.

Bağışlar konusunda ise kısıtlamalar var.

Partilerin mali bağımsızlığını korumak amacıyla şu bağış türleri yasak;

  • Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, başka ülkelerdeki gerçek veya tüzel kişilerden yardım alınamaz.
  • Anonim şirketlerin (hisse senetleri borsada halka açık olanlar hariç) yaptığı bağışlar belirli sınırlamalara tabidir.
  • Belediyeler ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yapılan yardımlar kabul edilemez.

AKP’ye yakın hukukçular iki belediye başkanının itirafları sonucu CHP’ye “Belediyelerden bağış almak” suçlamasıyla kapatma davası açılabileceğini ileri sürüyorlar.

Bu gerekçe ile parti kapatılırsa ne olur?

Özgür Özel ise son açıklamalarında kapatma kararına karşı “yedek parti” kurulduğunu açıkladı.

Yedek parti CHP adını ve amblemini kullanamaz, ama yönetici kadrosu pek değişmeyeceği için seçmen doğal olarak bu partiye kayabilir.

Tabii her konuda olduğu gibi bu konuda da kararı AKP Genel Başkanı Erdoğan verecektir.”

Akbelen olayı: Bir sistem fotoğrafı-Çiğdem Toker (T24)

““Mezarlarımızı taşımak zorunda kaldık. Babam büyük dedemin kemiklerini elleriyle topladı.”  

“Bizim hayatlarımız şirketin kârından daha değerli.”

Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın, tahliyesinden sonra T24’te Candan Yıldız ile röportajında sarf ettiği bu cümleler, iktidarın politika tercihine yaslanan şirketlerin, vatandaşa yaptıklarına ayna tutmuyor sadece.

Eşsiz doğanın eşsiz alanları; kanunla, kararla, yönetmelikle şirket çıkarlarına amade kılındığı halde, bu yıkım sanki kamu yararına yapılıyormuş gibi gösterilen maskeyi de indiriyor. 

O “maske”yi meşru kılabilmek için kurulan şirketlere ayrılan bütçelere, yapılan sayısız açıklamalara rağmen üstelik. 

Haklı olmak böyledir.  Kanunilik ile meşruluk arasındaki fark gibidir. 

Limak-İçtaş’ın işlettiği Yeniköy Kemerköy Santrali’ne kömür sağlasın diye, Milas’ta kömür madeni sahalarının genişletilmesi için devletin onca kurum ve kuruluşunun adeta seferber olarak türlü türlü hukuksal metinler, kanunlar, kararlar, ruhsatlar, izinler çıkarmalarına, yayımlamalarına yaymalarına ve yürürlüğe sokmalarına karşın; insanların darmadağın edilen hayatlarının ağırlığı karşısında, yapılanların psikolojik üstünlük kuramayışıdır. 

Bir yanı TBMM’de geçen yaz sırf bunun için çıkarılan yasadan, bir yanı Cumhurbaşkanı imzalı acele kamulaştırma kararından, tarihi arka planı Özelleştirme İdaresi’nden, kayıtlı sermaye sistemine geçtiği için (şu andaki şirket sermayesi 14,6 milyar TL) bir yanı Sermaye Piyasası Kurulu’ndan, bir yanı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan, öteki yanı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gibi devletin önemli kurum ve kuruluşlarından bir dizi yasal dayanak alsa da Yeniköy-Kemerköy santralinin faaliyeti için kömür sağlamak için doğayı ve insanların hayatını bozmaya kapı açan bu silsile, rıza ü-re-te-mi-yor. 

Sebebi yalın. 

Devletini olanca kudretini içeren tüm bu bu izinler ve işlemler silsilesinin içinde “vicdan” yok çünkü. Kanunda, kararda, ruhsatta olmayan o vicdanı, Esra Işık’a verilen destekte görmemiz bu yüzden. O desteğin adı, toplumsal vicdan.”

Ankara’nın gönlü Paşinyan’dan yana-Uğur Ergan (halktv.com.tr)

“328 kilometre sınır hattına sahip olduğumuz Ermenistan’da gözler 7 Haziran’da yapılacak
parlamento seçimlerine çevrilmişken, Ankara ile Erivan arasında yakınlaşmayı hızlandıran
hamleler de birbiri ardına geliyor.

En son geçen Çarşamba günü Dışişleri Sözcüsü Öncü Keçeli, Türkiye ile Ermenistan arasında
doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.
Buna göre Türkiye’den üçüncü ülkeler üzerinden Ermenistan’a giden veya aynı güzergâhı
kullanarak gelen malların nihai çıkış ve varış noktası resmi kayıtlarda “Ermenistan/Türkiye”
diye yazılabilecek.

İki ülke arasında 2022’den beri devam eden normalleşme süreci kapsamında daha önce
yapılanları da kısaca hatırlatmak gerekir.

 Ermenistan, sınır geçişlerinde pasaportlara vurulan damgalardan Ağrı Dağı siluetini kaldırdı. Özel şirketlerin zaten uçuşu vardı ama Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi bayrak taşıyıcısı THY de İstanbul-Erivan uçuşlarını başlattı.

İki ülke sınırında yer alan tarihi Ani Köprüsü’nün restorasyonu için resmi bir mutabakat zaptı imzalandı.

1993’ten beri kapalı olan Kars-Gümrü demiryolu hattı rehabilite edilerek yeniden faaliyete geçirilecek.

Geriye iki önemli maddenin kaldığını söyleyebiliriz.

İki ülke arasındaki kara sınır kapısı Alican (Iğdır) ile rehabilitasyon sonrası demiryolu sınır kapısı Akyaka’nın (Kars) açılması ve diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi.

Aslında iki sınır kapısı da rahatlıkla kullanılabilecek durumda.

Hatta kısa süre önce Alican Sınır Kapısı’nın 4 Haziran’da açılacağı iddia edilmişti ancak Türkiye Dışişleri Bakanlığı bu iddiayı yalanladı.

Kabul etmek gerekir ki, Ankara ile Erivan’ın yakınlaşmasında Paşinyan’ın pozitif tutumu önemli rol oynadı.”

Cari açık mı sanayi açığı mı?-Yalçın Karatepe (BirGün)

“Bu hafta açıklanan ödemeler dengesi verileri cari açıktaki büyümeyi yeniden tartışma konusu yaptı. Evet, cari açık sorun. Ama bu soruna kalıcı çözüm, ancak üretim modelimizi değiştirmekle başlar. Nasıl mı? Gelin anlatayım.

Türkiye üretiyor. Ama asıl soru şu: Bu üretim neyle yapılıyor?

İthal enerjiyle, ithal ara malla, ithal makineyle, ithal kimyasalla. Tarımda ithal tohumla, ithal gübreyle, ithal ilaçla. Yakıt dışarıdan, makinenin parçası dışarıdan, kumaşın ipliği dışarıdan, elektroniğin çipi dışarıdan, tarlanın gübresi dışarıdan geliyor.

Türkiye’nin temel sorunu üretmemesi değil; üretimin dışarıya bağımlı hale getirilmiş olmasıdır.

Cari açık da tam burada başlar. Yurt dışından kazandığın para, yurt dışına yaptığın ödemeyi karşılamıyorsa açık verirsin. Ama mesele yalnızca “çok ithal ediyoruz” diye geçiştirilemez. Asıl soru şudur: Ne ithal ediyoruz?

Türkiye’nin ithalatının büyük kısmını enerji ve ara mallar oluşturuyor. Yani tüketmek için değil, üretmek için almak zorunda olduğumuz kalemler. Bunlar kesildiğinde fabrika durur; pahalandığında maliyet yükselir; dövizle alındığı için kur her sarsıldığında üretim yapısı birlikte sarsılır.

Mehmet Şimşek’in temsil ettiği ekonomi çizgisi ise bu tabloya başka yerden bakıyor: cari işlemler açığını “tasarruf açığı” olarak görüyorlar. Ülke yeterince tasarruf etmiyor, fazla harcıyor, dış kaynağa ihtiyaç duyuyor diyorlar. Bu teşhisten çıkan reçete de bellidir: iç talebi kısmak, krediyi daraltmak, faizi yükseltmek, ücretleri baskılamak.

Oysa Türkiye’nin sorunu tasarruf düzeyiyle açıklanamaz. Daha derindeki sorun, üretimin ve GSYH’nin yapısıdır. Türkiye büyürken ithalata bağımlı büyüyor. Sanayi üretimi arttığında enerji, ara malı, makine, kimyasal ve teknoloji ithalatı da artıyor. İhracat yapabilmek için önce ithalat yapmak zorunda kalıyor.

Bu nedenle cari açığın altındaki asıl mesele dış ticaret açığıdır; dış ticaret açığının altında ise üretimin ithal girdiye bağımlı yapısı vardır.

Ekonomi yönetimi bu yapıyı değiştirmek yerine cari açığı bir sonuç değişkeni olarak yönetmeye çalışıyor. Faizle talebi soğutuyor, kurla denge arıyor, yabancı sermaye girişiyle açığı finanse etmeye uğraşıyor. Ama bunlar üretim yapısını değiştirmez. Sadece sorunu erteler.”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Ruhban Okulu açılıyor mu?
Sonraki Makale Evrensel Nâzım Konseri

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Evrensel Nâzım Konseri

Medya Günlüğü
15 Mayıs 2026
ManşetSerbest Kürsü

Ruhban Okulu açılıyor mu?

Gürsel Demirok
15 Mayıs 2026
GünlükManşet

Vatan için “ilk kurşun”

Medya Günlüğü
15 Mayıs 2026
EditörGünlük

Lozan Antlaşması’nda Patrikhane

Medya Günlüğü
15 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?