Futbol tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Macar Ferenc Puskas (okunuşu Puşkaş), yalnızca attığı gollerle değil, oyuna kattığı estetikle de adını ölümsüzler arasına yazdırmış bir efsaneydi.
1927 yılında Budapeşte’de doğan Puskas, futbola çok genç yaşta başladı ve kısa sürede yeteneğiyle fark yarattı. Asıl ününü ise Macaristan Millî Futbol Takımı ile yakaladı. “Altın Takım” olarak bilinen o jenerasyon, 1950’li yıllarda dünya futboluna damga vurdu. Elbette Puskas, takımın hem kaptanı hem de en büyük yıldızıydı.
Sol ayağını adeta bir sihirli değnek gibi kullanan Puskas, oyun görüşü, pas yeteneği ve bitiriciliğiyle rakip defansların korkulu rüyasıydı. Macaristan formasıyla çıktığı 85 maçta attığı 84 gol, onun ne kadar olağanüstü bir golcü olduğunun en net kanıtıydı. Bütün kariyeri boyunca çıktığı toplam 744 karşılaşmada 754 gol attı. (Bazı kaynaklara göre 792 karşılaşmada 802 gol kaydetti.)
Futbolseverler arasındaki lakaplarından biri, “küçük kardeş” anlamına gelen “Öcsi”ydi. Bir diğer lakabı ise, “Dörtnala Koşan Binbaşı”ydı. Bu, hem sahadaki akıcı ve hücumcu oyun tarzına hem de takımı Honved askeri bir kulüp olduğu için ona verilen binbaşı rütbesine atıftı.
Kulüp kariyerinde ise en parlak dönemini Real Madrid formasıyla yaşadı. 1958 yılında İspanya’ya transfer olan Puskas, burada da efsaneleşti. UEFA Şampiyonlar Ligi (o dönemdeki adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası) finallerinde attığı goller ve kazandığı kupalarla adını kulüp tarihine altın harflerle yazdırdı. Özellikle 1960 finalinde attığı 4 gol, hâlâ unutulmazlar arasında.
Türkiye maçı
Puskas’ın liderliğindeki Macar Milli Takımı dünyada zaferden zafere koşarken 19 Şubat 1956’da Türk Milli Takımı ile dostluk karşılaşmasına çıktı.
İstanbul Mithatpaşa Stadyumu’nda (şimdiki Beşiktaş Tüpraş Stadyumu) oynanan karşılaşmayı Türkiye Lefter Küçükandonyadis (2) ve Metin Oktay’ın golleriyle 3-1 kazandı. Macarların golü Puskas’tan geldi.
Bu o zamanlar için o kadar sansasyonel bir skordu ki, bazı Avrupa gazeteleri ajanslardan gelen maç sonucunun yanlış olduğunu sandı ve maçı Macaristan’ın 3-1 kazandığını yazdı.
Puskas Ödülü
Puskas’ın futbol anlayışı sadece skor üretmekten ibaret değildi. O, sahada zekâyı, yaratıcılığı ve estetiği birleştiren bir sanatçıydı. Bu yüzden günümüzde yılın en güzel golüne verilen FIFA Puskas Ödülü onun adını taşıyor.
2006 yılında hayata veda eden Ferenc Puskás, geride sadece rekorlar değil, aynı zamanda futbolun nasıl oynanması gerektiğine dair ilham verici bir miras bıraktı. Onu izleyenler için bir futbolcudan çok daha fazlasıydı: sahadaki bir sanatçı, oyunun gerçek ustalarından biriydi.
Fotoğraf: index.hu
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
