Savunma, güvenlik ve istihbarat alanlarındaki büyük gelişmeler uluslararası düzeni de etkileyerek yeni arayışlara yol açmıştır.
Bu arayışlarda, diplomasi en önemli araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeni düzen arayışlarında, barış içinde diplomasi kullanılarak söz konusu düzenin oluşturulmasına çalışılacaktır. Bu şekilde, istikrarlı bir uluslararası sistemin ortaya çıkarılması mümkün olabilecektir. Bugünün dünyasında karşılaşılan sorunların sadece ikili ilişkiler çerçevesinde çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Büyük güçler de tek taraflı olarak söz konusu sorunların giderilmesini sağlayamaz. Bu sorunlar ancak, dayanışma ve işbirliği ile yönetilen çok taraflı diplomasi ile çözüme kavuşabilirler. Böylelikle, 21. yüzyıl çok taraflı diplomasi yüzyılı olmak zorundadır.
Bu aracın kullanılması için etkin bir Birleşmiş Milletler (BM) sisteminin ortaya çıkarılmasını düşünmemiz gerekmektedir. Bugünkü dünya savaş, istikrarsızlık ve iletişim kopuklukları ile birlikte, jeostratejik sorunlarla karşı karşıya kalmış bulunmaktadır. Başka bir deyişle, bugünkü dünya anlaşmazlıklar, cezasızlık ve belirsizlik ile doludur. Ayrıca, jeopolitik bölünmeler, uluslararası hukuk ihlali, kalkınma yardımlarındaki kesintiler ile karşı karşıyayız. Bu durum, küresel işbirliğinin temellerini sarsarak, çok taraflı diplomasiyi sınayıcı sonuçlar doğurmaktadır.
Diğer taraftan, küreselleşen dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlar da çok taraflı diplomasinin ilgi alanına dahildir. Çözüm yolları da bu diplomasi içinde öngörülmelidir. Bu gelişmeler ayrıca, nükleer silahların barış üzerindeki etkilerinin de yeniden düşünülmesini gerekli kılmaktadır. Gerçekten, nükleer savaşlar “Soğuk Savaş” döneminde olduğu gibi bugün de dünya politikasını etkileyerek şekillendiren temel unsurlardan biridir.
Son yıllarda konvansiyonel silah sistemlerinde meydana gelen teknolojik gelişmeler ve özellikle yapay zekanın savaş endüstrisindeki önemli etkisi, silah tasarımı ve kullanımında yeni bir döneme yol açmıştır. Bu durum da, barışı sağlama sürecinde sadece nükleer silahları değil, konvansiyonel silahların da etkin bir biçimde kontrol edilmesini zorunlu hale getirmektedir. Silahların kontrolü ve silahsızlanma çok taraflı diplomasinin önde gelen alanlarından biridir. Bu çerçevede, diplomasi sadece siyasi ilişkilerin değil, küresel güvenliğin gerçekleştirilmesi açısından da kritik bir araç halini almıştır. Bugün, yapay zekâ destekli silah sistemleri, enformasyon silahları, nükleer silahları etkisiz kılabilecek teknolojik gelişmeleri sağlamıştır. Bu gelişmeler, nükleer silahlar arasındaki dengeyi bozarak, caydırıcılık ilkesinin sorgulanmasına yol açabilecek yeni gelişmelere sebebiyet verebilecektir.
Böylelikle, 21. yüzyılda savaşın tamamen ortadan kalkmayacağı gerçeğini kabul ederek, çok taraflı diplomasinin ve küreselleşmenin ortaya çıkardığı olanakları daha geniş bir şekilde ele alarak değerlendirmemiz icap edecektir.
(Büyükelçi (E) Prof. Dr. Ali Engin Oba, tasam.org)
Makalenin devamını okumak için tıklayın
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
