Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Rus Monokl dergisine yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin dış politikasını değerlendirdi.
Topsakal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı Türkiye’nin Rusya ve Çin’le (TRÇ) ittifak kurma” önerisinin stratejik önem taşıdığını belirtti. Mart ayındaki Moskova ziyaretiyle ilgili olarak Rus Vedomosti gazetesine yaptığı açıklamalar Türkiye’de büyük yankı yaratan Topsakal, Rusya’da ekonomi ve jeopolitik analizleriyle öne çıkan Monokl dergisinin de sorularını yanıtladı. Dergi, Gevork Mirzayan imzalı haberi, “Türkiye, İran ve Çin birbirini tamamlamalı” başlığıyla verdi. (manşet fotoğrafı)
Orta Doğu’daki krizlere değinen Topsakal, Türkiye’nin bölgedeki pozisyonunu “aktif ancak çatışma üretmeyen denge siyaseti” olarak tanımladı. Türkiye’nin kendisini krizlerin parçası değil, krizleri sınırlandırmaya çalışan bölgesel bir güç olarak konumlandırdığını vurgulayan Topsakal, özellikle İran krizinin geniş çaplı bir zincir reaksiyon oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Topsakal, Türkiye’nin bölge politikasının temel ilkesinin net olduğunu belirterek, “İran’a da diğer bölge ülkelerine de yaklaşımımız aynı. Her türlü dış müdahaleyi ve dış baskıyı reddediyoruz” dedi.
Topsakal, İran’a yönelik askeri müdahalelerin yalnızca bir ülkeyi değil, tüm Orta Doğu’nun istikrarını tehdit edeceğini, bu tür gelişmelerin Körfez’den Kafkasya’ya, Orta Asya’dan Doğu Akdeniz’e kadar geniş bir coğrafyada yansımaları olabileceğini söyledi.
İran’ın yalnızca kendi sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini, ülkede yaşanabilecek herhangi bir istikrarsızlığın bölgesel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten MHP Genel Başkan Yardımcısı, İsrail ve ABD’nin politikalarına da değindi ve İsrail’in “genişleme ve nüfuz artırma stratejisi” izlediğini, bu durumun bölgedeki gerilimi artırdığını vurguladı.
ABD’nin küresel ölçekte güç kaybı yaşadığını ve bu nedenle bazı bölgelerde “çatışma üzerinden kontrol” stratejisine yöneldiğini öne süren Topsakal, Ukrayna, Balkanlar, Kafkasya ve Tayvan örneklerini bu sürecin parçaları olarak değerlendirdi.

Topsakal, İran’daki olası etnik gerilimler konusunda, dış müdahalelerin bölgeyi dönüşü olmayan bir kaosa sürükleyebileceğini belirtti ve Türkiye’nin bu tür senaryolara karşı olduğunu vurgulayarak, “Ankara, İran’ın iç istikrarını hedef alan hiçbir projeye destek vermez. Bizim yaklaşımımız bölünme değil, bütünlük” dedi.
Topsakal, Türkiye’nin Libya, Katar ve Azerbaycan gibi farklı bölgelerde aktif diplomasi yürüttüğünü, Ankara’nın gerektiğinde arabulucu, gerektiğinde güvenlik sağlayıcı bir rol üstlendiğini bildirdi.
Topsakal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki dış politikanın “krizleri yönetme ve diplomatik kanalları açık tutma” ekseninde ilerlediğini söyledi.
Küresel sistemin çok kutuplu bir yapıya evrildiğine işaret eden MHP’li yetkili, Türkiye-Rusya-Çin ekseninde gündeme gelen olası iş birliği modelinin askeri, ekonomik ve jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu, bu tür bir yapının “rekabet yerine tamamlayıcılık” temelinde kurulması gerektiğini vurguladı.
Dünya düzeninin artık tek merkezli bir yapıdan uzaklaştığını belirterek, ABD’nin borç yükünün, Çin’in yükselişinin ve güç merkezlerinin değişiminin yeni bir uluslararası sistemi zorunlu kıldığını söyleyen Topsakal, “Güvenlik, ekonomi ve iş birliği yeni bir dengeye ihtiyaç duyuyor” dedi ve mevcut süreci “sistem krizi” olarak tanımladı.
Rus dergisine açıklamalarının son bölümünde Topsakal, Türkiye’nin dış politika çizgisinin temelinde müdahalelere karşı çıkmak ve bölgesel istikrarı savunmak olduğunu, Ankara’nın Orta Doğu’dan Kafkasya’ya uzanan geniş bir coğrafyada diyalog ve denge siyasetini sürdürmeye devam edeceğini söyledi.
İlgili haber:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
