Cuma, 1 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Kriz ve Türkiye’nin Kıbrıs çıkmazı

Aydın Sezer
Son güncelleme: 1 Nisan 2026 23:14
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Orta Doğu’da birinci ayını geride bıraktığımız savaş ve bu savaşın etrafında şekillenen diplomatik manevralar, bölgesel bir çatışmanın çok ötesinde, küresel kapitalist sistemin ve enerji jeopolitiğinin yeniden dizayn edildiği bir sürece işaret ediyor.

Öncelikle şunun altını net olarak çizmek gerekiyor: Savaş olağan seyrinde devam ediyor ve ABD’deki Trump yönetiminin aldığı son kararlar, savaşı bitirmeye değil, enerji ve mali piyasaları kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etmeye yönelik adımlardır.

Trump’ın bu işten sıyrılmaya çalıştığı ya da Netanyahu tarafından “kandırıldığı” şeklindeki okumalar, sahadaki realiteyle bağdaşmıyor. ABD’nin, özellikle de Trump yönetiminin, savunma sanayi ve hidrokarbon yatakları üzerinden okuduğu bambaşka bir ajandası var. Tıpkı Venezuela’da ya da Suriye’de gördüğümüz gibi, ABD’nin İran’daki temel hedefi bölgeye “demokrasi” götürmek değil; Batı ile uyumlu, enerji kaynaklarını ABD şirketlerinin kullanımına açabilecek pragmatik bir yönetimin iş başına gelmesidir. Trump, zeki bir iş adamı pratiğiyle bu savaşın maliyetini Avrupa’ya ve Körfez ülkelerine yıkmayı büyük ölçüde başarmış, Orta Doğu’da İsrail eksenli yeni bir güvenlik mimarisinin temellerini tahkim etmiştir.

Bu tablonun sessiz ama en kârlı aktörlerinden biri ise şüphesiz Rusya’dır. Projektörlerin Ukrayna’dan Körfez’e kayması, silah ve mühimmatın bu bölgeye yönelmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji fiyatlarını yukarı çekmesi, Rusya hazinesi ve dış politikası açısından bulunmaz bir fırsattır. Çin ise her zamanki “bekle ve gör” politikasıyla, askeri ve siyasi arenada Rusya’yı takip ederken, asıl odak noktasını kendi enerji güvenliğini nasıl sağlayacağına kilitlemiş durumdadır.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs: Tehdit mi, Fırsat mı?

Tüm bu küresel satranç oynanırken, krizin dalgaları kaçınılmaz olarak Doğu Akdeniz’e ve Kıbrıs’a çarpıyor. Ancak burada bir yanılgıyı düzeltmek şart: İran saldırısı ya da Körfez’deki gelişmeler Kıbrıs’ın önemini artırmış değil; Kıbrıs zaten çok önemli olduğu için bu krizdeki rolü daha görünür hale gelmiştir.

Kıbrıs, Avrupa Birliği’nin sınırıdır. İngiliz üsleri üzerinden NATO’nun bölgedeki “yüzen uçak gemisidir”. Fakat bundan çok daha önemlisi, Kıbrıs bugün Chevron, Exxon, Total ve ENİ gibi çok uluslu enerji devlerinin operasyon merkezidir. Unutmamak gerekir ki; Chevron ve Exxon neredeyse, ABD oradadır. Total neredeyse Fransa oradadır. Dışsal etkiler, Kıbrıs Adası’nı bugün bambaşka, çok daha stratejik bir konuma taşımıştır ve savaş bittiğinde de bu gerçeklik değişmeyecektir.

İşte tam bu noktada, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs’ın içine düştüğü açmazı konuşmamız gerekiyor. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve transit ticaret yolları açısından vazgeçilmez bir aktör olma potansiyeline sahipken, ne yazık ki dış politikamızı salt bir “tehdit algısı” üzerine inşa etmiş durumdayız. Klasik SWOT analizindeki “Fırsat” (Opportunity) kelimesini lügatimizden sildik, her gelişmeyi bir beka sorununa dönüştürdük. Tehdit algısıyla yaşamayı ve abartmayı çok seviyoruz galiba.

Bir yanda NATO üyesi olmakla övünüyor, diğer yanda Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği üzerinden devasa bir ticaret hacmi yürütüyoruz. Ancak iş Kıbrıs’a geldiğinde, bu dış etmenleri ve uluslararası hukukun realitelerini bir kenara bırakıp, salt ulusalcı ve sözde antiemperyalist bir refleksle hareket ediyoruz. “Deniz üssü kuralım, hava üssü kuralım” hamleleri, Birleşmiş Milletler kararları ve sahadaki uluslararası ittifaklar karşısında maalesef bir sonuç üretmiyor.

Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine oluştuğu iddia edilen o üçlü, dörtlü yapıların (İsrail-Kıbrıs-Yunanistan-ABD) tümünün temel nedeni, geçmişte Türk dış politikasının yarattığı boşluklar ve Mısır, İsrail gibi aktörlerle rasyonel olmayan gerekçelerle köprülerin atılmasıdır. Bugün bu hatalardan dönülmeye çalışılsa da, Kıbrıs konusunda iktidarı ve muhalefetiyle içine hapsolduğumuz “devlet politikası” ezberi, bizi çözümden ve bölgesel zenginlikten uzaklaştırıyor.

Türkiye, Kıbrıs politikasını hamasetten arındırıp, değişen küresel enerji ve güvenlik mimarisine entegre edecek şekilde revize ettiği gün, Doğu Akdeniz’in en çok kazanan ülkesi olacaktır. Aksi takdirde, adayla ilgili dışsal etkilerin tümü Türkiye’nin aleyhine gelişmeye ve bizi kendi coğrafyamızda yalnızlaştırmaya devam edecektir. Realite budur ve dış politika, temennilerle değil, bu realiteler üzerinden kurgulanmak zorundadır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Birleşmiş Milletler’e acil çağrı
Sonraki Makale Gücün yoğunlaşması ve sessiz birikimin patlaması

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörKöşe Yazıları

“Ağır sıklet” Verşinin Ankara’da

Aydın Sezer
1 Mayıs 2026
EditörKöşe Yazıları

Türkiye’nin kendi zihnine yabancı aydını

Metin Duyar
1 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

Hazmedemedikleri gün

Orhan Alpdündar
1 Mayıs 2026
EditörKöşe Yazıları

Emeğin sessiz hikâyesi

İsmail Boy
1 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?