Hiçbir zaman resmî olarak kabul etmese de İsrail’in elinde nükleer silah bulunduğu biliniyor.
Üstelik, İsrail’in nükleer programının başladığı tarih 1950’lere kadar gidiyor. En kritik tesis geçen hafta İran’ın hedef aldığı Dimona Nükleer Araştırma Merkezi. Bu tesisin kuruluşunda özellikle Fransa’dan teknik destek alındı. Amaç başlangıçta “araştırma” olarak sunulsa da zamanla bir silah programı uygulandı.
Yıllar süren belirsizlik ve iddiaların ardından 1986’da Mordechai Vanunu adındaki teknisyen Dimona’da çekilmiş gizli fotoğrafları basına sızdırdı. Söz konusu fotoğraflar İngiliz The Sunday Times tarafından yayımlandı ve büyük yankı yarattı. Vanunu reaktörde 200’e yakın bomba üretilmesini sağlayacak miktarda plütonyum üretildiğini söyledi. Bu olay İsrail’in nükleer silah ürettiğine dair en güçlü kanıt olarak kabul ediliyor. Vanunu daha sonra Mossad tarafından kaçırıldı ve uzun yıllar hapis yattı.
İsrail’in kaç nükleer silaha sahip olduğu konusunda resmî bir veri yok. Ancak Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü ve Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu gibi kuruluşların tahmini İsrail’in elinde 80-100 arası nükleer başlık bulunduğu yönünde.
Uzmanlara göre İsrail’in nükleer silahları farklı platformlarla taşınabiliyor:
1-Kara tabanlı füzeler
Jericho serisi balistik füzeler
2-Hava gücü
F-15 / F-16 uçaklarıyla taşınabilen nükleer bombalar
3-Deniz gücü
Almanya yapımı Dolphin sınıfı denizaltılar
“Nükleer muğlaklık”
İsrail nükleer silahlara sahip olup olmadığı konusunu özellikle muğlakta bırakıyor. Bunun nedenlerinin başında belirsizlik yaratarak caydırıcı olma niyeti geliyor. Bir diğer neden ise, uluslararası baskıdan kaçınma çünkü İsrail, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na taraf değil.

İsrail dışında sekiz ülkenin nükleer silahı var: Rusya (5459 başlık) ABD (5277), Çin (600), Fransa (290), Birleşik Krallık (225), Hindistan (180), Pakistan (170) ve Kuzey Kore (50). Bu ülkelerin elinde, 9631’i hemen atılmaya hazır toplam 12.331 nükleer başlık bulunuyor. Sadece tek bir nükleer silahın kullanılmasının, örneğin New York’ta yaklaşık 600 bin kişinin hayatına mal olacağı hesaplanıyor.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
