Sabahları belirli bir saatte uyanmak zorunda olanlar eskiden horozlardan yararlandı, sonra çalar saat kullandı, günümüzde ise cep telefonlarının alarmına bel bağladı.
Fakat insanlık tarihinde çok daha değişik ve yaratıcı uyandırma yöntemleri var. Mesela çok eskilerde mum saatleri her saat başı bir iğne düşürüp metal tepsiye çarparak ses çıkarırdı. Çin’de iplerle asılı metal toplar düşerek “gonk” sesi çıkaran tütsü saatleri vardı. Antik Yunan’daki su saatleri ise, su doldukça basınç artar ve sonunda düdük benzeri ses çıkarırdı.
Sanayi Devrimi sırasında fabrikalar dakikliği zorunlu hâle getirince işe yetişmesi gerekenler için önemli bir sorun ortaya çıktı. İşçilerin işe birkaç dakika geç kalması bile üretime zarar verebiliyordu. Ancak o dönem yeni çıkan çalar saatler çok pahalı olduğu için işçiler alamıyordu. Fabrikalar çalışanlarını uyandırmak için düdük ve çan kullanmayı denese de işe yaramadı.
Bunun üzerine Türkçeye “uyandırıcı” olarak çevirebileceğimiz çok ilginç bir meslek türedi. Uyandırıcılar sokak sokak dolaşıp ellerindeki sopalarla insanların pencerelerini tıklatır, bazen camlara bezelye fırlatırlar ve uyanana kadar oradan ayrılmazdı.
Uyandırıcılar gece boyunca ayakta kalır, saat 03.00 sularında insanları, daha doğrusu müşterilerini uyandırmaya başlarlardı.
Sokaklarda dolaştıkları için güvenlik açısından da faydalı olabiliyorlardı. Hatta böyle bir kişi, gece çıkan yangını fark ederek bir aileyi kurtarmıştı. 1888’de ünlü “Karın Deşen Jack”in ilk kurbanının cesedini bulan kişi de böyle bir uyandırıcıydı. Gerçi bazen uyanmamakta direnenleri kaldırmaya çalışırken fazla ısrarcı davranırlar, bu da gürültüden rahatsız olan komşular arasında kavgalara yol açardı.
Uyandırıcılar çoğunlukla yaşlılar ve hamilelerdi ama bazen erken saatte devriyeye çıkan polisler, sokak lambası görevlileri ve bekçiler de ek gelir olsun diye bu işi yapardı.
İlginç bir not: Uyandırıcılar çok adildi, herkesten gelirine göre ücret talep ederlerdi. Bir kişinin tek bir müşteriden ortalama haftalık kazancının günümüzdeki karşılığı 80-270 TL arasında. Uyandırma mesleğini bugün yapsalardı ellerine tahminen ayda 12.000- 25.000 TL geçerdi.
O dönemlerde İtalya ve Fransa’da da benzer meslekler türemişti.
1920’lere gelindiğinde çalar saatler ucuzladı ve yaygınlaştı. Sanayileşme ve yapay ışığın artmasıyla günlük yaşam saatlere göre düzenlenmeye başladı. Yine de İngiltere’de bu meslek 1970’lerin başına kadar sürdü.
Yararlanılan kaynaklar: bbc.com, Wikipedia
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
