Rus TV’sinde yayınlanan bir programda, Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne İran’a ait olduğu öne sürülen insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlemesine benzer şekilde Ukrayna’da destek veren NATO üslerinin Rusya tarafından vurulması olasılığı konuşuldu.
Rossiya-1 TV canlı yayınına konuk olan Rusya’nın önde gelen Orta Doğu uzmanlarından Yelena Suponina, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Washington’u zor duruma düşürdüğünü belirtti. Suponina, “Başkan Donald Trump ve ekibi, çok sayıda ABD askerinin hayatını kaybedeceğini anlıyor. Kara operasyonu olmadan işlerin yolunda gitmeyeceğini de biliyorlar. Trump, böyle bir kara operasyonu için geniş bir koalisyon kuracak, Avrupalıları ve bölgedeki Arap devletleri de dahil edecek” dedi.
Bunun üzerine sunucu Vladimir Solovyov, “Özellikle Kürtleri dahil edecekler. Amerika, Kürtleri defalarca savaşa soktu ve sonra da kandırdı, gerek gördüğünde her zaman onları bir güç olarak kullandı. Haberlerde yer aldı, Irak topraklarından geçişler var” diye konuştu.
Program konuklarından St. Petersburg Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi akademisyeni Stanislav Tkaçenko ise, İran’ın Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne İHA saldırısıyla ilgili iddialara değinirken NATO üyelerinin bu olaya göz yumduğunu iddia etti.

Tkaçenko, 1960 anlaşması gereği Kıbrıs’taki İngiliz askeri üslerinin Birleşik Krallık’a ait olduğuna dikkat çekerek, “Aynı zamanda burası NATO’ya ait bir üs. O halde NATO üyesi bir ülkenin üssüne saldırı yapıldı. Bu durumda akla NATO’nun 5. maddesi geliyor. Yani bir NATO üyesine yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngören kolektif savunma ilkesi” dedi.
Üye ülkelerin ortak bir tutum sergilemediğini belirten Tkaçenko, “NATO bu saldırıyı görmezden geldi” diye konuştu.
Sunucu Solovyov tekrar araya girerek, “O zaman biz de saldıralım” sözleriyle Rusya’nın Ukrayna’daki “Özel Askeri Operasyonu”nda Kiev’e askeri yardım sağlayan NATO üslerine saldırılar yapılmasını önerdi.
Tkaçenko da, “Evet. Ben de bunu kastediyorum. Bunun için bir neden de var” dedi.
Orta Doğu ve Kafkasya uzmanı Semyon Bagdasarov geçen ay, PKK’nın bazı üyelerinin, örgütün İran kolu olan PJAK’a (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) katıldığını iddia etmişti.
Türkiye ve Azerbaycan karşıtı görüşleriyle bilinen Ermeni asıllı Bagdasarov şunları söylemişti:
“İran’da faaliyet gösteren Kürt bölücülüğü çok tehlikeli. Azerbaycanlılarla Araplar da var ama silahlı örgüt bakımından en tehlikelisi Kürtler. İran’da Kürtlerin sayısı 10 milyondan fazla. Farslar ve Azerbaycanlılardan sonra üçüncü en büyük etnik topluluk. İran’daki Kürtlerin en büyük ve en tehlikeli örgütü olan PJAK, Türkiye’deki PKK’nın kolu. PKK’nın feshedildiğine ilişkin haberleri okuduğumda çok gülmüştüm. Çünkü Kürtleri iyi tanımıyorsunuz. 2 ay önce PKK’lı militanların sınırı geçerek PJAK’a katıldığı ortaya çıktı. Çok deneyimli militanlar. Yaklaşık 15 yıldır savaşıyorlar.”
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
