Cumartesi, 14 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörKöşe Yazıları

ABD’nin Kafkasya’da yeni oyun planı

Aydın Sezer
Son güncelleme: 14 Şubat 2026 16:25
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

ABD diplomasisinin yazılı olmayan kurallarına göre; bir ziyaret “sinyal ve siyaset” ağırlıklıysa genelde başkan yardımcısı daha yüksek sembolik etki yaratır.

Ancak ziyaret “müzakere ve sonuç” ağırlıklıysa, çoğu zaman ABD dışişleri bakanı daha kritik bir rol oynar. J.D. Vance’in Şubat 2026’daki Ermenistan ve Azerbaycan temasları ise bu iki tanımı iç içe geçiren, sembolizmin ötesine geçip somut taahhütlere odaklanan bir “oyun kurucu” hamlesi olarak kayıtlara geçti. Washington, bu ziyaretle Güney Kafkasya’daki Rus hegemonyasına karşı en kapsamlı “yumuşak güç” operasyonunu başlatırken; şifreleri diplomatik nezaket cümlelerinde değil, imzalanan nükleer anlaşmalarda, veri merkezi projelerinde ve “TRIPP” adı verilen yeni ulaşım koridorunda aramak gerekiyor.

Erivan’da enerji makası: Rosatom’a veda mı?

Vance’in Erivan durağındaki en somut ve belki de Moskova’yı en çok rahatsız edecek hamlesi, Ermenistan ile imzalanan “123 Sivil Nükleer İş Birliği Anlaşması” oldu. Bu, sadece bir enerji yatırımı değil; Ermenistan’ın teknik ve lojistik göbek bağını Rusya’dan (Rosatom) kesip ABD’ye bağlama girişimidir. Metsamor’un yerini alması planlanan Amerikan menşeli “Küçük Modüler Reaktörler” (SMR), Ermenistan’ı önümüzdeki elli yıl boyunca Batı teknolojisine mahkûm edecek stratejik bir taahhüt.

Paşinyan’ın “tarihi” olarak nitelediği bu ziyaret, Ermenistan’ın güvenlik mimarisini de çeşitlendiriyor. ABD’den satın alınan “V-BAT” İHA’ları ve Nvidia çipleri için ihracat lisansı verilmesi, Washington’ın Erivan’ı sadece korumak değil, aynı zamanda “kalkındırmak” istediğini gösteriyor. Vance’in “dünyanın en eski Hristiyan ulusu” vurgusu, Amerikan iç siyasetine (Evanjelik tabana) yönelik bir mesaj olsa da, asıl hedef Ermenistan’ı bölgedeki “teknoloji ve enerji üssü” haline getirerek Rus etkisini kırmaktır. Erivan’ın savunma tedarikinde Rusya dışı arayışlarının artık somut bir askeri ortaklığa dönüştüğünün ilanıdır. Ancak Vance’in Erivan’daki “Soykırım Anıtı” paylaşımını kısa süre sonra silmesi, Washington’ın “Ermenistan’ı kazanırken Türkiye’yi kaybetmeme” şeklindeki o meşhur ve kırılgan denge politikasının ne kadar bıçak sırtı olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Bakü’de “stratejik ortaklık” ve Hazar denklemi

Vance’in Bakü durağı ise daha pragmatik ve “al-ver” dengesine dayalı. Bakü temasları Azerbaycan’ı sadece bir “enerji deposu” değil, ABD’nin bölgedeki teknolojik ve askeri ileri karakolu olarak konumlandırma niyetini ortaya koydu. İmzalanan “Stratejik Ortaklık Şartı”, ilişkileri kağıt üzerinde en üst seviyeye taşıdı.

Fotoğraf: president.az

Burada iki başlık öne çıkıyor:

Hazar’da güvenlik: ABD’nin Azerbaycan’a karasularını koruması için gemi gönderme taahhüdü, doğrudan İran ve Rusya’nın Hazar’daki askeri varlığına karşı atılmış bir “dengeleyici” adımdır.

Dijital jeopolitik: Azerbaycan’da kurulacak yapay zekâ veri merkezleri, Washington’ın bölgeyi dijital bir ağla kendine bağlama arzusunu gösteriyor. Vance’in Aliyev’i “Türkiye ve İsrail ile aynı anda iyi ilişkiler kurabilen nadir lider” olarak övmesi, Azerbaycan’ın ABD’nin bölgesel ittifak sistemindeki kilit rolünün altını çiziyor.

TRIPP: “Zengezur”un Amerikancası

Ziyaretin her iki ayağında da merkezde yer alan “Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası” (TRIPP), aslında Zengezur Koridoru tartışmalarına ABD’nin koyduğu son noktadır. Washington, bölgedeki ulaşım hatlarının kontrolünü “güya” ne Rusya’ya ne de Çin’in Kuşak-Yol inisiyatifine bırakmak niyetinde. TRIPP, bölgeyi Amerikan sermayesi ve denetimiyle birbirine bağlamayı vaat eden bir “barış projesi” ambalajıyla sunuluyor.

Analiz: Oyun kurucu mu risk ortağı mı?

Vance’in ziyareti, ABD’nin Güney Kafkasya’da “izleyici” koltuğundan kalkıp “oyun kurucu” masasına oturduğunu gösteriyor. Washington artık bölgeye sadece demokrasi söylemiyle değil; nükleer teknoloji, savunma sanayi, ulaşım koridoru ve dijital altyapı paketleriyle geliyor.

Ancak bu “beton ve teknoloji” odaklı yeni stratejinin önünde ciddi engeller var. Rusya’nın arka bahçesindeki bu nükleer ve askeri hareketliliğe vereceği yanıt, Paşinyan yönetimi için yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratabilir. Öte yandan, “silinen tweet” vakasında görüldüğü üzere, ABD’nin bölgedeki her adımı Ankara ve Bakü’nün hassasiyetlerine çarpmaya mahkûm.

Sonuç olarak; Washington Kafkasya’da yeni bir oyun planı kurmuştur. Ancak bu planın başarısı, bölge ülkelerinin Rusya baskısına ne kadar direnebileceğine ve ABD’nin bu “stratejik ortaklık” vaatlerinin arkasında ne kadar kararlı duracağına bağlı olacaktır. Kafkasya’da artık kartlar yeniden karılıyor; ancak masadaki riskler, vaat edilen refah kadar büyüktür.

Manşet fotoğrafı: primeminister.am

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiEkonomiEnerjiJeopolitikKafkasyaRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Kaloriferin kısa tarihi
Sonraki Makale Hem romantik hem ticari

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

İlginç şarkı isimleri

Medya Günlüğü
14 Şubat 2026
Köşe YazılarıManşet

Emilie ve Helen’e kucak açan İran

Dr. Nevin Sütlaş
14 Şubat 2026
EditörGünlük

İstanbul’un kabadayıları

Medya Günlüğü
14 Şubat 2026
EditörGünlük

52 yıllık rekabetin anatomisi

Medya Günlüğü
14 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?