Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 26 Ocak 2026 19:19
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Pentagon’un yeni strateji belgesi-Mehmet Ali Güller (Cumhuriyet)

“ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinin ardından Pentagon’un Ulusal Savunma Stratejisi belgesi de yayımlandı. 

Bugün Trump döneminde yayımlanan 2026 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesini, Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinden farkları üzerinden analiz edeceğiz.

2022 tarihli belgede “Çin, ABD’nin ulusal güvenliğine yönelik en kapsamlı ve ciddi tehdit” olarak değerlendiriliyordu. ABD’nin Çin’i “baş rakip” gören o yaklaşımı, sonrasında NATO belgesine de girmişti. 

2026 tarihli yeni belgede ise ABD’nin Çin’le çatışma istemediği, Çin’i güç ile caydırmayı esas aldığı vurgulanıyor.

Belgede ABD başkanının “Çin ile istikrarlı bir barış, adil ticaret ve saygılı ilişkiler kurmak istediği” belirtiliyor ve “ABD’nin Çin ile güçlü bir konumdan müzakere etmesinin önemine” işaret ediyor. İşte Pentagon’un görevi de “Trump’ın uygun şartları müzakere edebileceği bir askeri güç konumu oluşturmak” diye ifade ediliyor.

Belgede Pentagon’un “Trump’ın yaklaşımıyla uyumlu olarak Çin’le stratejik istikrarı destekleyeceği, genel olarak çatışmaları önlemeye ve gerilimi azaltmaya odaklanacağı, bunun için de Çin Halk Kurtuluş Ordusu ile geniş bir askeri iletişim yelpazesi arayacağı” belirtiliyor.

Belgede “ABD’nin amacının Çin’i domine etmek olmadığı, tersine Çin’in ABD’yi domine etmesinin önlenmesi” olduğu vurgulanıyor. ABD’nin bu amaçla Hint-Pasifik bölgesinde “güç dengesi” sağlayacak şekilde askeri koşullar oluşturmaya çalışacağı belirtiliyor.

Pentagon bunun için “Birinci Ada Zinciri” boyunca savunma kuracağını ve bölgedeki müttefiklerini kolektif savunma için çaba göstermeye teşvik edeceğini kaydediyor.

Bu arada iki belge arasındaki en kritik farklardan biri de Tayvan. 2022’deki belgede “Çin’in Tayvan’a yönelik zorlayıcı faaliyetleri artırdığı” iddia edilerek Tayvan Boğazı’nın istikrarının savunulacağı belirtiliyordu. 2026’daki belgede Tayvan’dan hiç bahsedilmiyor.

Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde, Rusya “akut tehdit” olarak değerlendiriliyordu. Pentagon, Rusya’nın “kilit alanlarda ciddi ve sürekli riskler” oluşturduğunu belirterek Moskova’nın nükleer, seyir füzesi, denizaltı savaşı gibi yollarla ABD ile müttefiklerini tehdit ettiğini kaydediyordu. 

Trump döneminin yeni Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde ise Rusya’nın, “NATO’nun doğu üyeleri için kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit olmaya devam edeceği” belirtiliyor. Böylece Rusya akut tehditten, yönetilebilir tehdide gerilemiş oluyor.”

Altı ülkeyi birbirine bağlayan “şaka videosu”-Aytunç Erkin (Nefes)

“Önce İspanya basınında çıkan haberlere bakalım.

Tarih 24 Ocak 2026.

El Espanol’dan okuyalım:

“Açık denizlerde yaşanan birçok ilginç hikaye var ve bunlardan en yenilerinden biri, 7 Ocak’ın erken saatlerinde İspanyol Ulusal Polisi Özel Operasyonlar Grubu (GEO) tarafından Kanarya Adaları’nın 300 mil batısında kusursuz bir şekilde gerçekleştirildi. 1975 yılında inşa edilmiş, neredeyse hayalet bir gemi olan bir ticaret gemisine baskın düzenlediler. Bu gemi, Kamerun bayrağı taşıyan ve bir süredir dünyanın çeşitli polis güçleri tarafından gözetim altında tutulan United S. adlı bir kargo gemisiydi; çünkü 2013 yılında Alboran Denizi’nde farklı bir isim altında 18 ton esrar ele geçirildikten sonra Gümrük Gözetimi tarafından zaten biliniyordu. Gemiye, büyük bir kokain kaçakçılığı davasına karışmış olabileceğine inanıldığı için baskın düzenlendi. Ve haklıydılar. Gemide yaklaşık 10 ton kokain bulunuyordu ve bu İspanyol polisinin açık denizlerde ele geçirdiği en büyük uyuşturucu operasyonuydu.”

Birincisi; United S. adlı gemi daha önce başka bir isimle 18 tonluk esrar taşımadan dolayı “gözetim” altında.

Habere devam edelim:

“Bu milyonlarca dolarlık sevkiyatın bağlantıları Kolombiya, Brezilya, Honduras, Sırbistan, Türkiye ve İspanya’yı birbirine bağlıyor. Kolombiya, uyuşturucuyu ürettiği için; Brezilya, geminin sevk edildiği yer olduğu için; Honduras, ele geçirilen geminin sahibi olduğu iddia edilen paravan şirketin merkezi olduğu için; Sırbistan, o ülkedeki bir klanın uyuşturucunun bir kısmına sahip olduğu için; Türkiye, bir Türk mafya klanının Sırplarla ortak mülkiyete sahip olduğu için; ve İspanya, sevkiyatın tamamının kaçırılacağı yer olduğu için bu bağlantılara dahil. Operasyonda özellikle iki Türk şahsiyet öne çıkıyor: Çetin Gören ve Mehmet Murat Buldanlıoğlu. Her ikisi de Avrupa’da haklarında yakalama emri bulunan uyuşturucu kaçakçıları, ancak yakın zamana kadar Türkiye’de özgürce yaşıyorlardı; bu sevkiyattaki iddia edilen rolleri nedeniyle tekrar tutuklandılar.”

Buraya bir parantez açmakta fayda var. Neden mi?

El Espanol’daki haberde yer alan “Bu milyonlarca dolarlık sevkiyatın bağlantıları Kolombiya, Brezilya, Honduras, Sırbistan, Türkiye ve İspanya’yı birbirine bağlıyor” cümlesinin altını çizelim. Çünkü; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, İspanya’nın Kanarya Adaları açıklarında 10 ton kokain ele geçirilen gemiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye’deki operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan 10 kişinin “lideri” olduğu iddia edilen Çetin Gören’e emniyet ve savcılık sorgularında çektiği bir videoyla bağlantısı var.

Tarih 15 Kasım 2025.

1 dakika 15 saniyelik bir video:

“Babalar bebelerine güzel hikayeler anlatır… Gemilerimiz Kolombiya’ya doğru gidiyor. Kolombiya’ya vardığında karteller paketleri alıp gemiler içine koyacaklar. Biz onlara getirip suda teslim edeceğiz. Suda balıklar paketleri alıp karaya getirecek. Orda Engin gibi Metin gibi kişiler alıp bunları evlere dağıtacak. Evlere dağıttıkları baban parasını alacak, parayı alıp güzel şeyler, elbiseler, sana her şey alacak… Anladığın kadar bu silah kaçakçılığı, ondan sonra işte, baban ticaret adamı evet, Kolombiya, Brezilya, Peru, bundan alacak…”

Adaletin adı: “Ört ki ölem!..”-Yalçın Doğan (T24)

“Elleri kelepçeli, dışardan şifreyle açılan bir araçta 8.5 saat gidiyor İstanbul’dan Afyon Cezaevi’ne, infaz koruma memurlarının gözetiminde, “Ya kaçarsa!..”

Afyon’da 26 kişinin kaldığı 20 kişilik koğuşa gönderiyorlar, bir hafta yerde yatıyor.

Soğuk beton üzerine atılan bir şiltede.

Dr. İpek Elif Atayman.

19 Mart 2025’te İBB operasyonunda gözaltına alınıyor, sonra tutuklanıyor. Kurban Bayramı öncesinde ailesine ve avukatlarına haber verilmeden Silivri’den Afyon Cezaevi’ne gönderiliyor.

CHP lideri Özgür Özel Elif Atayman’la ilgili Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a bilgiler aktarırken,

Kurtulmuş ne diyeceğini şaşırıyor, ağzından tek bir cümle dökülüyor:

“Őrt ki, ölem!..”

“Artık yapılacak bir şey, söylenecek bir söz kalmadı” anlamında.

CHP Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer…

“Silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla” mahkum olmuş.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP lideri Devlet Bahçeli makamlarında kabul ediyor!..

Kabul etmekle kalmıyorlar, Ahmet Özer’in “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin görüşlerini de alıyorlar, önerilerini not ediyorlar!..

“Őrt ki, ölem!..”

Ahmet Özer ilk tutuklanan, şimdi de hakkında mahkumiyet kararı verilen CHP’li ilk belediye başkanı.

Kürt sorununu çözmek amacıyla Meclis’te komisyon aylardır çalışıyor ama, Ahmet Özer

“Kent uzlaşısı” ile seçilmiş olmaktan dolayı, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapse mahkum ediliyor.

Üç ünlü ceza hukukçusunun imzaladıkları raporda “Ahmet Özer’in suçsuz olduğu” yazıyor.

Mahkeme Ahmet Özer’in HTS kayıtlarını “esas kanıt” kabul ediyor. Buna karşı, üç ceza hukukçusu “HTS kayıtlarının tek başına kanıt oluşturamayacağına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararını” mahkemeye iletiyor.

Üstelik, Yargıtay kararı var. Yargıtay örgüt üyeliğini “örgütün hiyerarşik emrine girmek” olarak tanımlıyor.

Ahmet Özer’in dosyasında böyle bir kanıt da yok!..

Ama, 6 yıl 3 ay hapis!..

“Őrt ki, ölem!..”

‘Terörsüz Türkiye’nin yolunu kesen bilmediğimiz birileri mi var?-Mehmet Ocaktan (Karar)

“Özellikle son günlerde Türkiye’de ve bölgemizdeki gelişmelere bakınca, “Terörsüz Türkiye” adımı konusunda ‘acaba boş hayallere mi kapılıyoruz’ diye sormadan edemiyor insan.

Yaklaşık bir yıldır çözüm konusunu tartışıyoruz, bazen çözümün imkansız olduğuna kendimizi inandırmaya çalıştık bazen de ‘galiba bu kez şeytanın bacağını kırıyoruz, dolasıyla bu meseleyi bitiriyoruz’ diye umuda kapıldık.

Geldiğimiz nokta itibariyle söylemek gerekirse, doğrusu hiç de azımsanmayacak bir mesafe kaydettik. PKK kendini feshetti, silah bıraktı, Öcalan’la kurulan ittifak belli bir noktaya geldi. PKK’nın adımlarına paralel olarak Öcalan’a ‘umut hakkı’ yasası ve PKK militanlarının durumunu iyileştirme konusunda adımlar atılacağı vaat edildi. İktidar doğal olarak sadece PKK’nın değil, Suriye’de SDG’nin de silah bırakmasının şart olduğunu söyledi.

Ve sonunda Amerika, kullanım ömrünün dolduğunu ilan ederek SDG’yi denklem dışında bıraktı. Kısacası Tiktidarın “Terörsüz Türkiye” için talep ettiği şartlar en azından kağıt üzerinde gerçekleşmiş oldu.

An itibariyle PKK ve SDG’den talep edilen şartlar yerine geldiğine göre, iktidarın demokratikleşme adımları ve yasal düzenlemeler konusundaki vaatlerini yerine getirmemesi için hiçbir mazereti kalmamış bulunuyor.

Ama öyle anlaşılıyor ki iktidar, demokratikleşme konusunda pek de istekli değil. Nitekim halk tabiriyle ‘dakka bir, gol bir’, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ‘kent uzlaşısı’ davasında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptrılıverdi.

İşte tam bu noktada AK Parti’nin ittifak ortağı olan MHP lideri Devlet Bahçeli: “Karar evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiği gibi ‘Terörsüz Türkiye’ gayesiyle de taban tabana zıtlık taşımaktadır. Maşeri vicdanda hiçbir karşılığı ve makul bir gerekçesi yoktur” diyerek, iktidarı bir bakıma samimiyet testine tabi tutan küçük çaplı bir bombayı ittifakın ortasına bırakıverdi…”

Enflasyon, para politikasında beklenenler ve belirsizlikler-Seyfettin Gürsel (Dünya)

“TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) geçen haf­ta yaptığı toplantıda politika faizini 100 baz puan indirimle yüzde 38’den yüzde 37’ye düşür­dü. Dezenflasyon yavaşladıkça 250 baz puanlık indirimlerden 150 baz puanlık indirimlere ge­çilmişti. Şimdi 100 baz puanlık indirime geçil­miş gibi duruyor. Ama öte yandan Aralık ayın­da 2024’te yüzde 1 olan aylık artış yüzde 2025’te yüzde 0,9, yıllık enflasyon da neredeyse yerinde sayarak yüzde 30,9 oldu. Enflasyonun salt son aydaki durumuna bakarak TCMB’nin faiz indiri­mine gitmemesi gerekiyordu denilebilir. Ama pa­ra politikasında hele Türkiye gibi göstergelerde­ki istikrarsızlığın hâkim oluğu bir ülkede son aya değil ana eğilime bakarak karar vermek gerekir. Para Politikası Kurulu’na göre “enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiş” durumda. Dola­sıyla 100 baz puanlık indirim bu kanaatle tutarlı sayılabilir.

Ana eğilim hakkında kesin konuşmak ne kadar mümkün emin değilim. TCMB ana eğilimi mev­sim etkilerinden arındırılmış TÜFE rakamlarını kullanarak tahmin ediyor. Para Politikası Kuru­lu Toplantı Özeti metinlerinden öyle anlaşılıyor. Toplantı Özeti bu hafta yayınlanacak. Şimdi­lik bildiğimiz mevsim etkilerinden arındırılmış TÜFE artışı kasım ayında yüzde 1,5 iken aralık ayında 0,2 puanlık artışla yüzde 1,7 oldu. PPK toplantı özetinde bu konuda neler söyleneceğini doğrusu merak ediyorum. Yakın geçmişi bir yana bırakıp 2026’da TÜFE’nin nasıl bir seyir izleye­bileceğine bakalım, Önce şu gelişmeyi rahatlıkla kestirebiliriz: Yıllık enflasyon düşmeye devam edecektir. Ocak ayındaki yüzde 5’lik istisnayı bir yana bırakırsak geçen yıl ortalama aylık enf­lasyon yüzde 2’nin üzerinde gerçekleşti. Sadece mayıs ve haziran aylarında yüzde 1,5 civarında kasım ve aralık ayında da yüzde 1’in biraz altında oldu. Bu şu demektir 2026’da aylık ortalama enf­lasyon yüzde 2’nin altında olduğu takdirde yıllık enflasyon baz etkisiyle önce yüzde 30’un altına inip daha sonra da yüzde 20’lerde seyredecektir. Yüzde 2’in altında bir enflasyonu da mevcut faiz düzeyinde döviz kurunu kontrol altında tutarak sağlamak mümkün görünüyor.

Dolayısıyla 100 puanlık faiz indirimleri de ilk aylarda devam edecektir. Yıllık enflasyonda dü­şüş bir puanın altına indiğinde ki bu durum bü­yük olasılıkla mayıs ayında görülecektir, TCM­B’nin faiz indirimini 50 baz puanla sınırlaması beklenmelidir. Eğer ana eğilimin belirsizleştiği görülürse faiz indirimlerine ara da verebilir. Ta­bi TCMB sıkı para politikasına sadık kalmaya de­vam ettiği takdirde.”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Gazeteci Reha Öz hayatını kaybetti
Sonraki Makale Devletler neden artık çözüm üretmiyor risk yönetiyor?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
GünlükManşet

Kadınlara Taliban işkencesi

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
GünlükManşet

Medyanın “ahlak bekçisi”

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
EditörGünlük

Savaşta 2 milyon kayıp

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?