Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Osmanlı döneminde fotoğrafın öyküsü…

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 17 Ocak 2026 16:27
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Matbaanın tersine fotoğraf Osmanlı İmparatorluğu’yla nispeten daha erken bir dönemde tanıştı.

19. yüzyılın en çarpıcı teknolojik yeniliklerinden biri olan fotoğraf Osmanlı’da devlet, saray ve aydın çevreler tarafından dikkatle izlendi ve hızla benimsendi.

Fotoğraf tekniği, Louis Daguerre’in dagereotip yöntemini (*) 1839’da Fransa’da açıklamasından çok kısa bir süre sonra Osmanlı topraklarına ulaştı. Hatta aynı yıl İstanbul’da ilk fotoğraf denemelerinin yapıldığına dair kayıtlar var. Bu hız, Osmanlı’nın Batı’daki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiğini gösteriyor.

1840’lı yıllardan itibaren İstanbul’a gelen Avrupalı seyyahlar, diplomatlar ve fotoğrafçılar, hem dagereotip hem de daha sonra gelişen albümin (**) baskı teknikleriyle Osmanlı şehirlerini, mimarisini ve insanlarını görüntülemeye başladı.

fotolifeakademi.com‘a göre, Türkiye’de ilk çekilen fotoğraf Fransız fotoğrafçı Girault de Prangey’in makinesinden çıkıyor. En azından tahminler bu yönde…

İslam mimarisine oldukça meraklı olan Girault de Prangey 1841 yılında Doğu Akdeniz’de bir yolculuğa çıkıyor. Kişisel fotoğraf makinelerinin henüz bir yıl önce icat edildiği düşünülürse Prangey’in İstanbul’u çektiği karelerin Türkiye’de ilk çekilen fotoğraf  olması muhtemel. 2019 yılında New York Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergilenen Türkiye’nin ilk fotoğrafı sayılabilecek kareler, 19. yüzyılda İstanbul’u merak edenler için son derece etkileyici…

İstanbul’un İlk Fotoğrafları Sergisi Cumhuriyet

Osmanlı’da fotoğrafı sistemli olarak ilk kullananlar üç ana grupta toplanıyordu:

1-Saray ve devlet çevresi

Osmanlı Sarayı fotoğrafı erken dönemde bir belge ve temsil aracı olarak benimsedi. II. Mahmud’un son yıllarından itibaren başlayan Batılılaşma süreci, fotoğrafın kabulünü kolaylaştırdı. Hatta tarih.haber.net‘te yer alan yazıya göre II. Mahmud, Batı estetiğinin bürokrat ve saray çevrelerinde iyice kabul gördüğü bu dönemde, Batılı hükümdarların geleneğini alarak, kendi portresini devlet dairelerine asmış ve üst düzey görevlilere hediye etmişti. Aynı tarihlerde Takvim-i Vekayi fotoğrafın bulunuşunu, Ceride-i Havadis Daguerre’nin ticari amaçla çoğalttığı makineyi haber yapmıştı.

Asıl kırılma ise Sultan Abdülaziz ve özellikle II. Abdülhamid dönemlerinde yaşandı.

II. Abdülhamid (1876-1909), fotoğrafı hem modernleşmenin hem de iktidarın görsel dili olarak kullanan en önemli Osmanlı padişahıydı. Yıldız Sarayı’nda devasa bir fotoğraf arşivi (Yıldız Albümleri) oluşturuldu. Bu albümlerde okullar, hastaneler, askerî birlikler, demiryolları, fabrikalar, taşra şehirleri, etnik ve mesleki gruplar detaylı biçimde belgelendi. Bunlardan bazıları, Osmanlı’nın geri kalmış bir imparatorluk olmadığını kanıtlamak amacıyla ABD Kongre Kütüphanesi ve British Library gibi kurumlara gönderildi.

Aynı dönemde derslerindeki başarısından dolayı annesi tarafından fotoğraf makinesiyle ödüllendirilen 16 yaşındaki bir genç de, kısa zamanda kendini yetiştirip devletin ilk foto muhabiri ünvanını aldı. Pek çok dergide fotoğrafı yayınlanan Ferit İbrahim’in, Babıali Baskını’nı fotoğraflamasıyla, II. Abdülhamid’in bu makinenin belge üretici yönünü keşfetmesi aynı zamana denk geldi.

Fotoğraf yalnızca estetik bir araç değil, devletin kendini görmesi ve göstermesi için bir denetim ve temsil mekanizması haline geldi.

2-Gayrimüslim fotoğrafçılar

Osmanlı’daki ilk profesyonel fotoğrafçıların büyük bölümü Ermeni, Rum ve Levanten kökenliydi. Bunun nedeni, bu grupların Avrupa ile daha güçlü ticari ve kültürel bağlara sahip olmalarıydı.

Öne çıkan isimler şunlardı:

Abdullah Biraderler: Sarayın resmî fotoğrafçılarıydı. Padişah portrelerinden devlet erkânına kadar pek çok önemli çekime imza attılar.

Vasilaki Kargopoulo: İstanbul manzaraları ve portreleriyle tanındı.

Pascal Sébah: İstanbul, Kahire ve Osmanlı coğrafyasının en önemli görsel kayıtlarını üretti

3-Seyyahlar ve Oryantalist fotoğrafçılar

Avrupalı fotoğrafçılar Osmanlı’yı egzotik, mistik ve “Doğulu” bir coğrafya olarak belgelemeye yöneldi. Bu fotoğraflar Batı’da Osmanlı imgesini şekillendirdi; çoğu zaman gerçeklikten çok, beklentileri yansıttı.

Fotoğraf Osmanlı toplumunda farklı tepkilerle karşılandı. İlk dönemlerde özellikle muhafazakâr çevrelerde mesafeli bir yaklaşım vardı. Bunun nedeni, canlı suretinin çıkarılmasının dinen sakıncalı olabileceği düşüncesi ve halk arasında fotoğrafın “ruhu hapsettiği” yönünde çıkan söylentilerdi.

Ancak fotoğraf, resimden farklı olarak “Allah’ın yarattığını taklit etmek” değil, “mevcut olanı kaydetmek” diye yorumlandıkça tepkiler yumuşadı.

İstanbul, İzmir, Selanik gibi büyük şehirlerde fotoğraf stüdyoları hızla yayıldı. Aile portreleri, asker fotoğrafları, mezuniyet ve hatıra fotoğrafları yaygınlaştı. Fotoğraf, modern hayatın bir parçası hâline geldi.

Böylece Osmanlı’da fotoğraf modernleşmenin simgesi, devletin kendini belgeleme ve tanıtma aracı ve toplumsal hafızanın yeni bir biçimi oldu.

Özellikle II. Abdülhamid döneminde fotoğraf, Batı’ya “güçlü, düzenli ve modern bir imparatorluk” imajı sunmanın önemli bir aracına dönüştü. Albümler Avrupa saraylarına ve kütüphanelerine gönderildi.

(*) Dagerotip: Gümüş nitratla ışığa duyarlı hale getirilen bakır levhaların, camera obscura içinde 10 ila 20 dakika pozlanarak, cıva buharına tabi tutulup geliştirilmesiyle fotoğrafik görüntü elde etme yöntemi.

(**) Albümin baskısı: 1900’lere değin sıkça kullanılan bir fotoğraf baskı tekniği. 

İlgili yazı:

Dünyanın ilk fotoğrafı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Orban “Türk’üz” diyor ama
Sonraki Makale Çocuklarımız şişmanlıyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Rus sporculara “yarım izin”

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
30 Ocak 2026
Günlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
EditörGünlük

Kadınlara Taliban işkencesi

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?