Eski söyleyişle “adabımuaşeret” yani görgü kuralları bir toplumda davranışları denetlemeye yönelik yazılı olmayan kuralların bütününe verilen ad.
Öncelikle ailede öğretilen bu kurallar özellikle kent yaşamının önemli bir parçası. Aslında “parçasıydı” demek daha doğru çünkü bir yandan şehirlerin taşralaşması, diğer yandan hızlanan yaşam bu kuralların çoğunu pratikte yürürlükten kaldırdı.
“Görgü kuralları” başlığı altında neredeyse yüzlerle ifade edilebilecek sayıda kural var. Bunlar birisiyle tanışırken nasıl davranılması gerektiğinden başlıyor, aşağıda örnekleri verilen yolda nasıl yürünmesi gerektiğine kadar uzanıyor. Bu kurallardan çok büyük bölümü günümüzde kaybolup gitmiş durumda. Daha da önemlisi, örneğin “günaydın” demek ya da “teşekkür etmek” gibi çok basit kurallara uymayanlar bile uyanlardan daha fazla.
Bakın nezaketkurallari.com sitesi bu kuralları nasıl sıralamış…
Dik, vücudun ağırlık merkezi hep ortada kalacak şekilde karşıya bakılarak yürünmelidir.
Yolda yürürken veya ayaktayken büyük olan kişi sağ yeri işgal eder.
Yürürken bir ahbaba rastlandığında kıdemli olan kimseye bir müddet refakat etmek mümkündür. Konuşma son bulur bulmaz vedalaşıp ayrılmak gerekir.
Kalabalık caddelerde sokağın tamamını işgal edecek şekilde kolkola yürümek doğru değildir.
Bir kadın ve bir erkek kolkola yürüyebilir ancak iki erkek kol kola yürüyemez.
Refakatte yaşlı, kadın, çocuklu biri var ise o kişi öne alınır ve arkasından yürünür, ancak yol açmak gerektiğinde öne geçilir.
Yürürken, daha yavaş fakat önden yürüyen birinin önüne geçmek gerekirse izin isteyerek, rica ederek geçilir.
Arkadan bir kimsenin önüne geçmek istediğini hisseden kişi izin istenmesini beklemeden kenara çekilmelidir.
Karşılaşan iki kişi birbirine yol verirken yüzlerini birbirine dönerek yol verirler. Kimin yol veren taraf olacağı, tıpkı tanışmadaki gibidir. Kadınlara, yaşlılara, yanında çocuk olan kimselere ve sakatlara yol verilir. Yol verilen kişi teşekkür etmelidir.
Şemsiye veya baston yürürken vücuda paralel taşınır.
Bir çift birlikte yürürken, normal şartlarda erkek kadının sol tarafında yürür. Bu kuralın istisnası tehlikenin gelebileceği taraf farklıysa erkek o tarafa geçer. Örneğin bir erkek kaldırımın yol tarafında yürümeyi tercih etmelidir. Bu nedenle kadını hangi yöne alacağına tehlikeye göre erkek karar verir.
Eğer erkek askerse sağ kolunu verir. Kadınlara kol vermek için, kol hafifçe kavisleştirilir; kadın biraz geride tutulur ve vücuduna hiç değmeden ilerlenir.
Bir kadına refakat eden bir erkeğin elinde eşya varsa sol elinde taşır.
Sokakta bir kadına refakat eden bir erkek ona hi bir şekilde yük taşıtmamalıdır.
Yaya kaldırımları kardan, buzdan dolayı kaygan ve tehlikeli bulunuyorsa ya da geçilemeyecek kadar kalabalıksa, trafikte karşıdan karşıya geçiliyorsa erkek kadına kolunu verir.
Eğer bir çift birlikte yağmurlu ve karlı bir hava da bir şemsiye altında yürüyorlarsa şemsiyeyi erkek tutar. Erkek şemsiyesini hem kendisinin, hem de kadının üzerinde tutar.
Bir erkek, bir kadını sokakta yalnız bekletmemelidir.
Bir çift birlikte gezerken içlerinden biri tanıdığa rastladığında uzun uzun konuşmaya dalmamalıdır.
Bir kadın iki erkek olarak yürünüyorsa, kadın ortaya geçer, genç erkek kadının solunda, yaşlı erkek ise kadının sağında kalır.
Bir erkek birden fazla kadınla yürüdüğünde en sola geçer.
Bir erkek iki kadın ile yürürken veya konuşurken diğerine sırtını dönmemelidir.
Bir erkekle birlikte yürüyen kadın çantasını dış tarafa alır.
Yararlanılan kaynak: nezaketkurallari.com
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
