Cumartesi, 31 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 16 Aralık 2025 19:32
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

“Solcu Erdoğan” erken seçim sinyali mi?-Deniz Zeyrek (Nefes)

“Öncelikle başlıktaki yorumu yapmama neden olan üç açıklamayı ve bir gelişmeyi dikkatinize sunmak istiyorum:

1- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum:

“…Günümüzde solun ayırt edici karakterlerine bakıldığında antiemperyalizm, yurtseverlik, darbe karşıtlığı, mültecilerin korunması, kadın hakları savunuculuğu, gençliğe sahip çıkılması, güçlü sosyal politikalar gibi temel sol yaklaşımlar üzerinden değerlendirildiğinde siyasi niteleme açısından olmasa dahi siyasi pratik bakımından sol ilkelere daha uygun hareket eden liderin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sol politikalara yakın olan partinin AK Parti olduğu pozitif bir tespit olarak söylenebilir.”

2- AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik:

“Çok partili hayata geçtiğimizden beri milli stratejilerin devlet hayatımızda en güçlü şekilde kurumsallaştığı bir dönemdeyiz. Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği ‘yerli ve milli özgüven devrimi’ dünyadaki tüm güç odaklarının dikkatle takip ettiği milli sonuçlar üretmeye devam etmektedir.”

3- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan:

“Biz Cumhurbaşkanımızı biraz daha güçlü kılsaydık şu İsrail, şu soykırımı yapamazdı. Ama biz adeta bu içimizdeki fitnelerle, bu içimizdeki kaypaklarla, bu içimizdeki hainlere verdiğimiz primlerle Cumhurbaşkanımızın gücünü, enerjisini azalttık. Bu ülkenin yurt dışındaki gücünü, enerjisini azalttık. Çok daha güçlü olabilirdik.”

4- Erdoğan’ın gençlik buluşmasında Ahmet Kaya tarafından seslendirilen “Şiire Gazele” şarkısına eşlik etmesi:

Şarkının sözleri Aliağa Vahid’e ait. Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti’nin “Onurlu Sanatçı” nişanını alan Vahid Ekim Devrimini ve Azerbaycan’da Sovyet iktidarını coşkuyla karşılayan bir isim. Vahid, şiirleriyle gazelleriyle Azerbaycan halkını Sovyet İktidarı için ajite etmesiyle biliniyordu.

Aktardığım konuşmalar da etkinlik de ayrı ayrı ve uzun uzun tartışılabilecek konuşmalar. Ancak ben özet geçeceğim. Çünkü asıl amacım bu söylemleri tartışmak değil, zamanlamasını ve içeriğini analiz etmek.”

Denetim elemanları-Mustafa Balbay (Cumhuriyet)

“Gündemde asgari ücret var. Kamu dışında çalışanların neredeyse yüzde 90’ını ilgilendiren bir düzenleme. Bir yanıyla, asgari ücretlilerin genel çalışanlara oranındaki yükseliş ciddi bir durum. Yüzde 50’yi aşarak en yüksek seviyeye ulaştı. Bir yanıyla da teknik eleman, mühendis ve benzer nitelik isteyen işlerde ücret, “asgari ücretin şu kadar üstü” gibi tanımlamayla belirlenir oldu.

Erdoğan kefeni sadece iş insanları giyiyormuş, başkaları giymiyormuş gibi sadece onlara sertçe giydirdi ama devlet de işsizlik ödeneğinden çıraklık maaşına kadar 200’e yakın ödemeyi asgari ücretle bağlantılı belirliyor.

Sağduyulu her yurttaş gibi yaşanabilir bir asgari ücretten yanayız.

Avrupa ülkelerinde asgari ücret alanların oranın yüzde 10-15’i geçmiyor. Bizde ise asgari etrafında değil de biraz üstünde ücret alanların oranı yüzde 15’i geçmiyor.

Bir de madalyonun öteki yüzü var. Özellikle kamuda kariyer meslek mensuplarının özlük hakları oransal olarak en düşük seviyede.

Müfettişler, vergi uzmanları, denetçiler başta olmak üzere devletin denetim işlevinin belkemiğini oluşturan bu kesim, “üstat” düzeyine gelmek için önce ağır bir sınavı kazanmak, ardından tüm mevzuatı özümsemek, devamında da mesleğe leke getirmeksizin sorumluluğunu yerine getirmek durumunda.

Denetim mekanizmasını en yalın haliyle anlatmak gerekirse aracın freni gibi. Hiç freni olmayan bir araç trafiğe çıkabilir mi? Çıksa bile ne kadar sağlıklı ilerleyebilir?

Kaldı ki demokrasinin temeli bu mesleğin ruhunu içeriyor:

Şeffaflık ve hesap verebilirlik!

İktidar bu iki kavramı da sevmediği için büyük ölçüde erozyona uğrattı. Sayıları yüzü aşan teftiş kurulları artık yok. Denetim mekanizması istenen güçte değil.

Her şeye karşın, söz konusu olan AKP iktidarı bile olsa az önce verdiğimiz örnekte olduğu gibi, kimse frensiz araç sahibi olmak istemez. AKP iktidarı da freni gerektikçe değil, kendisi istedikçe kullanıyor!

Hal böyle olunca çoğu yoksulluk sınırının altında maaş alan denetim elemanları özel sektörden gelen cazip tekliflere hayır demekte zorlanıyor. Özel sektörün üst düzey yönetici ararken devletin denetim elemanlarına, “Maaşını şuna çarp gel” dediğini duyuyoruz.”

‘Katharina Bloom’un çiğnenen onuru’ hep aklımızda olmalı-Fehmi Koru (Karar)

“ki haftadır işler durma noktasına geldi; yaprak kımıldamıyor” cümlesini işittiğimde, ülkedeki genel ekonomik durumdan söz ettiğini sandım; bunu fark eden dükkan sahibi, “Medyada çıkan haberler yüzünden” deyince afalladım…

Bir yakınımla İstanbul’un Karadeniz kıyılarına açılan Anadolu Feneri’ndeyiz. Günlerden Cumartesi ve sahil kasabasının merkezinde ikimizden başka yabancı yok…

Nefis üzümlü çöreklerini tatmak için girdiğimiz pastanede Fenerbahçe’de top koşturmuş, takımda teknik direktörlük yapmış İsmail Kartal da var, ama o zaten buralıymış…

Öğle saatleri, sahildeki balıkçı lokantaları bomboş…

Fatih’te Almanya’dan tatile gelen anne ve iki çocuğunun midye ve kokoreçten zehirlenerek hayatlarını kaybettiklerine dair yayımlanan ve sonradan ölüm sebebi farklı çıkan haberler etkili olmuş; sokak lezzetlerine ilgi birden kesilivermiş…

Bir de, bugünkü haline bakıp “Medyanın ağırlığı kalmadı” deriz; görünen o ki, olumsuz veya doğru olmayan haberler hala etkili.

Zihnim Anadolu Feneri’nden bir ekran kişiliği ile ilgili haberlere doğru sefere çıktı, oradan da bir siyasi partinin cezaevlerini dolduran İstanbul büyükşehir ve bazı ilçe belediye başkanlarıyla ilgili haberlere…

Günlerdir spikerle ilgili -kendisinin yalanladığı- dehşetengiz haberlerle yatıp kalkıyoruz…

Belediye başkanları ile ilgili haberler de kesilmeden devam ediyor… Savcılar tarafından hazırlanmış yüzlerce sayfalık iddianame çıktıktan sonra suçlayıcı haber ve yorumlar daha da hızlandı.

Ya bu haberler de doğru değilse?

Haberlerin doğru olup olmadığını öğrenmek için mahkemelerin kararını beklememiz gerekmiyor mu?

‘Masumiyet karinesi’ uygar dünyada bunun için konulmuş bir kural zaten…

Biraz da masum insanların eline kan bulaşması ihtimali de düşünülerek…

Zihin bu, bir konuya takıldı mı, orada durmuyor; önceki gün de öyle oldu, esnafı zora sokan kokoreç haberlerinden medya dünyasını sarsan habere, oradan da CHP’yi gözden düşürmeyle ve gösterdiği adayın cumhurbaşkanı yarışına katılamamasıyla sonuçlanması beklenen gelişmeye doğru yol aldı zihnim…

Orada da durmadı.

“Katharina Bloom’un Çiğnenen Onuru oyunundan haberdar mısınız?”

Uzun yıllar önce katıldığım ve katılımcıları arasında Emin Çölaşan’ın da bulunduğu medya konulu bir panelde bu soruya muhatap edilmiştik.

Prof. Mustafa Şerif Onaran’ın başkanlığını yaptığı Ankara Sanatseverler Derneği’nde…

Almanya’nın en itibarlı ediplerinden, adına insan hakları alanında çalışan bir vakıf kurulmuş, 1972 Nobel edebiyat ödülü sahibi Heinrich Böll’ün bir romanının sahne uyarlanması olan oyun, ülkemizde de Almanya ile neredeyse eş-zamanlı olarak Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmişti.”

On bir aylık bütçe açığı 1,3 trilyon TL-Naki Bakır (Dünya)

“Merkezi yönetim büt­çesi, kasım ayında geçen yıla göre ge­lirlerin giderlerden hızlı art­masına bağlı olarak 169,5 mil­yar lira fazla verdi. Bu sayede, ilk on ay itibarıyla 1,4 trilyon liranın üzerinde bulunan kümülatif açık, kasım sonu itibarıyla 1,3 trilyona geriledi. Ancak bazı yüklü harcamala­rın son aya yığılması ile ara­lıkta beklenen olası yüksek tu­tarla yıllık açığın Orta Vadeli Programdaki (OVP) gerçek­leşme tahmini olan 2,2 trilyo­na ulaşması güçlü olasılık.

Hazine ve Maliye Bakanlı­ğının açıkladığı verilere gö­re, kasımda aylık bazda 1 tril­yon 419,6 milyar liralık top­lam bütçe gelirine karşılık 1 trilyon 250,1 milyar liralık bütçe harcaması gerçekleş­ti. Geçen yılın aynı ayına gö­re gelirlerdeki artış yüzde 51,1’e ulaşırken, toplam gi­derler yüzde 30,7 ile gelirlere göre çok daha düşük bir artış gösterdi. Bu kapsamda per­sonel gideri, cari transferler, mal ve hizmet alımı, sermaye giderleri gibi faiz dışı harca­malar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,8 artarak 1 tril­yon 132,2 milyar lira olurken, Kasım 2024’te 146,3 milyar li­ra olan faiz ödemelerinin bu yıl aynı ayda 117,9 milyar lira­da kalması toplam harcama­lardaki büyümeyi aşağı çek­ti. Böylece, geçen yıl kasım­da 16,6 milyar lira açık veren bütçe, bu yıl aynı ayda fazla verdi. Faiz dışı bütçe fazla­sı da yüzde 121,7 artışla 287,4 milyar TL oldu. Bütçe gelir­leri cephesinde ise en büyük kalemi oluşturan vergi tahsi­latı geçen yılın aynı ayına gö­re yüzde 55,3 artarak 1 trilyon 272,5 milyar lira, diğer gelir­ler yüzde 22,6 artışla 147,1 milyar lira oldu.

Ocak-kasım döneminde bütçe harcamaları geçen yılın eş dönemine göre yüzde 41,6 artışla 12 trilyon 842,6 milyar TL’ye ulaşırken, toplam gelir­ler yüzde 48,5’le daha yüksek bir artış kaydederek 11 tril­yon 571,6 milyar TL oldu. Ge­çen yıl ilk on bir ayda 1 trilyon 276,9 milyar lira olan bütçe açığı, bu yıl aynı dönemde ise 1 trilyon 271 milyar lira ile bu­nun altında kaldı.

On bir aylık bütçe giderle­rinin 10 trilyon 904,9 milyar liralık bölümünü, geçen yı­lın aynı dönemine göre yüzde 38,5 artan faiz dışı harcamalar oluşturdu. Bu kapsamda; Ha­zine yardımları, görevlendir­me giderleri, hane halkına yar­dımlar, tarım ve hayvancılık destekleri vb. çok sayıda alanı kapsayan en büyük harcama kalemi cari transferler yüz­de 39,2 artışla 4 trilyon 779,6 milyar, ikinci büyük kalem olan personel giderleri yüz­de 36,4 artışla 3 trilyon 398,4 milyar lira oldu. Kamu çalı­şanları adına sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi ola­rak da 416,7 milyar lira öden­di. Aynı dönemde devletin mal ve hizmet alımları yüzde 45,1 artışla 865,2 milyar, kamu ku­ruluşlarına mamul mal alımı, gayrimenkul sermaye üreti­mi, müteahhitlik giderleri, onarım faaliyetleri gibi alan­ları kapsayan “sermaye gider­leri” yüzde 39,2 artışla 1 tril­yon 9,4 milyar, kamu kurum ve işletmelerine yapılan “serma­ye transferleri” ise yüzde 198,6 artışla 214,1 milyar lira oldu. Genel bütçeye dahil kuruluş­lar ile yurt dışına “borç verme” kalemi ise yüzde 12 azalarak 221,5 milyar liraya geriledi.”

Gazeteci, gazetecilik, gazete-L. Doğan Tılıç (BirGün)

“Gazeteci bir meslek erbabı. Gazetecilik, “doğruyu söyleme mesleği” olarak tanımlamayı sevdiğim bir meslek. Gazete; radyo, televizyon, internet çağında da farklı biçimler alan ve mesleğinin içinde icra edildiği kurum.

Geçen hafta “memleketin ahvali ve medya” üzerine düşündüren iki etkinlik ve bir olay vardı.

Olay; Habertürk ve M. A. Ersoy konusu. Icığını cıcığını duymuşsunuzdur. Beni ne ıcığı ilgilendiriyor ne cıcığı. Bu, birçok boyutuyla memleketin ahvali ile medyanın ahvalinin içiçeliği; birine bakınca diğerini görmek açısından önemli.

Muhafazakârlığın/dindarlığın 23 yıllık AKP’li iktidar hali, vaaz edilen hayatlarla yaşanan hayatlar arasındaki farkı iyice açtı! İktidarın, bir şeyleri herkesin iyiliğine değiştirmek için değil, kendi hayrına başkaları üzerinde kullanılmak için istendiğini gösterdi.

Reşit kadın ve erkeklerin kendi rızalarıyla yaptıkları yalnızca kendilerini ilgilendirir. Bir kurumda güç sahibi olanın, bu gücü/iktidarı kurumun hedeflerine ulaşmak için değil de kendisi için başkaları/kadınlar üzerinde kullanması ise hepimizin reddetmesi gereken bir durum.

Ankara’da Gazeteciler Cemiyeti’ndeki ilk etkinlikte, Zafer Arapkirli’nin Özlem Akarsu Çelik’in sorularıyla gözlerimizin önüne serdiği ahvalimiz, M. A. Ersoy olayından çıkıp kadın meslektaşlarımızın yaşadıkları ve onlara yaşatılanlar konusunda hepimize batırılmış bir çuvaldız oldu.

Ne zaman kendi mesleki tarihimizden söz etsek, bugünümüzün dünümüzü arattığını, hep daha kötüye gittiğimizi anlatıyoruz. Gazetecilik tarihinin farklı dönemlerini karşılaştırıp, sürekli gelenin gideni arattığı yakınmamızı şimdilik bırakıp, kötünün üstesinden gelme yolunu gösteren etkinliğe değineyim.

TKP ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nin, üstüne asla yapışmayacak bir “casusluk” yaftasıyla tutuklanan arkadaşımızla dayanışma için düzenlediği imza gününde, Ş. Aydın, T. Soykan, B. Terkoğlu, B. Pehlivan ve eşi S. K. Yanardağ, Merdan Yanardağ’ın kitaplarını imzaladılar.

Yan yana, omuz omuza, el ele durarak, yeri geldiğinde imza imza büyüteceğimiz bir dayanışma… Gazetecilikte ve hayatın her alanında engelleri aşmanın ve kötülüğü yenmenin sırrı bu tek sözcükte gizli: DAYANIŞMA!”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale “Yarım kalmışlık” duygusu
Sonraki Makale Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Rus sporculara “yarım izin”

Medya Günlüğü
31 Ocak 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
31 Ocak 2026
Günlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
EditörGünlük

Kadınlara Taliban işkencesi

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?