Sovyetler Birliği ve Rusya’nın en ünlü ve en saygın rock gruplarından DDT, bu ay sonundaki İstanbul konserinde hayranlarıyla buluşacak.
Ataşehir’deki JJ Arena’da 29 Kasım akşamı düzenlenecek konserin biletleri satışa sunuldu. Grup İstanbul’un ardından Avustralya, Portekiz ve İspanya’da da konserler verecek.
Adını böcek ilacı DDT’den alan grup, Sovyetlerin dağılmasından çok önce, 1980 yılında Rusya’ya bağlı Başkurdistan’da kuruldu.
Başlangıç kadrosunda Yuriy Şevçuk (vokal, gitar), Vladimir Sigaçyov (klavye), Rüstem Asanbayev (gitar), Gennadiy Rodin (bas) ve Rüstem Kerimov (perküsyon) yer alıyordu.
Grubun ilk albümlerinden biri olan 1982 tarihli “Svinya na Raduge” (Gökkuşağındaki Domuz) savaş karşıtı şarkılar içeriyordu.
Sovyet yönetimince onaylanan “resmi müzisyenler” arasında yer almayan DDT’nin üyeleri sürekli olarak engellerle ve baskılarla mücadele etmek zorunda kaldı. Sovyet TV’si, toplu konserlerde DDT’nin çaldığı bölümleri yayınlamadı.
1980’lerin sonuna gelindiğinde Şevçuk, o dönemde adı Leningrad olan St. Petersburg’a taşındı ve DDT’yi başka bir kadro ile yeniden kurdu.
20’nin üzerinde albüme imza atan DDT, Sovyet sonrası Rus rock sahnesinin en saygın gruplarından biri kabul ediliyor.

Grubun kurucusu ve solisti Şevçuk, 16 Mayıs 1957 tarihinde Magadan’da doğdu, Başkurdistan’ın başkenti Ufa’da büyüdü. Babası Ukrayna kökenli, annesi ise Tatar Türkü.
Lise ve üniversite dönemlerinde amatör gruplarda şarkılar söyledi.
Uzun zamandır savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Şevçuk, sadece Rusya içindeki savaşları değil, uluslararası çatışmaları da eleştiriyor. 1995’te Birinci Çeçen Savaşı sırasında Çeçenistan’a giderek Rus askerleri ve siviller için konserler verdi. Kendisini hiçbir zaman politik aktivist olarak görmediğini, ancak iktidarların güçlü ve zayıf yanlarını topluma anlatmayı vatandaşlık görevi kabul ettiğini söyledi.
Grubun en çok bilinen şarkılarından biri olan ve sözleri Şevçuk tarafından yazılan “Ne Strelyay!” (Ateş Etme!) yıllar içinde bir barış marşı haline geldi.
1998 yılında “Mir Nomer Nol” (Sıfır Numaralı Dünya) albümünde “endüstriyel müzik” tarzının benimsenmesi grubun eski hayranlarının bir bölümümü küstürdü, ancak gençler arasında yeni hayranlar kazanılmasını sağladı.
Şarkılarında sıkça savaş, adaletsizlik, özgürlük ve insanlık temaları yer alan grubun repertuvarı, toplumsal vicdanı harekete geçiren bir protest-rock özelliğini taşıyor.
Şevçuk, Rusya’nın Ukrayna işgaline karşı net bir şekilde barış yanlısı bir duruş sergiledi. 2022’de işgalin hemen ardından sosyal medyada, “Ben ve DDT savaşa karşıyız! Dünyaya barış dileriz” paylaşımında bulundu
Mayıs 2022’de Ufa’daki bir konserde yaptığı konuşmada ise, “Ana vatan, her zaman öpülüp yalakalık yapılması gereken bir şey değil… Rusya ve Ukrayna gençleri ölüyor. Kim için? Ne için” diye sordu. Bunun üzerine, “Rus Silahlı Kuvvetlerini itibarsızlaştırmakla” suçlanarak mahkemeye çıkarıldı ve 50.000 ruble (yaklaşık 25 bin lira) para cezasına çarptırıldı.
Savaş karşıtı tutumu nedeniyle Rusya’daki konser etkinlikleri zorlaşması üzerine Şevçuk, “Konser vermek artık tehlikeli” yolunda bir açıklama da yaptı.
DDT üyeleri, Dmitriy Medvedev’in devlet başkanı seçilmesini protesto etmek amacıyla Mart 2008’de St. Petersburg’da düzenlenen protesto yürüyüşüne katıldı. Şevçuk, o dönemde başbakanlık görevini üstlenen Vladimir Putin’e bir televizyon programında Rusya’da demokrasi, söz ve basın özgürlüğü hakkında zor sorular yöneltti.
Şevçuk sadece bir müzisyen değil, aynı zamanda toplumun adaletsizliklerine ayna tutan bir şair olarak görülüyor. Siyaset ve sanatı birleştiren çok sayıda şarkıyla tanınan DDT, Sovyet sonrası rock’un simge gruplarından biri kabul ediliyor. Şevçuk’un duruşu, özellikle savaş karşıtı ve barışçı rock geleneğinde önemli bir referans olarak gösteriliyor.
Grup günümüzde Şevçuk dışında şu isimlerden oluşuyor:
Konstantin Şumaylov (klavye, vokal), Aleksey Fediçev (gitar, mandolin, vokal), Pavel Dodonov (bas gitar), Artyom Mamay (davul, bas gitar, klavye), Roman Nevelev (bas gitar), Anton Vişnyakov (trombon) ve Alyona Romanova (vokal).
Puşkin’e sitem
DDT’nin en ünlü ve en güzel şarkılarından biri de, “V Poslednyuyu Osen” (Son Sonbahar). Şarkı değişimin kaçınılmazlığından söz ederken, ünlü şair Puşkin’e de sesleniyor ve “Sevgili Aleksandr Sergeyeviç, hayat, ölüm ve aşk hakkında bildiklerinizi, o son sonbaharı neden bize anlatmadınız” diyerek kibarca sitem ediyor.
Rus müzikleriyle ilgili diğer yazılar:
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
