1-Kadro seçimi: Türkiye’nin 26 kişilik nihai kadrosu birçok kişinin içine sinmedi. Teknik Direktör Vincenzo Montella tarafından belirlenen kadrodaki tercihlerde tartışılan isimler de vardı. Nitekim İtalyan teknik adam, iskelet olarak gördüğü 12-13 isme şans verirken, 5 oyuncu şans buldu, 8 futbolcu ise sadece antrenmanlarla sınırlı kaldı.
2-B Plansız Montella: Montella, gerek Avustralya maçında gerekse Paraguay karşılaşmasında, taktik değişikliği hiç düşünmedi. Topu ayakta tutma ve şut üretmeyi yeterli gören İtalyan teknik adamın B planının bulunmayışı da acı sonu hazırladı. 10 kişi kalan Paraguay karşısında bile ikinci forvetini son 20 dakika kala oyuna soktu.
3-Aşırı motivasyon: A Milli Takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na giderken, hedefin çıtası da çok yükseğe kondu. Sanki gruptan çıkmak garantiymiş gibi diğer takımlarla neler yapılabileceği tartışılmaya başlandı, hatta 19 Temmuz’daki finalin bir ayağında Türkiye’nin olabileceği konuşuldu. Futbolcular da kendilerini dev aynasında görmeye başladı.
4-Dünya yıldızları yoktu: Türkiye için büyük önem yüklenen Arda Güler, iki karşılaşmada da isteneni veremedi, Amerika’ya sakat giden Kenan Yıldız yeteneklerinin çok gerisindeydi. Hakan Çalhanoğlu, kulübündeki futbolun çok aşağısında kaldı. Ayrıca büyük takım oyuncuları olarak lanse edilen Uğurcan Çakır, Kerem Aktürkoğlu ve Yunus Akgün gibi isimler vasatı bile aşamadı.
5-Sıcaklık ve yorgunluk: Play-off’tan gelmesi nedeniyle Arizona’daki kamp merkezine razı olan Milliler, yoğun hava sıcaklığı nedeniyle ideal bir çalışma ortamı bulamadı. Üstelik Amerika içerisindeki maçlar için binlerce kilometre yol gitmesi de ayrı bir handikap oluşturdu.
6-Psikolog olmadan gittiler
Dünya Kupası gibi dev bir organizasyona katılan Türkiye, psikolog veya mentor bulundurmadan Amerika’ya gitti. Teknik Direktör Montella, bu işi en iyi kendisinin yapacağını söyleyerek profesyonel yardım alınmasına izin vermedi.
(Milliyet)
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
