1-Galata Kulesi nerede?
1-UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Galata Kulesi, İstanbul’un aynı aynı taşıyan semtinde bulunuyor. Sadece bağlı olduğu Beyoğlu semtinin ya da İstanbul’un değil Türkiye’nin sembol yapıları arasında yer alıyor.
2-Kule ne zaman yapıldı?
2-Rivayete göre, Bizans İmparatoru Anastasius 528 yılında burasını ahşap bir fener kulesi olarak yaptırdı. Bizans’la ittifak halinde bulunan Cenevizliler, 1267 yılında Galata’da Pera adında bir semt kurdu. Cenevizlilerin hakimiyet alanı içinde yer alan bölgede kalan ve zamanla yangın ve depremlerle zarar gören ahşap kule yerine 1335-1349 yılları arasında taştan kule yapıldı. Gözetleme ve semtin savunmasına yardımcı olması amaçlanıyordu. Tepesinde yer alan haç nedeniyle o zamanlar “Kutsal Haç Kulesi” olarak anılıyordu.
3-İstanbul’un fethi sırasında Galata Kulesi’ne ne oldu?
3-Cenevizliler semti ve kuleyi savaşmadan teslim etti. Fâtih Sultan Mehmed bu nedenle yayınladığı fermanda Cenevizlilerin kalelerini yıkmayacağını söyledi. Yine de hükümranlığının delili olmak üzere surların kara tarafındakilerin üst kısımları ile Galata Kulesi’nin tepesinden 10 arşın (7,58 m.) kadarı yıktırıldı. Fatih sonradan, kulenin çatısında yer alan tahribatın giderilmesi için Zağanos Paşa’yı görevlendirdi. Çalışmaların tamamlanmasından sonra tepesindeki haç indirildi, yerine Osmanlı bayrağı çekildi.
4-Kule tarih boyunca hangi amaçlarla kullanıldı?
4-Cenevizlilerin gözetleme ve savunma amacıyla yaptığı kule Osmanlı devrinde Kasımpaşa’daki tersanelerde çalışan Hristiyan savaş esirleri için zindan olarak kullanıldı. Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinde kulenin 17. yüzyılda tersanenin gemi levazım ambarı olarak hizmet verdiğini yazar. 18. yüzyılda ise, Mehterhâne Ocağı ile yangın gözleyiciler tarafından bir yangın kulesi olarak kullanıldı. 1874’te şehirde itfaiye teşkilâtının hizmetinde hem yangın haber merkezi hem de deniz kuvvetleri tarafından haberleşme merkezi olarak kullanılmaya başlandı. Galata Kulesi, söz konusu iki kurum tarafından Cumhuriyet döneminde de uzun süre aynı amaçlarla kullanıldı. 1967 yılında onarılarak turistik tesise dönüştürüldü. 2013 yılında İstanbul Belediyesine, 2019’da ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi. 2020’de restorasyon geçirmesinden sonra Galata Kulesi Müzesi olarak anılmaya başlandı.
5-Teknik özellikleri nedir?
5-Romanesk tarzda yapılan silindirik kâgir kulenin zeminden çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 62,59 metre. 208 metrekare alana sahip zemin katının iç çapı 8,95 metre, dış çapı ise 16,45 metredir. Dördüncü kata kadar 3,75 metre olan duvar kalınlığı, bu kattan kulenin sonra dışa doğru bir meyille örülmesinden ötürü 3 metreye kadar iner. Taştan yapılan binada, bodrum, zemin ve asma kat dahil 11 kat bulunuyor. Kulenin üçüncü katına kadar Ceneviz, diğer katlarında ise Osmanlı izleri taşıyor. Ağırlığı 10 bin ton civarında.
6-Galata Kulesi neden Hezârfen Ahmed Çelebi ile anılıyor?
6-Evliya Çelebi’nin ünlü Seyahatnâme’sinde yer alan anlatısına göre, dönemin ünlü bilgini Hezârfen Ahmed Çelebi, 1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesi’nden kuş kanatlarına benzer bir araç takarak kendini boşluğa bırakmış, İstanbul Boğazı’nda 3.358 metre süzülerek Üsküdar’daki Doğancılar Meydanı’na inmiş, bu olay halk arasında büyük yankı yaratmıştı. Günümüzde bazı tarihçiler Ahmed Çelebi’nin mesafeyi abartmakla birlikte gerçekten uçtuğunu söylerken, bazı tarihçiler ise bunun efsane olduğunu savunuyor.
7-Galata Kulesi ile ilgili hangi efsaneler anlatılıyor?
7-Romalılara dayanan efsaneye göre, Galata Kulesi’ne ilk kez beraber çıkan bir çift mutlaka evlenirmiş. Eğer o çiftin kaderinde evlilik yoksa kuleye çıkmamaları için önlerine bir engel çıkarmış. İkinci efsaneye göre, Galata Kulesi ile Kız Kulesi birbirlerine aşıkmış ancak İstanbul Boğazı bu iki aşığın kavuşmasını engellermiş. Galata Kulesi aşkından yıllarca mektuplar yazmış. Hezarfen Ahmet Çelebi sözüm ona Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçarken kule aşkını Hezarfen’a fısıldamış ve mektupları ona vermiş. Hezarfen de mektupları Kız Kulesi’ne iletmiş. Efsaneye göre, iki kulenin yüzyıllardır ayakta kalmasının nedeni aralarındaki bağdır. İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası kitabındaki hikayeye göre ise, İstanbul’a ilk kez gelen denizci Cenevizlilere ak martı karanlıkta yol gösterir. İnançlarına göre martıyı Hz. İsa ile özdeşleştiren Cenevizliler martıyı yuvasına kadar takip eder ve pişirip yer. Sonrasında yuvasının bulunduğu yere ak martı için Galata Kulesi inşa edilir.
8-Galata Kulesi’nde günümüzde neler var?
8- 2020 yılında hizmete açılan müzesinde çeşitli tarihi objeler ve antikalar muhafaza ediliyor. Alt katlarındaki sergide, kule tarihinin çeşitli yönlerini sergileniyor. Hezarfan Ahmet Çelebi’nin efsanelerini anlatan interaktif ekranlar da ziyaretçilere İstanbul’la ilgili bilgi yarışması yapma olanağı sunuyor. Burada ayrıca eski İstanbul’u ve bu bölgedeki insanların antik ve Orta Çağ’daki yaşamını anlatan bir kısa film de gösteriliyor. Galata Kulesi’nde ayrıca bir hediyelik eşya dükkanı da bulunuyor. En etkileyici yer ise, İstanbul’un 360 derece seyredilebileceği teras katı. Her gün saat 08.30-22.00 (kış aylarında 19.00) saatleri arasında ziyaret edilebilir. Bilet ücreti 650 lira. 18 yaş altı öğrenciler ve öğretmenler içinse ücretsiz. Müze Kart sahipleri de ücretsiz giriş yapma hakkına sahip.
9-Güneye bakan dış cephesindeki levhada ne yazıyor?
9-İstanbul’un Fethi’nin 500. yıl dönümüne denk gelen 1953 yılında asılan ve Emin Barın tarafından hazırlanan levhada büyük harflerle şu metin yazılı:
29 Mayıs 1453 Salı sabahı Cenevizlerin Galata kolonisi anahtarlarını Fatih Sultan Mehmed’e takdim etmiş ve Galatanın teslimi 1 Haziran Cuma günü tamamlanmıştır-İstanbul Fethi Derneği. 1953
10-Ümit Yaşar Oğuzcan “Galata Kulesi” şiirini neden yazdı?
10-Şair Oğuzcan’ın şiiri yazmasının nedeni, 15 yaşındaki oğlu Vedat’ın 6 Haziran 1973’te kuleden atlayarak intihar etmesidir. Üzücü şiir şöyle:
6 Haziran 1973
Pırıl pırıl bir yaz günüydü
Aydınlıktı, güzeldi dünya
Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Ömrünün baharında
Bütün umutlarıyla birlikte
Paramparça oldu
Bir adam benim oğlumdu…
Gencecikti Vedat
Işıl ışıldı gözleri
İçi
Bütün insanlar için sevgiyle doluydu
Çıktı apansız o dönülmez yolculuğa
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Söndü güneş, karardı yeryüzü bütün
Zaman durdu
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden
Bu adam benim oğlumdu
“Açarken ufkunda güller alevden”
Çıktı, her günkü gibi gülerek evden
Kimseye belli etmedi içindeki yangını
Yürüdü, kendinden emin
Sonsuzluğa doğru
Galata Kulesi’nde bekliyordu ecel
Bir fincan kahve, bir kadeh konyak
Ölüm yolcusunun son arzusu buydu
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden
Bu adam benim oğlumdu
Yararlanılan kaynaklar: Wikipedia, gezipgordum.com, islamansiklopedisi.org, muze.gov.tr, galata-tower.com, en uygun.com, milliyet.com.tr
Fotoğraf: istanbulugeziyorum.com
Benzer yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları: