Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Yarın nasıl yaşamalı?

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 23 Aralık 2025 19:07
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Başlıktaki soru kulağa basit geliyor ama aslında insanın bütün hayatını içine alıyor.

Yarın… Henüz gelmemiş olan o zaman. Ama garip bir şekilde bugünümüzü en çok yöneten şey. Belki de bugünümüzü en çok tüketen şey demeliyim. Fiziksel olarak bugünde olmak ama zihinsel olarak gelecekte, yarında olmak. Tersi de olabilir. Bedensel olarak bugünde ama zihinsel olarak dünde yaşamak. Bir parçalanma değilse nedir bu? Neden beden/zihin bütünlüğümüzü sağlayamıyoruz bir türlü? Neden bir’leyemiyoruz kendimizi? Neden ikiyi bir yapamıyoruz? 

Büyük derttir. İnsanlığın en büyük derdi budur belki de. Zira kendinde birliği sağlayamayan insanın hayatla ve varlıkla birlik içinde olabilmesi mümkün değildir. Öyle olduğu içindir ki hep eksiklidir insan. Hep eksiktir. 

Mutsuzdur, tatminsizdir, kendinden hoşnut değildir. Derinini bilmediği için, kendi parçalanmışlığının farkına varamaz. Varamadığı için bu mutsuzluğunun nedenini hep dışarıda arar. Arar ve bulur. Kötü insanlar yüzünden mutsuzdur, hükümet yüzünden, sistem yüzünden, trafik yüzünden, çocuğun öğretmeni, işyerindeki biri, müşteri, Instagram’a harika resimler koyan arkadaşıdır suçlu olan. Kadınsa kocası batar gözüne, kocaysa karısı. İkisine birden çocukları batar. Onlar yüzünden hayatlarını askıya almışlardır. Onlar yüzünden dersane, özel okul, iş ve ev cenderesinde dayak üstüne dayak yemektedirler. Bunca fedakarlığın bir ödülü olmalıdır. O çocuk mutlaka sınavı geçmelidir, mutlaka başarılı olmalıdır. Çocuk kendine rağmen başarılı olmalıdır. Çocukluğu kurbandır. Çocuk da.

Oysa kendi de hiç çocuk olmadığı, olamadığı, oldurulmadığı için çocuk olmanın ne demek olduğunu bilmeyen yetişkinlerdendir. O da bir kurbandır ve kurbanlar kendi kurbanlarına hiç acımazlar. 

Oysa ne diyordu şair şiirinde…

“Biz küçükken çok büyüktük. 

Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık. 

Güzeldik biz küçükken. 

Biz küçükken bir gülerdik kalbimiz kahkahalar atardı. 

Sonra mı? Büyüdük… 

Kollarımızı açtığımızda bir kişiyi bile sığdıramayacak hale geldik. 

Küçülene kadar büyüdük. 

Çok büyüdük yani. 

Biz olamadık bir daha. 

Sen, ben olduk.”

Asıl soru hâlâ oradadır. Kendini sorup duruyor…

Yarın nasıl biri olarak yaşamalıyız? Yarın da hiçbirinde sana yer olmayan, hiçbiri ‘’sen’’ olmayan, hiçbiri ‘’ben’’ olmayan iki yarım insan olarak mı yaşamaya devam edeceğiz? 

Yarım insanlar olarak uyusak bu gece ve bir ağaç olarak uyansak yarına keşke.

Görsel: Pinterest

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale “Yaprak üfleyiciniz” var mı?
Sonraki Makale Annen seni şekere mi bulamış? 

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Sınıftaki “Sakıncalı Piyade”

Elif Şahin Hamidi
25 Ocak 2026
Serbest Kürsü

İlkokul anılarım…

Alper Eliçin
25 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?