Pazar, 26 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Yandaş da seviyor muhalif de

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 29 Haziran 2026 15:32
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Rus rock müziği her zaman kendi içine kapalı bir dünya oldu. Yaklaşık 40 yıl önce ün kazanan dar bir sanatçı çevresi hâlâ bu müzik sahnesine hâkim durumda.

Bu süreçte Rus rock’ının öncü grupları etrafında öyle kendine özgü bir hayran kültürü oluştu ki, bir kişinin en sevdiği grubun hangisi olduğu çoğu zaman onun karakteri hakkında oldukça fazla ipucu veriyor.

Eğer DDT hayranı biriyle konuşuyorsam, onun büyük olasılıkla liberal-demokrat görüşlere sahip olduğunu, uzun yıllardır Novaya Gazeta okuduğunu ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’e eleştirel yaklaştığını neredeyse kesin olarak söyleyebilirim.

Karşımdaki kişi Korol i Shut ya da Sektor Gaza hayranıysa tablo muhtemelen tam tersidir.

Boris Grebenşçikov ya da Zemfira’yı sevenler ise genellikle daha ılımlı liberal görüşlere sahip olur; buna belirli ölçüde estetik beğeni ve hatta biraz entelektüel snobluk da eşlik eder.

Bu karakter şablonlarının neredeyse hiç istisnası yoktur. Ancak akla hemen bir grup gelir ki, hem Rusya’da hem de dünyanın geri kalanında Rus rock müziğinin en ikonik ve en tanınmış ismidir: Elbette Kino ve grubun solisti Viktor Tsoy.

Kino’nun sahip olduğu bu eşsiz statüyü görmek için YouTube’da grubun şarkılarını aratmak yeterlidir. En çok izlenen videolar arasında, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonraki Rusya tarihinin en önemli ve en travmatik olaylarına ait görüntülerden hazırlanmış sayısız video bulunur. Arka planda ise Kino’nun en bilinen şarkıları çalar.

Özellikle 1991’deki Sovyet darbe girişimi, 1993 anayasa krizi, Çeçenistan savaşı ve Ukrayna’nın işgaliyle ilgili görüntülerde Kino’nun şarkıları sıkça kullanılır.

Kino’nun şarkıları bugün hem Putin yanlılarının propaganda konserlerinde hem de Putin karşıtlarının protestolarında söyleniyor.

Oysa Viktor Tsoy, 1990 yılında henüz 28 yaşındayken hayatını kaybetti ve yaşadığı süre boyunca siyaset hakkında neredeyse hiç yorum yapmadı.

Onun dünyaya bakışını, Kino’nun gitaristi Aleksey Rybin’in “Kino En Başından Beri” adlı kitabında anlattığı bir sohbet oldukça iyi özetler.

Rybin ile Tsoy, Sovyet yaşam biçimi üzerine konuşurken Rybin iyimser bir şekilde, zamanla ülkede her şeyin değişeceğini ve “hiçbir şeyin sonsuza kadar böyle devam edemeyeceğini” söyler.

Tsoy ise buna karşı çıkar. Ona göre her şey pekâlâ olduğu gibi kalabilir: “Biz buradan asla çıkamayacağız.”

Bu nedenle yapılması gereken şey müzik yapmaya devam etmekti; ülkenin kaderiyle ilgili meseleleri ise siyasetçilere bırakmak gerekiyordu.

“Değişim İstiyorum!” ve “Bir Sonraki Hamleyi Biz Yapacağız” gibi son derece tutkulu başlıklara sahip şarkılarla ün kazanmış biri için bu sözler büyük bir sinizm örneği gibi görülebilir.

Ancak tam da bu yaklaşım, Kino’nun olağanüstü başarısını ve kült statüsünü sağlayan temel unsurlardan biri oldu.

Bunun yalnızca sanatsal bir persona mı yoksa Tsoy’un gerçek karakteri mi olduğunu söylemek zor.

Yine de verdiği röportajlar, onun çevresindeki gündelik ve dünyevi meselelerle pek ilgilenmediği izlenimini bırakıyor.

Tsoy, gazetecilerin sorularını neredeyse her zaman gizleyemediği bir can sıkıntısıyla yanıtlıyordu. Dışarıdan bakıldığında, protesto ya da toplumsal mesajlardan uzak duran, hatta biraz dekadan ve benmerkezci bir sanatçı izlenimi veriyordu.

Şarkılarının ne bir protesto çağrısı ne de toplumsal bir manifesto içerdiğini savunuyor, yalnızca insanların “içinde bulundukları koşulların esiri olmaktan biraz daha özgür olmalarını” istediğini söylüyordu.

Bu yaklaşım özellikle modern Rusya’nın en önemli protesto marşı haline gelen “Peremen!” (Değişim İstiyorum!) için de geçerliydi.

Şarkı, 1987 yapımı “Assa” filminin final sahnesinde açık biçimde bir protesto şarkısı olarak sunulmuştu.

Filmin sonunda Tsoy, bir restoranda müzisyen olarak işe başvurur. Restoran çalışanlarından biri ona Sovyet bürokrasisini yansıtan, son derece monoton ve sıkıcı bir şekilde müzisyenlerin hak ve sorumluluklarını sıralamaya başlar.

Bir süre sonra Tsoy dinlemeyi bırakır, ayağa kalkar ve restoran salonuna geçerek efsanevi şarkıyı söylemeye başlar.

Sahnenin sonunda boş restoran bir anda binlerce kişinin bulunduğu dev bir Moskova konser alanına dönüşür. Kalabalık hep bir ağızdan şarkıya eşlik ederken “Değişim!” diye haykırmaktadır.

İlk bakışta verilmek istenen mesaj son derece açık görünür.

Ancak Viktor Tsoy daha sonra bu sahneyi sert biçimde eleştirmiş, onu “takma diş”e benzetmiş ve filmin şarkının anlamını tamamen çarpıttığını söylemişti.

Tsoy’a göre “Değişim İstiyorum!” hiçbir şekilde politik bir protesto çağrısı değildi.

Bu açıklama onun sanat anlayışını anlamak açısından son derece karakteristiktir.

Buradaki mesele yalnızca Tsoy’un siyasetten uzak duran bir sinik olması değildi.

Asıl önemli olan, eserlerinin belirli bir döneme, hele ki belirli bir siyasi bağlama hapsedilmesine bütün gücüyle karşı çıkmasıydı.

Çünkü Kino’yu diğer bütün Rus rock gruplarından ayıracak şeyin ne olduğunu çok iyi biliyordu:

Kendi dönemini aşabilmek.

Gündelik siyasi tartışmaların ve gelip geçici akımların içine sıkışıp kalmamak.

Gazeteci Yuri Saprıkin, Kommersant Weekend için kaleme aldığı yazıda bu düşünceyi son derece başarılı biçimde özetliyor.

Saprıkin’e göre Kino’nun şarkıları, “yazarının belki öngördüğü ama yaşamaya ömrünün yetmediği gelecekteki olaylar için kusursuz bir çerçeve” oluşturuyor.

Onun ifadesiyle:

“Tsoy sözleri yazdı, gitar rifflerini besteledi ve insanların yaşanan her şeye katlanmasına yardımcı olan stoacı, duygularını dışa vurmayan bir yaşam anlayışı sundu. Ama bütün bunların hiçbirini kendisi yaşamadı.”

İşte tam da bu nedenle Kino’nun şarkıları, YouTube’da Rusya’nın yakın tarihindeki büyük olayları anlatan videolarla bu kadar doğal biçimde örtüşüyor.

Ve yine bu nedenle “Değişim İstiyorum!” hem muhalefet mitinglerinde hem de Kızıl Meydan’daki hükümet yanlısı konserlerde aynı rahatlıkla söylenebiliyor.

Tsoy, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, “tipik Kino hayranı” diye bir kavramın oluşmasını engelledi.

Çünkü insanlar tablolar etrafında kimlik inşa edebilirler; ama çerçeveler etrafında edemezler.

Bu açıdan bakıldığında Kino yalnızca müzikal olarak değil, felsefi anlamda da gerçek bir post-punk grubuydu.

Örneğin çok daha doğrudan siyasi mesajlar veren Grazhdanskaya Oborona’nın ilk albümlerinin aksine, Kino’nun şarkıları dinleyiciye çok daha geniş bir yorum alanı bırakıyordu.

Tsoy’un sözlerinde belirgin bir entelektüel belirsizlik vardı.

Bir şarkının adı “Savaş” olsa ve savaş alanına ilişkin göndermeler içerse bile, bu onun aslında insanın kendi iç dünyasında yaşadığı psikolojik çatışmaları anlatan bir metafor olmadığı anlamına gelmiyordu.

Aynı durum “Değişim İstiyorum!” için de geçerliydi.

21 Haziran’da Moskova’da nostaljik bir Kino konseri düzenlendi.

Konseri 60 binden fazla kişi izledi.

Seyirciler, yapay zekâ ve dijital teknolojilerle yeniden oluşturulan Viktor Tsoy’un sesi eşliğinde, grubun orijinal üyelerinin canlı performansını dinledi.

Konseri izleyen birçok kişiyle konuştum.

En dikkat çekici yorumlardan biri şuydu:

“2026 Rusyası’nda, hiçbir siyasi anlatımı çağrıştırmayan bir grubun konserine gitmek gerçekten ferahlatıcı.”

Üstelik yalnızca bugünkü siyasi atmosfer değil, geçmiş on yılların siyasi kutuplaşmaları da bu grubun üzerine yapışmamış durumda.

Kulağa ne kadar sinik gelse de, Viktor Tsoy belki de tam zamanında öldü.

Şöhrete Perestroyka yıllarında ulaştı ve böylece değişen siyasal koşullara uyum sağlamak zorunda kalmadı.

Rusya açısından bu gerçekten eşsiz bir durum.

Bugün Kino’nun ilk albümlerindeki lo-fi estetiğini seven genç, kentli bir Moskovalı ile, “Kan Grubu” şarkısını Rusya’nın askerî gücüyle özdeşleştiren savaş yanlısı bir milliyetçi aynı konserde iki saat boyunca yan yana durabiliyor.

Tsoy’un inandığı gibi:

“Müzik insanları Kışlık Saray’a saldırmaya çağırmamalı. Müzik dinlenmeli.”

Aradan geçen onlarca yılın ardından insanlar hâlâ onu büyük bir dikkatle dinliyor.

Ve eğer bir gün gerçekten Kışlık Saray’a yürüyecek olsalar, büyük olasılıkla barikatların karşı taraflarında yer alacak insanlar aynı şarkıları söylemeye devam edecek.

Belki de bir müzisyenin ulaşabileceği en büyük başarı budur:

Tamamen zıt dünyalara ait insanları bile aynı şarkının etrafında buluşturabilmek.

(Andrey Sapojznikov, The Moscow Times)

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMüzikRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Ortalığı karıştıran film
Sonraki Makale Sabır, adalet ve nezaket…

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

BirGün haberinin arkasında

Medya Günlüğü
26 Temmuz 2026
GünlükManşet

İskandinavya’dan Şavşat’a

Medya Günlüğü
26 Temmuz 2026
EditörGünlük

“Cep”te adabımuaşeret

Medya Günlüğü
26 Temmuz 2026
EditörGünlük

Devlet kontrolünde tatil

Medya Günlüğü
25 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?