İran’la ABD başta Batılı ülkeler ve İsrail arasında yıllardır süren polemiğin özünde nükleer silah üretme iddiası var.
Tahran’ın uranyumu zenginleştirerek nükleer silah üreteceği suçlamalarını İran sürekli olarak reddediyor ve böyle bir programı bulunmadığını savunuyor.
Peki uranyumun zenginleştirilmesi ne demek ve nükleer silah yapımında neden önemli?
Doğada bulunan uranyumun büyük kısmı uranyum-238 ve çok küçük bir kısmı uranyum-235 içerir.
Nükleer enerji ve özellikle silah tartışmalarında kritik olan izotop U-235’tir çünkü bu izotop nötron aldığında kolay bölünür. Doğal uranyumun yüzde 99’dan fazlası U-238, yüzde 1’den azı U-235’dir.
Ancak nükleer silah üretmek için doğal haldeki U-235 oranı zincirleme reaksiyonu hızla sürdürecek kadar yüksek değildir. Bu nedenle uranyumun içindeki U-235 oranı artırılır, buna zenginleştirme denir.
Bu konuda şu basit örnek verilebilir: Elimizdeki binlerce beyaz bilye içinde çok az siyah bilye var ama sadece siyah bilyeler işe yarıyor.
İşte zenginleştirme beyazları azaltıp siyahların oranını artırmaktır. Yani mesele uranyum üretmek değil, uygun izotopu ayırmaktır.
Iran uzun yıllardır uranyum zenginleştirme programı nedeniyle gündemde. İran’ın resmi söylemi
programın sivil amaçlı olduğu, yani elektrik üretimi, araştırma ve tıbbi izotop üretimi için kullanıldığı yönünde.
Batılı ülkeler ve İsrail’in iddiası ise, bir ülke yüksek düzeyde zenginleştirme kapasitesine ulaştığında,
aynı teknolojinin teorik olarak kısa sürede silah seviyesine yaklaşabileceği görüşüne dayanıyor.
Yani mesele uranyumun çıkarılması değil, onu ayırabilme yeteneği. Bir ülke bunu başarabiliyorsa, uranyumu çıkarma, dönüştürme, zenginleştirme ve depolama alanlarında başka bir teknolojik seviyeye yükselmiş oluyor. Bu nedenle Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, özellikle zenginleştirme faaliyetlerini yakından izliyor ve denetliyor.
Fotoğraf: farabi.university
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
