Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, İran’ın nükleer silah geliştirmesi halinde Türkiye’nin de “kaçınılmaz olarak aynı yarışın içine çekilebileceği” yönündeki açıklaması Rusya’da yankı uyandırdı.
Gazetecilerin sorusu üzerine Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Dışişleri Bakanı Fidan’ın açıklamalarını not ettiklerini vurguladı. Peskov, “Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşması nükleer güvenliğin temel taşı. Bu açıklamayı not aldık. Ancak nükleer kulüpteki tüm ülkelerin silahlanma yarışına yol açacak en ufak bir bahaneyi bile önlemek için sorumlu davranacağına inanıyoruz” dedi.
Lenta.ru haber sitesinin sorularını yanıtlayan Parlamento (Duma) Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkan Birinci Yardımcısı Aleksey Çepa ise, Türkiye’nin nükleer silah edinme ihtimalini “tehlikeli” olarak nitelendirdi. Çepa, “Ben buna olumlu bakmıyorum. Nükleer kulüp ne kadar büyük olursa, tehlike de o kadar büyük olur. Sınırlayıcı anlaşmaların artık yürürlükte olmadığını ve bunun bazı ülkeleri kendi silahlarını geliştirmeye itebileceğini anlıyoruz. Ancak böyle bir durumda yerel çatışmalar çok trajik bir şekilde sonuçlanabilir” görüşünü savundu.
Ridus haber sitesine konuşan Rusya Orta Doğu Enstitüsü uzmanı Sergey Balmasov da, Türkiye’nin aktif olarak nükleer silah geliştirmeye hazırlandığını iddia etti. Balmasov, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve çeşitli Türk kurumları, 2025 yılından itibaren Nijer ile uranyum alımı konusunda aktif olarak görüşmeler yürütüyor. Gerçi, ikili anlaşmalarımıza göre, biz de Türk nükleer santrallerine nükleer yakıt sağlıyoruz” dedi.
Aşırı istikrarsız küresel duruma ve Ankara’nın jeopolitik adımlarına işaret eden Balmasov, “Bu durumda Türkiye’nin nükleer güç olma girişimi tamamen mantıklı. Erdoğan durumu anlıyor ve İran’a yapılanları da görüyor. Türkiye, çok daha az kaynağa sahip olmasına rağmen nükleer füzeleri olan Kuzey Kore’nin gerisinde kaldı. Türkiye, güneyinde nüfuz alanını genişletirken er ya da geç İsrail ve Batı ile çatışacak. Bunlar göz önüne alındığında, Ankara’nın rakipleriyle arasını kapaması gerekiyor” diye konuştu.
Balmasov, Türkiye’nin teknolojik seviyesinin, “1940’ların sonlarında test edilen ve kullanılanlara benzer bir nükleer cihaz” üretmesine olanak sağladığını savundu.
Ünlü dış politika yorumcusu Fyodr Lukyanov da, sosyal medya hesabında, “Hoşça kal Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması… Bu sefer de Türkiye…” diye yazdı..
Nezavisimaya Gazeta köşe yazarı İgor Subbotin ise, “Türkiye nükleer silahlanma yarışına girebilir. ABD-İran ihtilafı Ankara’yı radikal adımlar atmaya zorluyor” yorumunda bulundu.
Fidan, CNN Türk’te katıldığı programda, İran’ın nükleer silah geliştirmesinin Türkiye açısından ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturabileceğini, bölgede nükleer bir silahlanma yarışını arzulamadıklarını, buna rağmen “aynı yarışın içine çekilme ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini” söylemişti.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
