Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş, yalnızca insanların yer değiştirmesine ve ekonomik dengelerin değişmesine yol açmadı.
Savaş öncesinde taşıyıcı annelik sektörünün önemli merkezlerinden biri olan Ukrayna’daki faaliyetlerin aksamasıyla, Gürcistan uluslararası bir merkez haline geldi. Ancak hızla büyüyen sektör, taşıyıcı annelerin hakları ve kadınların ekonomik kırılganlığının istismar edilmesi konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin (DW) haberine göre, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından çok sayıda uluslararası aracı kuruluş Gürcistan’a yöneldi. Yabancıların Rusya’da taşıyıcı annelik sözleşmesi yapmasının yasaklanması da bu değişimi hızlandırdı. Böylece ülke, farklı ülkelerden çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerle taşıyıcı anneleri buluşturan bir merkez haline geldi.
Gürcistan Kamu Hizmetlerini Geliştirme Ajansı’nın verilerine göre, ülkede 2023 sonu itibarıyla 3 binden fazla taşıyıcı anne kayıtlıydı. Gürcistan’da taşıyıcı annelik yoluyla dünyaya gelen çocukların sayısı 2021’de yaklaşık 300 iken 2023’te 1.172’ye yükseldi. 2012’den 2023 sonuna kadar bu yöntemle dünyaya gelen çocukların toplam sayısı 5.393’e ulaştı.
Gürcistan’da bu alanda hizmet veren yaklaşık 19 klinik bulunuyor. Başkent Tiflis ve Batum’daki aracı kuruluşların sunduğu hizmet paketlerinin maliyeti yaklaşık 45 bin ila 55 bin euro arasında değişiyor. Taşıyıcı annelere ödenen tutar ise kadınların deneyimlerine göre 18 bin ila 28 bin euro arasında.
Avustralya’nın ABC News kuruluşu da 2025’te yayımladığı araştırmada, Ukrayna’daki savaşın ardından taşıyıcı annelik hizmetleri için Gürcistan’a yönelen uluslararası talebin arttığını bildirmişti. Haberde, sektördeki hızlı büyümenin etik sorunlar ve kadınların istismar edilmesi riskini de beraberinde getirdiği vurgulanmıştı.
Savaş kadınları nasıl etkiliyor?
Kadınlardan biri, Ukrayna’da yaşayan ailesine destek olmak için Gürcistan’da taşıyıcı annelik yapmayı kabul eden bir Ukraynalı. Savaş nedeniyle yerinden edilen kadınlar için bu yöntem, ailelerinin geçimini sağlamak ve çocuklarının geleceğini güvence altına almak amacıyla başvurulan bir gelir kaynağı olabiliyor.
Ancak kadınların bu kararı hangi koşullarda verdiği önemli bir tartışma konusu. Ekonomik sıkıntılar, yerinden edilme ve güvenli bir yaşam arayışı, kadınların taşıyıcı annelik programlarına katılma kararlarını etkileyebiliyor.
Avustralya’daki UTS Üniversitesi araştırmacılarının Gürcistan’daki sektör üzerine yürüttüğü çalışma da savaşın ardından yerinden edilen kadınların bu piyasada daha görünür hale geldiğini belirtiyor.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
