İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasının ardından Taksim Meydanı bir kez daha siyasi söylemdeki yerini aldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’deki mitinglerde sık sık “Taksim’i geri alacağız” dedi.
Taksim Meydanı’nın önemi sadece yakın geçmişte yaşanan toplumsal olaylardan kaynaklanmıyor, buradaki anıt nedeniyle aynı zamanda neredeyse 100 yıldır Cumhuriyet’i de temsil ediyor.
8 Ağustos 1928 tarihinde açılan Taksim Anıtı meydanı Cumhuriyet’le ve modernleştirmeyle özdeşleştirdi. Bu anıt sayesinde Sultanahmet ve Beyazıt meydanlarının geçmişteki kamusal işlevini üstlenen meydan resmi törenlerin de merkezi oldu.
Taksim Meydanı, tarihe geçen bazı olayların da tam ortasında yer aldı…
1955 yılında yaşanan 6-7 olayları, Atatürk’ün Selanik’teki evinin bombalandığı iddialarının ardından bazı grupların Taksim Meydanı’nda toplanmasıyla başladı. İstiklal Caddesi’ne ilerleyen grup gayrimüslimlere ait iş yerlerini yağmaladı.
16 Şubat 1969 tarihinde, Amerikan 6. Filosu’nu protesto etmek amacıyla Taksim Meydanı’nda düzenlenen gösteriye sağcı grupların saldırması sonucu Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan adlı gençler bıçaklanarak öldürüldü. Bu olay tarihe “Kara Pazar” olarak geçti.
1 Mayıs 1977’de ise, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en derin toplumsal travma yaratan katliamlarından biri Taksim Meydanı’nda yaşandı. 1 Mayıs’ı kutlamak için meydanda toplanan yüz binlerce kişiye çevredeki binalardan ateş açılması sonucu 34 kişi hayatını kaybetti. Tarihe “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçen bu olayın ardından işçiler ertesi yıl da Taksim’de toplandı ancak ardından meydan 32 yıl süreyle 1 Mayıs kutlamalarına kapatıldı. Bütün bu yıllar süresince meydan her 1 Mayıs’ta sendikalarla yetkililer arasında gerilime sahne oldu. Sendika temsilcileri meydana giremedi, sadece Kazancı Yokuşu’na ölenlerin anısına karanfil bırakmalarına izin verildi. 2010 yılında kaldırılan yasak, 1 Mayıs kutlamalarında herhangi bir olay çıkmamasına rağmen üç yıl sonra yeniden uygulamaya konuldu.
12 Eylül darbesinden yaklaşık iki yıl sonra, 4 Kasım 1982’de Kenan Evren Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önüne kurulan kürsüden halka seslenirken, “Eğer 12 Eylül harekâtı yapılmasa veya onlar bu harekâtı yapıp muvaffak olsalardı bu meydanın ismi Kızıl Meydan olacaktı!” dedi.
2013 yılının Mayıs-Haziran aylarında yaşanan Gezi Olayları’nın merkezi de, meydanın hemen karşısındaki Gezi Parkı’ydı. Eylemler süresince Taksim Meydanı göstericilerin kontrolü altında kaldı.
Fotoğraf: akmistanbul.gov.tr
İlgili yazı: