Ferrari denildiğinde insanların aklına sadece lüks, pahalı ve hızlı otomobiller gelmiyor.
Aynı zamanda yüksek devirli motorların sesi, mekanik his, içten yanmalı motorun yarattığı titreşim ve sürücünün otomobille kurduğu duygusal bağ geliyor. Bu nedenle ünlü İtalyan markası Ferrari’nin tamamen elektrikli otomobil üretme kararı, otomotiv dünyasında teknik bir gelişmeden çok kültürel bir kırılma gibi tartışma yarattı.
550 bin euro etiket taşıyan Luce (Işık) modeli tanıtılır tanıtılmaz eleştiri bombardırmanına tutuldu. Öncelikle tasarı hiç beğenilmedi, Ferrari’ye benzemediği, hatta çok pahalı olmasına rağmen “ucuz” göründüğü iddia edildi. Üstelik, eleştirenler arasında Ferrari’nin eski yöneticileri de vardı.
Milliyet’in otomotiv yazarı Levent Köprülü “Luce” için şunları yazdı:
“Ferrari’nin, tam elektrikli ve 5 koltuklu ilk modeli olan ‘Luce’ “motor sesi dinlemeyi ve dinletmeyi seven” Ferrari müşterileri tarafından nasıl karşılanacak merakla bekleniyor. Bugüne kadar markayı buralara getiren İtalyan tasarım stüdyoları yerine, Apple’ın eski tasarımcısının elinde şekillenmesi, aerodinamik kaygılar nedeniyle ‘hormonlu’ görüntüye sahip olması da, kabul sürecini zorlayan unsurlar arasında. Aracı ‘makul’ bulanların öne sürdüğü gerekçeler ise, farklı. Luce kadar olmasa da, ciddi eleştirilen Jaguar’ın ‘Type001’i ve Mercedes-AMG’nin elektrikli GT’sinin, tam elektrikli süper ve lüks otomobillerin geleceği olduğunu savunan bu kesim, elektrikli araçlarda menzil ve verimlilik uğruna bu tür tasarımların olmasını normal karşılıyor. Aynı şekilde, elektrikli lüksün ‘farklılaşmak adına’ böyle tasarımlara bürünmesinin normal olduğunu söyleyenler de var. Tabii ki son söz, çok ciddi miktarda para koyup bu araçları satın alacak müşterilerin olacak. Ancak kabul ettirmek o kadar kolay olacak mı?“
Ferrari uzun süredir hibrit teknolojilere yatırım yapıyordu. SF90 Stradale ve 296 GTB gibi modeller, elektrik desteğiyle performansı artırırken markanın geleceğe hazırlandığını da gösteriyordu. Ancak tamamen elektrikli bir Ferrari, özellikle markanın geleneksel tutkunları arasında ciddi soru işaretleri yarattı. Çünkü Ferrari’yi Ferrari yapan yalnızca hız değildi, pek çok kişi için asıl mesele motor sesi, mekanik karakter ve otomobilin “yaşayan” bir makine gibi hissettirmesiydi.
Elektrikli otomobiller teknik açıdan son derece güçlü olabiliyor. Hatta hızlanma verileri bakımından birçok süper spor otomobili bile geride bırakabiliyor. Örneğin, Luce sadece 2.5 saniyede 96 kilometre hıza ulaşabiliyor. Ancak eleştirilerin merkezinde tam da burada bir paradoks bulunuyor. Çünkü Ferrari müşterileri çoğu zaman yalnızca performans değil, aynı zamanda bir duygu, ritüel ve deneyim satın alıyor. İçten yanmalı bir Ferrari’nin marşa basıldığında verdiği adrenalin, yükselen motor sesi ve vites geçişlerinin yarattığı büyülü hava markanın kimliğinin önemli parçaları olarak görülüyor.
Bu yüzden sosyal medyada ve otomobil çevrelerinde yapılan eleştirilerin önemli kısmı teknik eksikliklerden çok “ruh kaybı” fikrine odaklandı. Bazı yorumcular, elektrikli Ferrari’nin çok hızlı olabileceğini ama gerçek bir Ferrari gibi hissettirmeyebileceğini savunuyor. Özellikle “sessiz Ferrari” fikri, birçok otomobil tutkunu için markanın karakterine ters görülüyor.
Eleştirilerin bir diğer boyutu ise ağırlık meselesi. Elektrikli otomobillerde kullanılan büyük bataryalar, araçların ciddi biçimde ağırlaşmasına yol açabiliyor. Ferrari ise yıllardır hafiflik, çeviklik ve sürücü odaklı denge anlayışıyla öne çıkan bir marka. Bu nedenle bazı otomobil gazetecileri, elektrikli Ferrari’nin düz hızlanmalarda etkileyici olsa bile klasik Ferrari çevikliğini korumakta zorlanabileceğini düşünüyor.
Öte yandan Ferrari cephesi bu dönüşümü kaçınılmaz görüyor. Avrupa’daki emisyon düzenlemeleri, çevresel baskılar ve otomotiv sektöründeki büyük dönüşüm, markaları elektrikli geleceğe yönlendiriyor. Ferrari yönetimi ise tamamen elektrikli modele rağmen markanın sürüş hissini ve özel karakterini koruyacağını savunuyor.
Luce’nin gündeme getirdiği soru şu: Bir Ferrari’yi Ferrari yapan şey gerçekten sadece motor sesi mi, yoksa markanın insanlarda yarattığı tutku hissi mi?
Fotoğraf: ferrari.com
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
