Rus siyaset adamları ve uzmanlar, Türkiye’de 2028 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili çeşitli senaryolar ortaya attı.
TASS Haber Ajansının sorularını yanıtlayan Parlamento (Duma) Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkan Yardımcısı Dmitriy Novikov, Türkiye’deki ekonomik sorunlara dikkat çekti. Komünist Parti üyesi olan Novikov, “Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri öncesinde Türkiye’de siyasi hayatın sakin geçeceğini düşünmüyorum. Her türlü mücadeleye tanık olacağız” dedi.
Muhalefetin ekonomideki zor durum nedeniyle iktidarı eleştirmeye devam edeceğini belirten Novikov, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalifleriyle mücadelede çeşitli kaynakları seferber etme yeteneği var. Ayrıca, seçim öncesi ve kampanya başladıktan sonra farklı düzeylerde siyasi mücadele yaşanacak” diye konuştu.
Sobstvennıy Korrespondent haber sitesi de, “Erdoğan’ın sağlığı, halefleri ve Rus-Türk ilişkilerinin geleceği” başlıklı makalesinde, Cumhurbaşkanı’nın sağlık sorunlarının olduğunu iddia ederek şunları yazdı:
“Fiziksel sorunlarına rağmen Erdoğan, 2028’de cumhurbaşkanlığına aday olma fikrinden henüz vazgeçmedi. MHP lideri Devlet Bahçeli de dahil olmak üzere müttefikleri, anayasal kısıtlamaları aşmak için erken seçimler yoluyla yeni bir dönem için koşulların yaratılması çağrısında bulunuyor. Enflasyon başta ekonominin durumu, Kürtlerle uzlaşmanın başarısı ve muhalefetin 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi seçmenleri harekete geçirme yeteneği gibi kilit faktörlere bağlı olarak kazanma şansı yüzde 50-50 olarak değerlendiriliyor.”
Sobstvennıy Korrespondent’in sorularını yanıtlayan siyaset bilimci Kamran Gasanov, Erdoğan’ın görevden ayrılması durumunda, olası halefler arasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın yanı sıra oğlu Bilal Erdoğan’ın da yer aldığını öne sürdü. Gasanov, “Asıl mücadele Fidan’la Bilal Erdoğan arasında olacak ve Erdoğan muhtemelen oğluna daha yakın duracak. Fidan, daha önce Moskova ile uzlaşmayı savunmuş olması nedeniyle Rusya için en pragmatik aday olarak kabul ediliyor. Ancak, kim olursa olsun yeni Türk lideri öncelikle ülkesinin çıkarlarına odaklanacak” dedi.

Askeri uzman Yuri Podolyak da, “Erdoğan’ın Moskova için jeopolitik önemi, ülkesinin benzersiz konumundan kaynaklanıyor. Türkiye hem NATO üyesi hem de Rusya’nın Orta Doğu’daki stratejik ortağı. Özellikle muhalefet kampından bir aday, fazla NATO yanlısı ve daha az tahmin edilebilir bir ortak olabilir ve bu da Moskova için ciddi riskler yaratabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Vsem.ru haber sitesi ise, olası adaylarla ilgili olarak şunları yazdı:
“Dışişleri Bakanı Fidan, Rusya için en iyi seçenek gibi görünüyor; sert ama pragmatik. En olumsuz seçenekler ise askeri politikası ve Rusya’ya karşı Batı ittifakının yanında yer alması nedeniyle Selçuk Bayraktar ve İslam faktörüne ağırlık vermesi ve Kafkasya ile Orta Asya’da Pantürkist siyaset izleme olasılığı nedeniyle İbrahim Kalın. Bilal Erdoğan ve Berat Albayrak aslında kendi başlarına bir tehlike oluşturmuyorlar ama Moskova açısından riskliler.”
Makalede, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da olası halef adayları listesinde gösterildi.
İlgili haber:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
