ABD’de Donald Trump yönetimi hafta başında yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’ni yayımladı. Belge, Avrupa liderleri ve diplomatları arasında şok etkisi yarattı, Moskova’da ise açık bir memnuniyetle karşılandı.
Rus Kommersant gazetesi Batı medyasının önde gelen yayın organlarının konuyla ilgili haber için ne yazdığını derledi:
Le Figaro (Fransa)
Kremlin ellerini ovuşturuyor: Transatlantik ittifakındaki “dağılmanın” teyidi, Avrupa’nın Ukrayna’daki çatışmayı sürdürmekle suçlanması, Rusya’nın tehdit olarak anılmamasına özen gösterilmesi ve NATO genişlemesinin eleştirilmesi… Moskova’nın ancak hayal edebileceği bu tabloyu Trump gerçeğe dönüştürdü.
Tagesspiegel (Almanya)
Avrupa için daha kaç uyarı ziline ihtiyaç var?: Yeni stratejide şaşırtıcı olan tek unsur, artık kimseyi şaşırtmaması. Çünkü belgedeki tüm maddeler, ABD tarafından defalarca duyuruldu ve pratikte zaten uygulanmaya başlandı… Ancak Avrupa hâlâ Transatlantik ilişkilerdeki sert kopuşu kabullenmek istemiyor. Daha kaç uyarı ziline ihtiyaç var?
ABD stratejisi Trump’ın narsisizmiyle yoğrulmuş durumda. Bu, bugün Amerika’nın zayıflığını da ortaya koyuyor: Bir kişiye endeksli bir sistem sürdürülebilir değildir… Belgenin bazı bölümleri zayıf olsa da en azından bir noktada haklı: Avrupa’nın öz güveni eksik.
Politico.eu (Belçika)
Trump’ın yeni stratejisi, Batı ittifakının dağılmasına işaret ediyor: Trump 2.0, ilk başkanlık dönemindeki Trump’tan kökten farklı ve bu durum kafa karıştırıyor: Daha gösterişçi, daha kendinden emin, keskin biçimde merkantilist, karşısındaki engelleri görmezden gelmeye daha istekli ve “Önce Amerika” politikasını hayata geçirmekte çok daha kararlı… Avrupa liderleri için yeterince alarm vardı; ancak somut bir plan ortaya koyamadılar. Göz devirmekle, ellerini açıp yakınmakla ve gerçeği görmezden gelmekle yetindiler. Bu kez zaman kazanmak mümkün olmayacak ve Ukrayna’ya son derece dezavantajlı bir “barış” anlaşması dayatma çabaları, uzun vadede Batı ittifakının dağılmasını tetikleyebilir.
The Guardian (Birleşik Krallık)
Yeni Trump doktrini Avrupa’nın hazır olsun ya da olmasın, artık kendi başına bulunduğunu gösterdi. Güvenlik belgesi, Washington’un kıtaya yönelik ilişkileri ne kadar sert ve hesaplı şekilde yürütmek istediğinin en net göstergesi. Bu, Trump’ın Avrupa’yı kendi ideolojik tasarımına göre yeniden şekillendirme çabalarının yeni bir aşaması; üstelik askeri anlamda da Avrupa’yı sahada bırakma pahasına…
ABD’nin baskısına boyun eğilmemeli… Bir sonraki gerilimde Washington vidaları sıkmaya başladığında, AB buna karşı koymaya hazır olmalı; ticaret anlaşmasını reddetmekten, baskının ilk işaretinde devreye sokulacak “zorlamaya karşı araçları” kullanmaya kadar. Yalnızca kararlı bir yanıt Washington’a ulaşacaktır.
Eğer ABD, Avrupa’nın güvenliğini öncelikli konular listesinden çıkarmak isterse, bunun ağır bir bedeli olmalı: Bölgedeki nüfuzlarının zayıflaması.
The Washington Post (ABD)
Avrupa ve ABD için gerçeklerin ortaya çıktığı an
Beyaz Saray’ın yayımladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi Brüksel’de bomba etkisi yarattı. Trump’ın ilk dönemindeki stratejide olduğu gibi Rusya ve Çin’den gelen jeopolitik tehditlere odaklanmak yerine, yeni belge bizzat Avrupa’yı hedef alıyor ve kıtanın “kontrolsüz göç” ile “aciz liberal seçkinler” nedeniyle “medeniyetsel çöküş” riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısını yapıyor…
Belge, Trump yönetiminin dünyaya bakışındaki daha geniş perspektifi yansıtıyor: Küresel hâkimiyet döneminin reddi ve Amerika’nın çıkarlarına daha sıkı odaklanan bir yaklaşım.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
