Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Başmüftüsü Şeyhülislam Talgat Tacuddin’le yaptığı görüşmede hem dini konuları hem de Ukrayna’daki savaşı konuştu.
Tataristan doğumlu olan Tacuddin’in açıklamaları zaman zaman kamuoyunda tartışma yaratıyor. Tacuddin, eş cinsellerin Moskova’da yürüyüş yapması halinde onları “pataklayacaklarını” söylemiş ve “Peygamberimiz insan soyunun tükenmesine yol açacakları için öldürülmelerini emretmişti. Eş cinsellerin hakları yok çünkü şeytana kapılmışlar” demişti. Başmüftü, savaşın Batı ve Ukrayna tarafından Rus halkını soykırıma uğratmak ve faşizmi canlandırmak amacıyla kışkırtıldığını da söylemişti. Kremlin’in resmi sitesine göre Putin-Tacuddin arasındaki diyalog şöyle oldu:
Putin: Her şeyden önce sizi gördüğüme çok sevindiğimi söylemek istiyorum. Şahsınızda bütün Müslümanlara teşekkür etmek isterim. İslam’a inananlar, Rusya’nın ve Rus toplumunun ayrılmaz, doğal bir parçası. Siz ve diğer ruhani liderler, dinler arasındaki birlik ve uyum için katkıda bulunuyorsunuz. İlk bakışta çok zor bir ülkeyiz ama gerçekte farklılıklarımız bizi daha güçlü kılıyor. Özellikle dış kaynaklı zorluklarla karşılaştığımız zamanlarda… Müslümanlar her zaman davamıza önemli katkılarda bulundu. Birliğimiz ve ortak gücümüzle bütün tehditlere karşı koyuyor ve Rusya’nın ilerlemesini sağlıyoruz. Çok teşekkür ederim. Sizi ve İslam’a inanan din adamlarını ilgilendiren konularda konuşmak üzere sözleşmiştik. Hizmetinizdeyim ve sizi gördüğüme çok sevindim.
Tacuddin: Özel Askeri Operasyon’u (Ukrayna’daki savaşı kastediyor) açıkladığınız ilk günden beri yanınızdayız. Bir devlet başkanı için böyle bir karar almak son derece zordur; Allah’ın, Alemlerin Rabbi, halkı ve bütün insanlığın gözü önünde omuzlarında büyük bir sorumluluk vardır. Kolay bir karar değildi. Özel Askeri Operasyon’u dünyadaki kutsal, ruhani ve ahlaki düzeni yeniden tesis etmenin yolu olarak görüyoruz. Bahreyn’den yeni döndüm. Size Kral Hazretleri Hamed bin İsa Âl-i Halife’nin selamlarını getirdim.
-Çok teşekkür ederim.
-Kendileri bütün İslam dünyasının temsilcilerinin katıldığı önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı, sonra bizi kabul etti. Bahreyn daha önce de, Yahudiler ve Hristiyanların da davet edildiği benzer toplantılar düzenledi. Biz hepsine katıldık. İnanmayanlar da dahil hepimiz aynı dünyayı paylaşıyoruz, aynı geminin yolcularıyız. Hazreti Muhammed demiş ki, her milletin ve devletin kutsal yerleri vardır, ancak en kutsal yer, denizde bir gemide birlikte yelken açan insanlığın kendisidir. Üst güvertedekiler kolayca su çekebilir, ancak alt güvertedekiler suyu almak için yukarı tırmanmak zorundadır. Sonunda, mücadeleden kaçınmak için geminin gövdesinde bir delik açmaya karar verebilirler ve sonra hepsi yok olur. Aynı şey bizim başımıza da gelebilirdi. Ancak biz, inananlar olarak, bundan korkmuyoruz. Bizim için bu dünya ve ahiret aynıdır, biz sadece burada geçici bir görevdeyiz, ötede ise sonsuzluk bizi bekliyor. Kutsal yerlerde yaptığınız açıklamalarda ABD ve Batı’ya yönelik kararlı sözlerinizi duymaktan sevinç duyduk.
-Çok teşekkür ederim. Bu ne? (Masada duran kılıç ve kalkanı işaret ediyor)
-Özel Askeri Operasyon’u açıkladığınız gün biz de hemen toplantı yaptık. Bütün katılımcılar tam destek verdi. Aynı gün kılıç ve kalkan siparişi verdik. Ana Vatan Savunucusu Kalkanı, Rusya’nın çekirdeği olan Bulgar İmparatorluğu ve Rus İmparatorluğu’na atıfta bulunur. Rusya İmparatoru ilk ünvanıdır, ikinci ünvanı ise Bulgaristan Prensi ve Kazan Prensi’dir. Bu yüzden kartal iki başlıdır. Hazar Kağanlığı’nın vasal devleti olduğu dönemde Bulgaristan’ın da armasıydı. Burada kahramanlarımız İlya Muromets’le Musa Celil’i tasvir ediyor.
-Bugün Müslümanlar en olumlu özellikerini ortaya koyuyor. Birkaç gün önce, bunlardan biriyle, Karadeniz Filosu 810. Tugayı’nın komutan yardımcısı ile konuştum. Cephenin bütün hatlarında cesurca ve kahramanca savaşıyorlar.
-Savunma Bakanlığı ile bir anlaşmamız var: Merkezi Manevi Kurul tarafından gönderilen imamlar cephede görev yapıyor. Esirgeyen Allah’ın hizmetkarları olan topluluklarımız ve gönüllü derneklerimiz de hayırsever yardım toplamaya katılıyor. Filistin’e de tonlarca yiyecek ve para gönderiyoruz. Üç imamız olabilecek en güzel şekilde öldü; şehit oldu. Onlar gerçek şehitlerler çünkü ana vatanı savunurken sadece toprağı değil, aynı zamanda tarihimizi, maneviyatımızı ve inancımızı da savunuyoruz. Babalarımız, büyükbabalarımız ve atalarımız yüzyıllardır bu topraklarda yatıyorlar. Biz de bu topraklarda tahıl yetiştiriyoruz, ekmek yiyoruz ve su içiyoruz ve böylece atalarımızı ve ana vatanımızı savunuyoruz. Bu sadece toprak değil; bu bedenimiz ve ruhumuz.
-Desteğiniz için çok teşekkür ederim.