32 C
İstanbul
12 Haziran 24, Çarşamba
spot_img

Putin iki ateş arasında

Moskova’da çıkan Moscow Times gazetesinde İvan Fomin imzasıyla yayınlanan yorumda, Wagner’in patronu Yevgeniy Prijojin’in ölümünün Rus siyaseti üzerindeki etkileri değerlendirildi. Yazının özet çevirisi şöyle:

“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin sadakatsizliğe karşı son derece hassastır ve her yerde hemen bir düşman arama eğilimindedir.

Onun bu huyu bilindiği için Kremlin’e karşı silahlı isyan başlatma cüretini gösteren Wagner’in patronu Yevgeniy Prigojin’i ortadan kaldırmak için yeterli sebebi olduğu kolayca varsayılabilir. Fakat Prigojin’in kişiliğine ve Putin’in kindarlığına odaklanırsak, Rusya liderinin sorununun tek bir isyanla sınırlı olmadığını, dolayısıyla bir suikastla çözülemeyeceği gerçeğini ıskalarız.

Haziran ayındaki isyanın öncesinde, Putin’in sadece eksantrik bir savaş patronu ve ona bağlı paralı askerlerle mücadele etmek zorunda olmadığı ortaya çıkmıştı zaten. Asıl mesele, Ukrayna’daki askeri harekatta daha sert ve agresif yöntemler uygulanmasını isteyen ve bir hayli de kalabalık olan grupla baş edebilmekti.

Prigojin bir anlamda o grubun önde gelen bir sözcüsü konumundaydı. Açıklamalarında, yeterince yurtsever olmadıkları gerekçesiyle bürokratları eleştiriyor, kısmi değil topyekun seferberlik ilan edilmesi, ekonominin askerileştirilmesi ve elit kesimin servetinin ulusal bir hedefe yönlendirilmesi gerektiğini söylüyordu.

Wagner’in isyanından sonra Putin “Prigojinleşerek” topyekun seferberlik isteyenlerin desteğini kazanabilirdi. Daha uzlaşmaz bir söylem kullanabilir, ülkenin daha da askerileştirilmesine yönelik bir politika izleyebilir ve elitlerin yurtsever olmayan kesimine karşı baskı kampanyası başlatabilirdi.

Ancak Putin’in böyle bir taktikten kaçındığı görülüyor. Ukrayna’daki savaştan hâlâ “özel askeri operasyon” diye söz ediliyor, elitler arasında “hain avı” yürütülmüyor ve halka yeni seferberlik kararları alınmayacağı sözü veriliyor. Aynı zamanda, topyekun seferberlik çağrısıyla özdeşleşen ünlü isimler sistemli olarak kamuoyundan uzaklaştırılıyor.

Prigojin’in uçağının düşmesi aslında bir dizi olayın ilki değil.

Çünkü kazadan bir gün önce General Sergey Surovikin’in Hava-Uzay Kuvvetleri komutanlığı görevinden alındığı ortaya çıkmıştı ki Prigojin’le yakın ilişkisi olduğu biliniyordu. Dahası, tıpkı Prigojin gibi, Surovikin’in de Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’la arası kötüydü. Hatta bazı haberlere göre Wagner isyanı sırasında tutuklanmıştı.

Topyekun seferberlik savunucuları arasında yer alan İgor Girkin de baskı altına alınanlar arasındaydı. Aşırı görüşlülerden oluşan “Öfkeli Yurtseverler Kulübü” hareketinin lideri olan Girkin kendini demir parmaklıların arkasında buluverdi.

Tüm bu örnekler sadece Prigojin’in isyanının sonuçları değil, aynı zamanda devam eden bir mücadelenin belirtileriydi.

Putin hâlâ elitlerin savaşı yönetme şeklinden memnun olmayan kesiminin baskısı altında.

Prigojin’in uçağının düşmesinden üç gün önce Bloomberg, Rus istihbarat örgütlerinin bazı üyelerinin Putin’e Şoygu ile Gerasimov’u kovması çağrısı yaptığını belirten bir haber yayımladı. Habere göre, bu kişiler savaşın daha agresif yöntemlerle sürdürülmesini, topyekun seferberlik ve sıkıyönetim ilan edilmesini istiyordu.

Üstelik, böyle düşünenler sadece elitlerle sınırlı değil; Rus toplumunda da benzer görüşte olan ciddi bir kesim var. Mesela bir ankete göre, isyanın başarısız olmasına rağmen Prigojin’e sempati duyduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 20 civarındaydı.

Bir diğer ankete göre, yüzde 22’lik bir kesim var ki bunlar savaşı desteklemekle kalmıyor, Rusya’nın savaşı kazanmadan Ukrayna’dan çekilmemesi gerektiğini düşünüyor ve hükümetin harcamalarında orduya öncülük vermesini talep ediyor. Prigojin ve Girkin’in Rus toplumunun askerileştirilmesi tezine destek verenler işte bu insanlar.

Bununla birlikte Putin, “turbo yurtsever” diyebileceğimiz bu kesimi kazanmak için ciddi bir şey yapmıyor hatta o cepheden yükselen sesleri bastırmaya çalışıyor.

Bu pencereden bakınca, Projin’in uçak kazasında ölüp ölmediğinin hatta bu olayın Putin tarafından planlanıp planlanmadığının da fazla bir önemi yok. Asıl önemli olan uçak düşmesi olayının “Putin’in Prigojin’den intikamı” diye algılanması.

Sonuçta bütün “öfkeli yurtseverler” uçak kazasından, Putin’in sadece savaş karşıtı liberallerle değil, yeterince kararlı ve sert davranmadığını düşünen militan savaş taraftarlarıyla da şiddetli şekilde mücadele etmeye hazır olduğu mesajını çıkaracak.

Kısacası isyancı lider suikasta kurban gitti. Belki de suikast değildir. İsyancıların ordudaki destekçiler tutuklandı. Belki de tutuklanmamıştır. Bütün işaretler kapsamlı bir seferberliğe hazırlık yapıldığını gösteriyor. Ama aynı zamanda 2024 başkanlık seçimleri öncesinde olumsuz haberlerin çıkması istenmiyor.

Wagner isyanından bu yana geçen iki aynı özeti: Prigojin kaybetti, Putin ise kazanmaya uğraşıyor.

Rus lider Wagner krizini tetikleyen olayların kökenine inememiş, çözüm bulamamış görünüyor. İnsanların ve elit kesimin kafalarındaki “Prigojinizm”le mücadele etmeyi başaramıyor. Ama aynı zamanda savaşı kazanmak için politikalarını ve söylemlerini yeterince “Prigojinleştirmiyor.”

Uçak olayından sonra çokları Putin’in kararlı ve sert davrandığını, karşıtları ise kararsızlığını ve zayıflığını gizlemeye çalıştığını düşünecektir.”

Medya Günlüğü

Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Medya Günlüğü
Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

İlginizi Çekebilir

4,757BeğenenlerBeğen
678TakipçilerTakip Et
11,500TakipçilerTakip Et

Popüler İçerikler