Rusya-Ukrayna savaşı elbette bir günde çıkmadı, iki komşu ve akraba ülkenin “düşman” olmasının bir nedeni de yıllardır su boca edilen bardağın sonunda taşması.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hafta içinde, Savunma Bakanlığı yöneticilerinin katıldığı bir toplantıda Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Moskova ile Batı dünyası arasında yaşananları değerlendirdi.
TürkRus.Com’un derlemesine göre Putin “Kendimizi çok kısa sürede sözde medenî Batı ailesinin bir parçası olacağımızı düşünürken bulduk. Bugün ise orada herhangi bir medeniyetin bulunmadığı, yalnızca tam anlamıyla bir yozlaşmanın olduğu ortaya çıkıyor. Ama o zamanlar bunun iyi bir şey olduğunu sanıyorduk” dedi.
Putin’e göre Rusya, Avrupa ailesinin eşit haklara sahip bir parçası haline gelmedi, aksine “her taraftan sürekli baskı altına alındı ve bu baskı giderek daha da arttı.”
Rusya’ya ilişkin neredeyse tüm kararların “güç kullanımı mantığıyla” alındığını savunan Putin, “Sırtımızı sıvazlıyorlar, çeşitli etkinliklere davet ediyorlardı ama Batı Rusya’ya ilişkin kendi çıkarlarını tam olarak zor kullanarak dayatıyordu” dedi.
Bu değerlendirmelerin neredeyse tamamı haklı, yerinde ve “Avrupa’nın yozlaşması” dışında yorumdan çok tespit ve gözleme dayanıyor.
Sovyetler Birliği dağıldığında sokaktaki vatandaştan Kremlin’in en tepesine herkeste şöyle bir ruh hali vardı:
“Soğuk Savaş” bitmiş, Rusya kaybetmiş ama önünde yeni bir ufuk açılmıştı. Batı ile arasında ideolojik farklılık kalmamıştı, dolayısıyla kavga ve rekabet için bir neden de artık yoktu. Ruslar naif bir şekilde Batı’ya ”küçükken kaybettikleri ama şimdi yeniden kavuştukları kardeş” gözüyle bakıyordu. Rus halkı, özellikle Sovyetlerin son döneminde çok çile çekmişti, o zamanlar açık açık söylemeyi gururlarına yediremeseler de Batı’daki yüksek yaşam standartlarına gizli gizli öykünüyorlardı. İdeolojik kavga bittiğine göre, artık o imrendikleri hayata kavuşabilirlerdi.
Ama karşı tarafın ruh hâli de, planları da farklıydı. Birincisi, Ruslara “küçükken kaybettikleri kardeş” gözüyle bakmıyorlardı. İkincisi, tarihinin belki de en kötü yıllarını yaşasa da Rusya’nın bir gün toparlanacağını ve Doğu ile Batı arasındaki rekabetin er ya da geç yeniden başlayacağını düşünüyorlardı. Bunun kaçınılmaz olduğuna ama en azından Rusya’nın yeniden ayağa kalkmasını geciktirmeleri gerektiğine inanıyorlardı.
Doğru, her ülkenin kendi çıkarı ve hesabı vardır ama bu planları yaparken iki yüzlü davrandılar, Putin’in dediği gibi görünüşte Rusya’nın “sırtını sıvazladılar”, aslında altını oymaya çalıştılar.
Putin’in daha önceki günkü basın toplantısında söylediği gibi, Rusya’ya hiçbir zaman saygı göstermediler, ona büyük bir devlet gibi davranmaya tenezzül etmediler.
Bu satırlardan Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye hakkı olduğu sonucu çıkmamalı. Sonuçta kışkırtan Batı da, bağımsız ülke olmasını bir türlü hazmedemediği Ukrayna’ya ordusunu sokan Rusya da suçlu.
Ama bu, Putin’in 1990’ların başı için yaptığı tespitlerin doğru olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
