ABD Başkanı Donald Trump’ın hedefindeki Grönland dünyanın en büyük adası olsa da nüfusu sadece 56 bin civarında.
Coğrafi olarak Kuzey Amerika kıtasına ait ama siyasi olarak Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge statüsünde. 2008 yılında yapılan referandumla özerklik kazandı, Grönland dili resmi dil oldu ancak savunma, dış politika ve güvenlik konularında son söz Danimarka’nın. Nüfusunun büyük bölümü İnuitlerden oluşuyor. Başkenti Nuuk olan ada, yüzeyinin yaklaşık yüzde 80’inin buzullarla kaplı olması nedeniyle tarih boyunca izole kalmış.
Ancak iklim değişikliği, küresel güç rekabeti ve yeni doğal kaynak arayışları, Grönland’ı son yıllarda dünya siyasetinin merkezine taşıdı.
Grönland, Kuzey Kutbu ile Atlantik Okyanusu arasında, ABD, Avrupa ve Rusya’yı birbirine bağlayan kritik bir noktada. Özellikle askeri açıdan ABD’nin erken uyarı ve radar sistemleri için hayati bir konumda. Rusya’nın Kuzey Kutbu üzerinden geliştirdiği füze ve denizaltı kapasitesine karşı jeostratejik bir tampon görevi görüyor
ABD, “Soğuk Savaş”tan bu yana Grönland’da askeri varlık bulunduruyor. Pituffik Uzay Üssü, ABD’nin balistik füze erken uyarı sistemlerinin önemli bir parçası.
Grönland, henüz büyük ölçüde çıkarılmamış ancak son derece değerli şu yer altı zenginliklerine sahip:
-Nadir toprak elementleri (elektrikli araçlar, savunma sanayi, yarı iletkenler için kritik)
-Uranyum
-Petrol ve doğal gaz potansiyeli
-Demir, çinko, altın gibi madenler
Buzulların erimesiyle bu kaynaklara erişim daha mümkün hale geliyor, bu da Grönland’ı özellikle ABD ve Çin açısından stratejik bir hedef haline getiriyor.
Kuzey Kutbu’ndaki buzların erimesi, daha kısa ve ekonomik deniz ticaret yollarının açılmasını sağlıyor; Grönland bu yeni rotaların merkezinde.
Bu durum küresel ticaret dengelerini, deniz güvenliğini ve enerji taşımacılığını doğrudan etkileyebilecek bir potansiyele sahip.
Trump, 2019 yılında Grönland’ı satın almak istediklerini açıkça dile getirdiğinde, dünya kamuoyu bunu ilk anda bir “şaka” ya da “tuhaf bir çıkış” olarak algıladı. Ancak konu kısa sürede ciddi bir diplomatik krize dönüştü.

Fotoğraf: denmark.dk
Gözlemcilere göre, Trump’ın çıkışının arkasında üç temel neden vardı:
1-Çin’i dengelemek
Trump yönetimi, Çin’in Kuzey Kutbu’ndaki yatırımlarından ve Grönland’daki maden projelerine ilgisinden rahatsızdı. ABD açısından Grönland, Çin’in bu bölgeye yerleşmesini engellemek için kritik bir jeopolitik hamle alanıydı.
2-Askerî güvenlik
İlk Trump döneminde ABD savunma stratejisi, Çin ve Rusya gibi ülkelerle büyük güç rekabetine odaklanmıştı. Grönland füze savunması, uzay gözetleme ve Arktik askeri hareketliliği kontrol etme açısından ABD için vazgeçilmez görülüyordu.
3-Enerji politikası
Trump’ın “America First” (Önce Amerika) yaklaşımı, ABD’nin kritik madenlerde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyordu. Grönland, bu açıdan uzun vadeli bir rezerv olarak değerlendiriliyordu.
Trump’ın açıklamaları hem Danimarka hem de Grönland yönetimi tarafından sert bir dille eleştirildi. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, fikri “absürt” olarak niteledi. Grönlandlı yetkililer ise adanın satılık olmadığını, kendi kaderini tayin hakkına sahip olduklarını vurguladı.
Bu gerilim, Trump’ın Danimarka’ya yapacağı resmi ziyareti iptal etmesine kadar vardı.

Türkiye-Grönland ilişkileri
Grönland, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olduğu için dış ilişkilerinin büyük bölümü Kopenhag üzerinden yürütülüyor. Türkiye’nin Grönland’da büyükelçiliği, konsolosluğu veya resmî herhangi bir temsilciliği bulunmuyor. Türkiye ile Grönland arasında kayda değer bir ticaret hacmi de yok.
Osmanlı Devleti’nin de Grönland’ı yöneten Danimarka-Norveç Krallığı ile Grönland özelinde bir diplomatik ya da ticari ilişkisi yoktu. Ada, Osmanlı’nın ilgi alanının dışında kalıyordu. Osmanlı İmparatorluğu için Akdeniz, Karadeniz, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar öncelikli coğrafyalardı.
497 yıl önce çizmiş
Peki Pîrî Reis’in dünyaca ünlü haritasında Grönland var mıydı?
Kaptanıderya Pîrî Reis’in 1513 yılında çizdiği haritada Avrupa, Afrika ve Amerika kıtası var. Bazı yerler orantısız, bazıları ise gerçeğe çok yakın çizilen haritada Grönland görünmüyor.
Ancak Pîrî Reis’in 1528’te çizdiği ve yalnızca bir parçası günümüze ulaşan ikinci bir dünya haritası da bulunuyor.

1528’de çizilen ikinci dünya haritasından günümüze kalan tek parça halen Topkapı Sarayı’nda bulunuyor.
Bu haritada Kuzey Atlantik, Orta Amerika, Florida, yeni keşfedilmiş Kuzey Amerika kıyıları ve en üstte, kuzeyde bir kara kütlesi yer alıyor. Haritada “Grönland” diye açıkça yazılmış bir isim yok. Piri Reis Grönland’ı coğrafi sınırlarıyla, ada formunda ve bugünkü konumuyla çizmemiş. Büyük olasılıkla Portekizli haritacılardan esinlenerek haritanın kuzeyinde görülen kara parçasını o dönemde Avrupa haritalarında da sıkça görüldüğü gibi “Terra Incognita” (bilinmeyen topraklar) anlayışıyla ilişkilendirmiş olabilir.
Tarihçi Prof. Dr. Sevim Tekeli de konuyla ilgili araştırmasında, Pîrî Reis’in ikinci haritasının günümüze ulaşan parçasının Grönland’la başladığını, ayrıca, Kuzey ve Orta Amerika’da yeni keşfedilen yerlerin bulunduğunu söylüyor.
Manşet haritası: evrimagaci.org
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
