Hemen hemen bütün havayollarında kalkış öncesinde, uçuş sırasında ve inişte yapılan anonslar standarttır.
Uçak kalkmadan önce kaptan pilot kendisini, yardımcısını ve kabin görevlilerini tanıtır, yolculara “hoş geldiniz” der, rota ve süreyle ilgili bilgi verir. Bazı havayollarında kaptan uçuş sürerken de kısa bir bilgilendirici anons yapabilir. İnişe 20 dakika kala son bir anons duyulur, yolcuların kemerlerini bağlamaları ve artık yerlerinden kalkmamaları rica edilir, inilecek yerdeki hava durumuyla ilgili bilgi verilir.
İlginç konuların tartışıldığı Quora sitesinde ise, bazı kullanıcılar standartın dışına çıkan pilot anonslarıyla ilgili anılarını şöyle paylaşmış:
Bir keresinde İskandinav Havayolları’nın (SAS) pilotu şöyle bir anons yapar:
“Bayanlar ve baylar, bugün uçuşumuz tamamen dolu olmayacak. Bu yüzden koridor veya orta koltukta oturan tüm yolculardan pencere kenarına geçmelerini rica edebilir miyim? Böylece diğer havayolları uçaklarımızın dolu uçtuğunu sansın!”
Oslo’dan Liverpool’a giden uçağa binen bir yolcuyu büyük bir sürpriz bekliyordu çünkü kendisinden başka yolcu yoktu. Ama ekip sanki uçak doluymuş gibi standart görevlerini yerine getirdi, güvenlik prosedürlerini anlattı. Derken kaptan pilotun sesi duyuldu:
“Şanslı yolcumuz merhaba! Tebrikler! Yerden 11 bin metre yüksekte özel bir tura hak kazandınız. Sağınızda ve birazdan solunuzda fiyortları görebilirsiniz. Nefes kesici değil mi?”
Mumbai’den Delhi’ye yapılan bir uçuşta yaşanan olay…
Genellikle Hint pilotlar yolcularla çok fazla konuşmaz ya da etkileşim kurmaz. Uçak kalkış için hazırlanırken iki yolcu arasında büyük bir tartışma çıkar. Sonunda kabin görevlileri araya girip durumu çözer. Uçak havalanıp seyir irtifasına ulaştığında pilot anons yapar:
“Bayanlar ve baylar, umarım iyi bir uçuş geçiriyorsunuzdur. Kalkış için hazırlanırken iki yolcu arasında kavga çıktığını duydum. Bu hiç hoş bir durum değil. Sizlere şunu hatırlatmak isterim ki uçağın kapıları kapandıktan sonra egosunu koruyabilecek tek kişi vardır, o da benim. Geri kalanınız lütfen uçarken egolarınızı bir kenara bırakın.”
New York’taki JFK Havalimanı’nda bir uçak kalkış sırasını beklemektedir. Aniden bir gürültü duyulur ve uçak hafifçe sarsılır. Gerçi çok şiddetli bir sarsıntı değildir ama yine de bütün yolcular hisseder. Derken pilotun sesi duyulur:
“Bayanlar ve baylar, az önce hissettiğiniz şey yanımızdan geçen bir Concorde uçağıydı.”
Başka ilginç bir anons:
“Bayanlar ve baylar, şu anda 35 bin feet yükseklikte seyrediyoruz. Kaptan, uçuşun geri kalanı için emniyet kemeri işaretini kapattı. Sol tarafa bakarsanız Dünya’nın eğriliğini, sağ tarafa bakarsanız bagajlarınızı görebilirsiniz!”
ABD’de iç haf seferinde kaptan anons yapar ve Rainier Dağı’nın yakınından özel geçiş izni aldıklarını söyler ve şöyle devam eder:
“Uçağın sol tarafında oturanlar Rainier’i yakından görme şansına sahip olacak. Sağ tarafta oturanlara ise United ile uçtuğunuz için teşekkür ederiz.”
Pennsylvania’daki Allentown’dan Pittsburgh’a giden küçük uçağın inmesine 40 dakika kala yıldırım çarpar ve bütün elektronik uçuş kontrolleri devre dışı kalır. Pilotun sakin sesi duyulur:
“Bugünkü ışık gösterisi tamamen doğa ananın ikramıydı. Yaklaşık 15 dakika içinde sizi yere indireceğiz.”
Diğer bazı ilginç anonslar:
“Biraz sarsıntı bekliyoruz… ama uçağın kanatlar bunlara alışık.”
“Türbülans ihtimali yüzde 100, kahvenizin sıcak kalma ihtimali yüzde 0.”
“Oksijene ihtiyaç duyma ihtimaliniz düşük olsa da, önce maskeyi kendinize takın… sonra yön tarifi konusunda tartıştığınız seyahat arkadaşınıza.”
“New York’a hoş geldiniz. Pilot trafiğin ne kadar korkunç olduğunu anlatmayı bitirene kadar lütfen yerinizde oturun.”
“Dostlar, alçalmaya başlıyoruz. Eğer bugün duty-free alışverişi yaptıysanız, şimdi onu duygusal destek amaçlı kullanmanın tam zamanı.”
“Sol tarafa bakarsanız Büyük Kanyon’u göreceksiniz. Sağ tarafa bakarsanız eski eşimin evini.”
“Şu anda kaybettiğimiz zamanı telafi ediyoruz, bu yüzden kullanmadığınız dualarınız varsa şimdi kullanmaya başlayabilirsiniz.”
“Londra’ya iniş yapmak üzereyiz; lütfen koltuklarınızı dik konuma getirin, sehpalarınızı kapatın ve yanınızdaki hediyelik eşyalarınızın da dik durmadığından emin olun.”
***
İlgili yazılar:
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
