Cumartesi, 14 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Mutluluk yanı başımızda

İnan Özbek
Son güncelleme: 9 Ocak 2026 19:37
İnan Özbek
Paylaş
Paylaş

Goethe, “Mutlu bir hayatım oldu ama tamamen mutlu geçirdiğim tek bir haftayı bile hatırlamıyorum” demişti. 

Ünlü filozofun bu sözleri mutluluğun kusursuzluk demek olmadığını, kaygılardan ve sorunlardan uzak sözde ideal bir yaşam ve mutluluk tanımı olamayacağını, gerçek mutluluğun yaşamın insanın önüne durmadan çıkardığı engelleri aşmaya çalışarak ve aşarak kazanılabileceğini mükemmel anlatır. Bu sözler, anlam derinliği ve ifade gücüyle, mutluluğu arayıp duran bizlere çok değerli bir bakış açısı sunmaktadır aslında.

Yaşamın düz bir çizgi, pürüzsüz bir yol olmadığını, inişleriyle çıkışlarıyla, üzüntü ve sevinçleriyle bir bütün olduğunu, mutluluğu da işte bu bütünlük içinde aramamız gerektiği gerçeğini her an aklımızda bulundurmalıyız.

Avcıya keyif veren şeyin avlamak değil, avını aramanın ve onun peşinde koşmanın heyecanı olması gibi, mutluluğu sabit bir hedef olarak koyup oraya varınca elde edilen bir şey olarak görmemek, yaşamın olağan akışı içerisinde uğraşılarımız ve mücadelelerimiz sırasında tadacağımız bir duygu olarak kabul etmek, yapacağımız doğru bir iş olacaktır.

Hele hele modern kent yaşamının zaman zaman kaosu andıran karmaşasının içinde, bitip tükenmek bilmeyen mücadeleler ve gerginliklerle birlikte yaşamak durumunda olan bireyin, mutluluğu bu yaşamın dışında bir yerde araması ve ona ulaşmaya çalışması, tıpkı yaklaştığımızı düşündükçe uzaklaşan ufuk çizgisi gibi ulaşılmaz kalacaktır.

Oysa ki mutluluk  yaşamımızın içinde, sıradanlık olarak gördüklerimizde, rutinlerimizde yani hemen yanı başımızda saklı aslında, bizlere düşense onu bulup çıkarmaktan ibaret.

İşte tam bu noktada günümüz bireyinin yolu ikiye ayrılmakta. Birinci yol, çok belirleyici bir tercih hatası olduğunu düşündüğüm için takıntılı bir biçimde yazıp durduğum tüketim cümbüşüne katılmaktır.

Ekonomik sistemin bitmek bilmeyen tüketim propagandasının etkisinde kalarak; mutluluğu alışveriş merkezlerinde, alışveriş sitelerinde, lüks markalı ürünlerde, pahalı arabalarda vs. arayanlar, tıpkı bir şeyi olmadığı yerde arayıp da bulamayan kimseler gibi umarsızca arayıp duracak, girdikleri yol onları gerçek mutluluğun yakınına bile götürmeyecektir.

Uyanık zihinli olup kendilerini tüketmenin baştan çıkarıcılığından kurtarabilenler, tüketmenin sonunun olmadığını görerek var olanla yetinebilenler, elindekilerin değerini kavrayıp bunlarla tatmin olabilenler, hırslarını bir kenara bırakıp gerçek erdemlere sahip olmaya çalışanlar ise doğru yolu seçmiş olduklarından  mutluluğa ulaşabileceklerdir.

Tıpkı Romalı eski bir köle ve filozof Epiktetos’un binlerce yıl öncesinde yaşama dair söylediği ve günümüze kadar değerinden hiçbir şey yitirmeden gelen o muazzam nasihatinde olduğu  gibi:

“Yaşamınızın zarif bir şekilde davranabileceğiniz bir şölen gibi olduğunu düşünün. Yemekler size ikram edildiğinde elinizi uzatın ve makul bir parça alın. Eğer yemek yanınızdan geçip giderse,  tabağınızda olanla yetinin ya da yemek henüz size ikram edilmediyse, sabırla sıranızı bekleyin. Aynı kibar ölçülülük ve minnettarlık tutumunu çocuklarınız, eşleriniz, meslek yaşamınız ve mali işleriniz için de takının. Arzunun, hasedin ve açgözlülüğün hiç gereği yok. Vakit geldiğinde hak ettiğiniz payı alacaksınız.”

Daha fazla ne söylenebilir ki…

Resim: Dianne Dengel

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Yazanİnan Özbek
Takip et:
İstanbul Üniversitesi'nden mezun. Uzun yıllar bankacılık ve finans sektöründe çalıştı. Ekonomi tarihi ve teorileri alanlarında derinleşmeye çalışmakla birlikte, güncel ekonomik gelişmeler hakkında da fikir yürütme çabasında.
Önceki Makale Mehmet Şüküroğlu çiziyor
Sonraki Makale “Taliban tavşanlar gibi kaçtı”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Emilie ve Helen’e kucak açan İran

Dr. Nevin Sütlaş
14 Şubat 2026
EditörKöşe Yazıları

ABD’nin Kafkasya’da yeni oyun planı

Aydın Sezer
14 Şubat 2026
Köşe Yazıları

Japonya-Türkiye karşılaştırması

İnan Özbek
13 Şubat 2026
Köşe Yazıları

Güç dengesi nüfusla mı yazılıyor?

Metin Duyar
13 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?