Orta Doğu pop müziğinin en güçlü figürlerinden Maya Diab, yılbaşı gecesi için rotasını Dubai yerine Hatay’ın İskenderun ilçesine çevirdi. Bu tercih, sadece bir konser takvimi meselesi değil; kültürel, duygusal ve sembolik bir anlam taşıyor.
Diab, 13 Aralık’ta İstanbul’da İbrahim Tatlıses ile Günay Restaurant sahnesini paylaştıktan sonra, yılbaşı gecesinde İskenderun’da dinleyicileriyle buluşacak. Böylece 2025 yılı içinde Hatay’daki ikinci konserini vermiş olacak. Üstelik bu kararı, Körfez başta olmak üzere birçok Arap ülkesinden gelen bol sıfırlı tekliflere rağmen aldı.
Kulislere yansıyan bilgilere göre, Maya Diab’a özellikle Dubai’deki prestijli mekânlardan ciddi teklifler sunuldu. Ancak sanatçı, bu rakamların oldukça altında bir ücretle Hatay’daki bir otelin yılbaşı programını kabul etti. Bu kararın arkasında, 28 Haziran’da İskenderun’da verdiği konserin bıraktığı güçlü iz var. O gece salonun tamamının şarkılara eşlik etmesi, seyirciyle kurulan doğrudan bağ ve şehirle kurulan duygusal temas, Diab’ın tercihini belirleyen ana unsur oldu.
Magazin basınında bu tercih, paranın değil hissin ağır bastığı bir karar olarak yorumlandı. Haberlere yansıyan ortak vurgu, sanatçının cazip Körfez tekliflerine rağmen Hatay’ı seçmesinin, önceki İskenderun konserinde yaşadığı atmosferle doğrudan bağlantılı olduğuydu. Asıl mesele ise bu tercihin magazin sınırlarını aşan bir anlam taşıması.
İskenderun’un seçilmesi bu nedenle tesadüf değil. Hatay, tarihsel olarak Levant dünyasının Türkiye’deki en güçlü uzantılarından biri. Arapça, Türkçe ve farklı dini geleneklerin yüzyıllarca iç içe yaşadığı bu coğrafya, Lübnanlı bir sanatçının sahneyle bağ kurabileceği en doğal zeminlerden biri. Haziran ayındaki konserde seyircinin şarkılara hep bir ağızdan eşlik etmesi, ortak bir kültürel hafızanın kendiliğinden harekete geçişini gözler önüne sermişti.
Maya Diab, Arap dünyasında yalnızca bir pop yıldızı değil; sahne dili, tarzı ve estetik duruşuyla aynı zamanda güçlü bir kültürel figür. “Orta Doğu’nun Shakira’sı” benzetmesi klişe olabilir ama onun sahne enerjisini ve toplumsal karşılığını anlatmak için başka söz bulmak gerçekten güç. Arap Moda Konseyi tarafından “Arap Dünyası Moda İkonu” seçilen Diab, sosyal medyada milyonları aşan, Instagram’da yaklaşık 16 milyon takipçisi bulunan, popüler kültürün yalnızca sahnesinde değil merkezinde yer alan bir isim.
Lübnan müziği uzun yıllar Fairuz, Ziad Rahbani ve Wadih El Safi gibi isimlerle daha çok entelektüel bir zeminde temsil edildi. İç savaş sonrası dönemde ise sahne, popüler kültürle daha doğrudan temas kuran yeni bir kuşağa evrildi. Maya Diab, bu dönüşümün en görünür simgelerinden biri. Klasik mirası temsil etmiyor belki ama Lübnan’ın yenilenme kapasitesini ve modern Arap popunun küresel iddiasını sahneye taşıyor.
Türkiye ile kurulan bağ
Türkiye’ye olan ilgisini de gizlemiyor. İstanbul konserinin ardından yaptığı paylaşımda, yılbaşı gecesine kadar “kalbini burada bıraktığını” söylemesi bu bağın samimi bir yansımasıydı. Nitekim yılbaşı programı için Dubai’den ve farklı Arap ülkelerinden İskenderun’a yapılan rezervasyonlar da bu ilginin karşılıklı olduğunu gösteriyor.
Dubai elbette, Orta Doğu eğlence endüstrisinin vitrini olabilir. Ancak çoğu zaman soğuk ve tamamen tüketim odaklı bir sahne sunduğu eleştirileri yapılıyor. İskenderun ise kusurlu ama canlı, sıcak ve karşılıklı temasın mümkün olduğu bir alan. Maya Diab’ın tercihi bu yönüyle yalnızca ekonomik değil, estetik ve insani bir tercih olarak da değerlendirmek gerek.
Bu noktada organizasyon tarafını da anmak gerekir. Böylesine büyük bir ismi Hatay’a taşıyan organizasyon şirketi, yalnızca ticari bir program yapmadı. Aynı zamanda anlamlı bir kültürel temas yarattı. İstanbul’da İbrahim Tatlıses ile aynı sahnede buluşmaları da bu temasın başka bir boyutuydu. Tatlıses, Orta Doğu sokaklarında her zaman yoğun dinlenen bir isim olmasa da, bölgedeki müzik çevrelerinde bilinirliğini koruyor. Daha önce Yasmin Levy ve Sarit Haddad gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşmış bir sanatçının, Lübnan’ın en büyük pop ikonlarından biriyle yan yana gelmesi, bu ilgiyi canlı tutan bir tablo sundu.
Bir konserden fazlası
Bu olay bir sanatçının yılbaşı programından ibaret değil. Seyirciyle kurulan sahici bağın, zaman zaman en yüksek bütçeli tekliflerin bile önüne geçebildiğini gösteren sembolik bir örnek. Ve belki de en önemlisi, Orta Doğu’nun yalnızca savaş ve krizlerle değil müzikle, sahneyle ve kültürel temaslarla da konuşulabileceğini hatırlatan güçlü bir doneyi de teşkil ediyor. Ayrıca Diab’ı İstanbul’da, Hatay’da dinleyemeyenler üzülmemeli. Zira 24 Ocak 2026 tarihinde Mersin Jolly Joker sahnesinde olacak. Orta Doğu’nun enerjik müziğini bir pop ikonundan keşfetmek için bu fırsatlar değerlendirilmeli.
Foroğraf: waradana.com
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
