Perşembe, 21 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Gazeteci Uludağ’a tahliye

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 21 Mayıs 2026 16:50
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Üç aydan bu yana Silivri’de tutuklu bulunan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ hakkında “cumhurbaşkanına alenen hakaret,” “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması bugün Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme Alican Uludağ’ın tahliyesine ve duruşmanın ise 18 Eylül’e bırakılmasına karar verdi.

İstanbul’da yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosya Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

Saat 10.00’da başlaması beklenen duruşma hakim izinli olduğu ve davaya geçici olarak 27’nci Asliye Ceza Hakimi baktığı için dört buçuk saat gecikmeyle başladı. 

Salonun fiziki şartları yeterli olmadığı için çok sayıda basın mensubu, STK temsilcisi ve avukat duruşmayı ayakta izledi.

“Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 20 Şubat’tan bu yana tutuklu olan Uludağ, Ankara’da görülen duruşmaya İstanbul Silivri’deki Marmara 9 No’lu Cezaevi’nden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı.

Duruşma başladığında Uludağ, salonu iyi göremediğini hakime iletti. Hakim salondakileri sessiz olmaları, aksi halde aile dışındaki izleyicileri salondan çıkaracağı konusunda uyardı.

Uludağ, savunmasına “90 gündür ailemden ve Ankara’da işimden uzaktayım. Herkesten uzakta gizlenerek yargılanıyorum. Mahkeme huzurunda olamadan yargılama başlatıldı. Dilekçelerimin gereği yapılmadı. Bugün ekranla kendimi savunmak zorunda bırakıldım bu adil savunma hakkımın ihlalidir” sözleriyle başladı.

Bu koşullarda adil yargılama beklemenin doğru olmadığını savunan Uludağ, “22 yıldır Ankara’dayım, 18 yıldır Ankara Adliyesinde yargı muhabiriyim, basın odasında masam boş şekilde beni bekliyor. Buradan soruyorum İstanbul’da benim ne işim var” diye ekledi.

“Fethullahçıların yargıyı ele geçirmesinin başlangıcında bu meslekte günlerimiz oldu, o sırada haber yapabilen, zorlu şartlada bu mesleği öğrenen bir gazeteciyim. O gün de bugün de tarihin doğru yerindeyim” diyen Uludağ, “Bağımsız gazeteci olarak gerçekleri yazmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya çalıştım. Çok kez tehdit edildim ama vicdanım rahat uyudum. Asla pişman olunacak bir gazetecililik yapmadım. Anayasada güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünün engellenmemesi gerekir” diye devam etti.

Uludağ, “Gözaltına alındım ama tutuklanmayı hak edecek suç işlemedim. Tweetler dışında hiçbir eylemim yoktur” diyerek ekledi: “Kim bu savcı tutuklanmamı isteyen? Terör savcısı bu. Basın savcısı değil. Savcı önce beni suçlu ilan edip sonra suça gitmiş. Bu benim susturulmak istenen bir gazeteci olduğumu gösteriyor.”

Uludağ, “Savcı benim tweetlerimi toplamış ve aynı gün Adalet Bakanı daha koltuğuna yeni oturmuşken hakkımda soruşturma izni verdi. Tutuklanma gerekçem olan sosyal medya paylaşımlarımın tamamı 2025 tarihli ve hatta Ekim 2025 öncesine ait. Ancak savcı iddianamede nasıl hakaret etmişim onu yazmamış” dedi.

“Genel olarak eleştiri yaptım, yargı ile siyaset arasındaki bağı eleştirdim. Suçlamalar arasında birkaç tweeti örnek göstermek istiyorum” sözlerinin ardından sosyal medya paylaşımlarını tek tek anlatmaya başlayan ve bu paylaşımlarda hakaret olmadığını söyleyen Uludağ, “Ben bir yargı muhabiri olarak yargıdaki operasyonları sosyal medyada eleştirmişim, bunun neresi suç bilmek istiyorum” sorusunu yöneltti. Hakim ise buna karşılık “Sosyal medya derken Whatsapp mı yoksa başka bir şey mi kastediyorsunuz” diye sordu. Uludağ ise paylaşımlarını X platformunda yaptığını belirtti.

Savunmasında Tayfun Kahraman hakkındaki AYM kararlarını hatırlatan Uludağ, cezaevinde Kahraman ile konuşma imkanı bulduğunu belirterek “Bugüne kadar olayları hep dışarıdan takip ettim ve içeri girince ilk kez Kahraman’ın gözlerindeki adaletsizlik duygusunu gördüm. Biz bunları dile getirmeyeceksek, bunları cezaevinde yaşayan ölüye çevireceksek bu ülke nasıl demokratik olabilir” diye sordu

“Ben bir yargı muhabiriyim ve görevim yargıdaki gelişmeleri takip ederek haber yapmak. Basın Kanunu maddelerinde vurgulanmıştır ki gazetecinin görevi halk adına devleti ve kurumlarını denetlemektir. Kamu yararı vardır. Erdoğan’ın Özgür Özel’e ‘Eleştirilere tahammül gösterilmeyen günler geride kaldı’ sözleri doğru ise benim cezaevinde ne işim var” diyen Uludağ, beraatini istedi: 
“Suç işlemedim, gazetecilik yaptım. Hakaret etmedim, suç işlemedim, hakkımda beraat talep ediyorum.”

Savcı ve hakimin sanki kaçmaya çalışırken yakalanmış gibi gerekçe yazdığına işaret eden Uludağ, “Sayın hakim, beni bugün bırakırsanız bulabileceğiniz yer de döneceğim yer de adliyenin basın odasıdır” dedi.

“Bugün dışarıda olmakla içeride olmanın silikleştiği bir dönemi yaşıyoruz. İnsanlar korku ikliminde yazmaktan korkuyor. Demokratik anayasal düzen büyük bir tehlike altında. Ya demokratik olacağız ya da ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın dediği gibi otokrasi hakim olacak” diyen Uludağ, yaklaşık 25 dakikalık savunmasını şu sözlerle bitirdi:

“Bugün gazeteciler susarsa toplum da susar. Onun için yaşasın Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik demokratik cumhuriyet. Yaşasın gazetecilik.”

Alican Uludağ’ın savunmasının ardından söz alan avukatı Abbas Yalçın, “Biz istemezdik dosyamızın hakimi olmadan sorgu verelim. Muhtemelen siz de istemezdiniz başka bir mahkemenin tutuklu dosyasına bakmayı. Alican ve ailesi istemezdi Silivri’de tutuklu olmayı ve iş yerinde (adliye) olmadan sorgu vermeyi. Cumhurbaşkanı da istemiyor Alican’ın tutuklu olmasını, yargılanmasını. Şikâyeti yok çünkü” dedi ve ekledi: “Peki kim istiyor? Yetkisiz İstanbul Terör Savcığı. Tek istekli onlar. Yetki ve görev sınırlarını aşarak üstelik.”

Uludağ’ın, TCK 299’dan ceza verilmesi olasılığında bile hapiste yatarı olmayacak bir suçtan dolayı 3 aydır tutuklu olarak kapalı cezaevinde tutulduğuna işaret eden Yalçın bu gerekçelerden yola çıkarak tutuklamanın hukuki zorunluluktan değil cezalandırma anlayışından kaynaklandığını savundu. 
“Müvekkilimiz sorgusunu verdi. Tüm deliller zaten dosyada. Tanık yok. Müşteki yok. Kaçma şüphesi ise tamamen uydurma” diyerek Uludağ’ın derhal tahliyesini talep etti: “Gelinen aşamada, müvekkilimizin ceza alsa dahi 90 gün cezaevinde yatmayacağı böylesi bir dosyada müvekkilin tutukluluğu peşinen cezalandırmayı da aşan hukuksuz bir eziyete dönüşmüştür. Müvekkile yaşatılan bu eziyete son vereceğinizi umuyor, derhal tahliye kararı vermenizi diliyoruz.”

Savunmanın ardından savcı Alican Uludağ’ın tutukluluk halinin devamını talep etti.

Bunu üzerine hakim Alican Uludağ’a yeniden söz verdi. Uludağ, “Soyut kavramlarla 90 gündür tutuklu olan gazetecinin tutukluluğunu savunuyor olmak… Diyecek sözüm yok” dedi. 
Alican Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın ise mütalaaya katılmadıklarını belirterek, Uludağ’ın tahliyesini talep etti. 

Ara kararını açıklayan mahkeme Uludağ’ın “Tutuklulukta geçen süre, iddia edilen suçların tarihleri, sanığın mesleğine ve sabit ikametgahının oluşu, delillerin sadece Tweetlerden ibaret oluşu ve bunların tamamının dosya arasına alınmış oluşu, sanığın karartabileceği herhangi bir delilin bulunmayışı, kaçacağına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmaması ve son olarak kaçağına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin olmaması sebebiyle” tahliyesine karar verdi. Yargılamaya ise 18 Eylül’de devam edilmesine hükmedildi. 

(DW Türkçe)

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Ali İsmail Korkmaz Ödülleri
Sonraki Makale CHP için “mutlak butlan” kararı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Kemal Kılıçdaroğlu’nun portresi

Medya Günlüğü
21 Mayıs 2026
GünlükManşet

“Halk Fırkası” adıyla kuruldu

Medya Günlüğü
21 Mayıs 2026
GünlükManşet

“Mutlak butlan” ne demek?

Medya Günlüğü
21 Mayıs 2026
*Günlük

CHP için “mutlak butlan” kararı

Medya Günlüğü
21 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?