Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2015 yılında Fenerbahçe futbol takımı otobüsüne Trabzon’da düzenlenen silahlı saldırı ile ilgili dava dosyasının yeniden açılacağını duyurdu.
Gürlek, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Aradan geçen zamana rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanması, kamu vicdanını rahatsız etmeye devam etmiştir. Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkileri ve adalet beklentisini dikkatle takip ettik” dedi.
Fenerbahçe’den yapılan açıklamada ise, “Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in konuya ilişkin gösterdiği hassasiyet ve ortaya koyduğu yaklaşımın, kamu vicdanının rahatlatılması ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi adına büyük önem taşıdığına inanıyor; kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz” denildi.
4 Nisan 2015’te Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüs, deplasmanda oynanan Çaykur Rizespor maçının dönüşünde silahlı saldırıya uğramıştı.
Sarı-lacivertli takım, Rize’de oynanan ve 5-1 kazanılan maçın ardından Trabzon Havalimanı’na gitmek üzere yola çıkmıştı. Kafileyi taşıyan otobüs, Trabzon’un Sürmene ilçesi yakınlarında seyir halindeyken silahlı saldırıya uğradı. İlk açıklamalarda taş ihtimali konuşulsa da daha sonra saldırının pompalı tüfekle gerçekleştirildiği belirtildi.
Saldırıda otobüs şoförü Ufuk Kıran yaralandı. Camların kırılması ve yüzüne gelen parçalar nedeniyle direksiyon hâkimiyetini kaybetme tehlikesi yaşandı. Ancak otobüsün uçuruma yuvarlanmasını son anda güvenlik görevlileri ve şoförün müdahalesi engelledi.
Saldırı sonucu futbolcular, teknik ekip ve yöneticiler büyük bir facianın eşiğinden döndü.
Saldırı anında idari menajer Hasan Çetinkaya ile telefonda görüşen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, otobüsün kurşunlandığını duyar duymaz, “Geniş güvenlik önlemleri alınmadan, zırhlı araçlar gelmeden kafileyi kesinlikle havalimanına hareket ettirmeyin” talimatını verdi.
Saldırıya sert tepki gösteren Yıldırım şunları söyledi:
“Bu silahlı terör eylemi aydınlanana ve failleri bulunana kadar futbol oynama niyetimiz yoktur. Bizim için liglerin ertelenmesinin ya da geçici tedbirlerin hiçbir anlamı yok. Burada can güvenliğinden ve dökülen kandan bahsediyoruz. Olay çözülene kadar bu oyunu oynamayacağız. Bir insanın ölmemesi tamamen bir tesadüf ve şanstır. Hedef doğrudan 40 cana kastetmek ve tüm takımı öldürmekti.”
Kulüp’ten yapılan açıklamada ise,”Fenerbahçe kamuoyu vicdanı tatmin edilene kadar liglerin ertelenmesi kaçınılmazdır. Futbolun sonuna gelinmiştir” denildi.
Ancak dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç şunları söyledi:
“Bu saldırı sadece Fenerbahçe’ye değil, Türk futboluna yapılmıştır. Ancak liglerin tamamen tatil edilmesi veya oynanmaması terörün amacına hizmet eder. Güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkaracağız, devletimiz failleri bulacaktır. Liglerin tamamen durması söz konusu olamaz.”
Dönemin TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in Fenerbahçe’nin maçlara çıkmama kararına tepkisi şöyle oldu:
“Adli makamlar işini yapıyor. Biz futbol ailesi olarak dimdik ayakta durmak zorundayız. Ligleri 1 hafta erteliyoruz. Sonrasında tüm güvenlik önlemleri alınmış olarak maçlar kaldığı yerden devam edecektir. Futbolun durması, kaosa oynamak isteyenlerin ekmeğine yağ sürer.“
Kulüpler Birliği Vakfı ve diğer kulüplerin başkanları da liglerin tamamen durmasının yayın gelirleri, sponsorluklar ve fikstür açısından Türk futbolunu iflasa sürükleyeceğini belirterek Fenerbahçe’ye “Yalnız değilsiniz, güvenlik önlemleri artırılsın ama sahaya çıkalım” çağrısında bulundu.
Saldırının olduğu gün Fenerbahçe maç fazlasıyla liderliğe yükselmişti. Ancak sezon sonunda Galatasaray 77 puanla şampiyonluğa ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal ve futbolcular, bu travmatik olaydan sonra konsantrasyon kaybı yaşadıklarını ve can korkusuyla sahaya çıktıklarını söyledi.
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
